ABD Senatosu'na seçilen ilk Müslüman olarak tarihe geçen 41 yaşındaki El-Sayed, zafer konuşmasında İsrail'e verilen askeri ve mali desteği hedef aldı.

ABD'de 2026 ara seçimlerinin dikkat çeken sonuçlarından biri Michigan'dan geldi. Demokrat Parti'nin ilerici kanadından Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi, eski FBI ajanı ve eski Kongre üyesi Mike Rogers'ı mağlup ederek eyaletin yeni senatörü oldu. 41 yaşındaki El-Sayed, bu sonuçla ABD Senatosu'na seçilen ilk Müslüman oldu.

El-Sayed, emekli Demokrat Senatör Gary Peters'ın boşalttığı koltuğu devralacak. Seçim kampanyası boyunca özellikle İsrail'e yönelik Amerikan desteğini eleştiren El-Sayed, hem Demokrat Parti içindeki ön seçimlerde hem de genel seçim sürecinde tartışmaların odağında yer aldı.

Detroit'te zaferini kutlamak için toplanan destekçilerine seslenen El-Sayed, seçim sonucundan söz ederken sık sık kullandığı kelimelere de atıfta bulundu. Olası zaferi için her zaman “inşallah” dediğini belirten El-Sayed, “Ama bugün, bu gece, inşallah'ı elhamdülillah'a çevirebiliriz” ifadelerini kullandı. Ardından, kendisini eleştiren sağcı çevrelere seslenerek bu ifadenin “Tanrı'ya şükürler olsun” anlamına geldiğini söyledi.

“Apartheid, soykırım ya da savaş için para göndermeyeceğiz”

El-Sayed'in zafer konuşmasının önemli bir bölümünü İsrail'e verilen Amerikan desteğine yönelik eleştiriler oluşturdu. Demokrat Parti ön seçimlerinde rakiplerini destekleyen ve genel seçim sürecinde de kendisine karşı kampanya yürüten Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'ni (AIPAC) hedef aldı.

AIPAC'in kampanyasını engellemek için büyük miktarda para harcadığını söyleyen El-Sayed, kuruluşun kendi kampanyasına karşı 42 milyon dolar harcadığını öne sürdü. Ön seçimlerde yaklaşık 70 milyon dolar olmak üzere, kendisini yenilgiye uğratmaya yönelik toplam harcamaların 350 milyon doları aştığını iddia etti. Ancak haberde aktarılan bu rakamların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığına dikkat çekildi.

El-Sayed, İsrail'e yönelik Amerikan desteğinin vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilmesini eleştirerek şöyle konuştu:

“Paramızın apartheid, soykırım ya da savaş için gönderilmesini istemiyoruz.”

ABD'nin vergi gelirlerinin bunun yerine ülke içindeki okullara, sağlık hizmetlerine ve altyapıya harcanması gerektiğini savunan El-Sayed, İsrail'in Gazze'de soykırım işlediğini uzun süredir dile getiriyor. İsrail ise bu suçlamayı reddediyor. Cumhuriyetçi rakibi Rogers da El-Sayed'in bu konudaki tutumuna karşı çıkıyor.

Trump kampanya boyunca hedef almıştı

El-Sayed'in seçim zaferi, kampanya sürecinde ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisine yönelik açıklamalarının ardından da dikkat çekti. Trump, Demokrat adayı dini kimliği üzerinden hedef almış, onu “tehlikeli bir cihatçı” olarak nitelendirmiş ve adını “Muhammed El-Sayed” şeklinde kullanmıştı.

Zafer konuşmasında Trump'a doğrudan seslenen El-Sayed, ABD Başkanı'nın adını telaffuz etmekte zorlandığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Donald, adımla ilgili zorlandığını biliyorum. JD beni ocak ayında yemin ettirdikten sonra bana sadece 'Senatör' diyebilirsin.”

El-Sayed'in sözünü ettiği JD, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance. Yeni senatörlerin yemin töreninin ocak ayında yapılması bekleniyor.

Demokrat Parti'de İsrail politikası ayrışması

Michigan'daki yarış, Demokrat Parti içinde İsrail'e yaklaşım konusunda giderek belirginleşen görüş ayrılığını da gözler önüne serdi.

ABD'DE DEMOKRATLAR FARKI AÇIYOR! TRUMP'TAN İLK AÇIKLAMA
ABD'DE DEMOKRATLAR FARKI AÇIYOR! TRUMP'TAN İLK AÇIKLAMA
İçeriği Görüntüle

El-Sayed, yaz aylarında yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde İsrail'e desteğiyle bilinen, partinin merkez kanadının desteklediği Kongre üyesi Haley Stevens'ı az farkla geride bırakmıştı. Stevens, El-Sayed'in adaylığını destekleyen ve ABD'nin İsrail'e askeri yardımının gıda fiyatlarındaki artıştan sorumlu olduğunu savunan bir reklam nedeniyle de tartışmaya girmişti.

Söz konusu reklamın El-Sayed'i desteklemesi üzerine Stevens, bir mitingden ayrılmış ve reklamı kınamasını istemişti. Daha sonra Cumhuriyetçi aday Mike Rogers'a destek açıkladı. Stevens'ın bu kararı, Demokrat Parti içindeki İsrail tartışmasının seçim sürecinde ne kadar derinleştiğini gösteren gelişmelerden biri oldu.

Yahudi seçmenlerin yüzde 60'ı El-Sayed'e oy verdi

Seçim sonuçları, Michigan'daki Yahudi seçmenlerin tercihlerine ilişkin veriler açısından da dikkat çekici. Seçim öncesinde erken oy kullanan Yahudi seçmenlerle yapılan bir çıkış anketine göre El-Sayed, Senato yarışında bu seçmenlerin yüzde 60'ının desteğini aldı. Cumhuriyetçi Mike Rogers'ın oy oranı ise yüzde 36 oldu. Seçmenlerin yüzde 5'i Senato yarışında herhangi bir adayı işaretlemedi.

Aynı ankette, Rogers'a oy veren Yahudi seçmenlerin yüzde 61'i tercihlerinin temel nedeninin Cumhuriyetçi adaya destek vermek değil, El-Sayed'i engellemek olduğunu belirtti.

El-Sayed'e oy vermeyen seçmenlere nedenleri sorulduğunda ise yüzde 92'si İsrail konusundaki tutumunu ve antisemitizmle ilgili kaygılarını başlıca gerekçe olarak gösterdi. Yüzde 22'si Demokrat Parti'ye mesaj vermek amacıyla oy kullanmadığını söyledi.

Anketin, Haley Stevens'ın pazar günü Rogers'a destek açıklamasından önce tamamlandığı belirtildi.

El-Sayed'in zaferi, bir yandan ABD siyasetinde Müslüman temsili açısından tarihsel bir dönüm noktası oluştururken diğer yandan Demokrat Parti'nin İsrail politikası, Gazze'deki savaş ve Amerikan askeri yardımları konusundaki iç tartışmalarının seçim sonuçlarına nasıl yansıdığını ortaya koydu.

Kaynak: OKSİJEN