Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi, Bursa da Sanayileşme ve Kentleşme kapsamındaki bazı projelere tepki göstermek üzere basın toplantısı düzenledi.

ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan şu ifadeleri kullandı:

Yıllarca anlattık, olmadı, her şeyi rant gören anlayışla vahşice çarpık kentleşme ve çarpık sanayileşme ile mücadele ettik, Bursa ovasını yok ediyorsunuz dedik. Sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda doğayı çevreyi koruyarak sanayileşmeyi, kentleşmeyi birlikte planlayalım dedik yine olmadı. Onlarca sanayileşme ve kentleşme sempozyumları düzenledik, raporlar hazırladık, kent yağmasına, ova talanına karşı davalar açtık ama bir türlü dinlemediler.

1977 yılında yapılan Tarımsal Arazilerin ve özellikle Bursa Ovası’nın korunması hakkındaki protokolde korunacak ova koruma alanı 20.000 hektar olarak belirlenmiş olmasına rağmen ova korunamamış, meydana gelen sanayileşme ve yerleşim nedeniyle, Ova koruma alanı 11.245 hektara kadar küçülmüştür. Bu duruma rağmen yapılan araştırmalar (2011 yılında belirlenen Ova koruma alanı 9.163 hektar) Bursa ovasının kan kaybetmeye devam ettiğini Ova alanının günümüzde 9.000 hektarın da çok altına düştüğünü göstermektedir. Bursa ovasının elimizde 9.000 hektarı kalırken onu da sulayamıyoruz.

Bursa 2020 Yılı Çevre Düzeni Planın da bugüne değin yaklaşık 300 adet plan değişikliği yapılmıştır. Bu değişiklikleri yapan kurumlar sırasıyla Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Bursa İl Özel İdaresi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyeleri ve meclisleridir.

Hani Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma şiirinde dediği gibi;

Yiyin efendiler yiyin.

Bu doyumsuz sofra sizin.

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.

Ama unutmayın bizler buradayız. Değerlerimizi yemenize, geleceği yok etmenize, müsaade etmeyeceğiz

2020 yılını hedef alan 1/100.000’lik planda, onay tarihinden bu zamana kadar yapılan değişiklikler Bursa 2020 Yılı 1/100 000 Bursa’nın Anayasasında bulunmamaktadır. Günümüze

Bursa'da yol çöktü: trafik kapatıldı! Bursa'da yol çöktü: trafik kapatıldı!

kadar plan notları ile birlikte yapılan yaklaşık 300 plan değişikliği içinde,

* CARGILL-Mesut YILMAZ dönemi (ANKARA ODAKLI) 1998 YILI

* GÜRSU DIŞKAYA- (ANKARA ODAKLI) YIL 2003

* BESOBİL ÖZEL İDARESİ 2008 YILI

* KOTİYAK- (ANKARA İLİ) 2010 YILI

* TEKNOSAB (ANKARA ODAKLI) 2011 YILI

* TARIM ALANLARINA İLİŞKİN PLAN NOTLARI DEĞİŞİKLİĞİ – YEREL ODAKLI

* TOGG-ANKARA ODAKLI

* SAMANLI BAĞLANTI YOLU-BURSA ODAKLI
planlar örnek verilebilir

BURSA’DA TARIM;

Dünyamızda yaşayan insanlar geride bıraktığımız 2000 yılında 6 milyar iken dünya nüfusu şimdi 7,8 milyara ulaşmıştır. 19. yüzyıl başlarında 1,5 milyar olan dünya nüfusunun, 2050 yılında 10 milyara çıkacağı tahmin edilmektedir. 1950 yılında 21 milyon olan nüfusumuz, 2023 yılında 4 kat artarak 85 milyona ulaşmıştır. Yaşadığımız uygarlık, doğal kaynakların yanlış kullanımı ve doğal yaşam alalarına verilen zarar nedeniyle tehlikeye girmiş durumdadır. Kapasitenin üzerinde kullanımının sonucunda dünya, aşın bir baskıyla karşı karşıyadır Endüstri devriminden günümüze dek geçen süre içerisinde dünya nüfusu sekiz katına çıkmıştır. Son 100 yıl içinde, endüstriyel üretim 100 kat artmıştır. İnsan etkinliklerinin ve nüfusun bu inanılmaz artışı çevre üzerinde önemli ölçüde olumsuz etkiler yaratmıştır.

İlin genel arazi dağılımı içinde tarım arazisi 2016 yılında 417.420 hektarla toplam arazinin yüzde 38,34’ünü oluştururken, 2022 yılında 369.727,80 hektara düşerek %33,36′ ya gerilemiştir. Yani son 16 yılda 47.692,20 ha tarım arazisi, tarım dışına çıkanımıştır. Tarım dışına çıkarılan bu arazilerin büyük bir kısmı da yerleşim yerlen ve sanayi alanına dönüşmüştür.”

Bursa toplam tarım alanının yüzde 79’luk kısmı sulamaya uygun olmasına karşın, yüzde 42’lik kısmı sulanabilmektedir. Sulamaya uygun alanın ise yüzde 53’ü sulanmaktadır. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da hala tarımsal sulama suyunun yüzde 68’i açık sulama sistemleri ile, sadece yüzde 32’si kapalı basınçlı sistemlerle sulanacak arazilere ulaştırılmaktadır.

BURSA’DA SANAYİLEŞME:

Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da plansız ve ağırlıklı dışa bağımlı bir sanayileşme söz konusudur. Bugün Bursa’da, faaliyette ve alt yapı çalışmaları devam eden, 17 adet Organize Sanayi bölgesi (OSB), 3 adet Özel Endüstri Bölgesi (ÖEB),8 adet Sanayi Bölgeleri (SB), 24 adet Küçük Sanayi Sitesi (KSS) toplam 52 adettir. Yaklaşık olarak toplam 5.200 hektarlık bir alan kullanan Organize Sanayi Bölgelerinde, 153.000 civarında kişi istihdam edilmektedir.

Bursa’da yeterince sanayi bölgesi oluşmuştur. Dağınık ve plansız sanayileşme, tarım arazilerinin yok edilmesi ve gecekondulaşma gibi kentsel sorunları da beraberinde getirmiştir. Artık, mevcut kapasite kullanımları da değerlendirildiğinde, yeni sanayi bölgelerinin açılmasına izin verilmemelidir. Sanayi Bölgeleri, Sanayi Siteleri dışında endüstriyel tesislerin kurulmasına ve çalışmasına izin verilmemelidir.

Organize sanayi bölgelerinin büyük bir bölümünde, sonradan OSB olmasından kaynaklı olarak, alt ve üst yapı sorunları hala sürmektedir.

Parsel bazında %30 boş kapasitesi olan Organize Sanayi Bölgelerinin, %62’sinde Arıtma tesisi yoktur. %85 inde itfaiye teşkilatı, %92’sinde Sağlık Merkezi, %70’inde PTT ve Okul gibi tesisler bulunmamaktadır. Sınırları içerisinde, sanayi bölge ve sitelerini yoğun şekilde barındıran KESTEL, NİLÜFER ve OSMANGAZİ ilçelerinin durumu ise “vahim’dir ve bu ilçeler adeta “S.OS. vermektedir.

Daha önce Uluabat gölü kenarında oluşturulmak istenen KOTİYAK, Kestel de BESOB SANAYİ SİTESİ ve sonrası aynı bölgede TEKNOSAB la karşımıza çıkan model, şimdide DOĞU OSB OLARAK imar rantını sağlamak üzere yöntem olarak da son derece geliştirerek (gerçekten zekice) karşımıza çıkıyor. Neymiş? İLERİ TEKNOLOJİ SANAYİ BÖLGESİ !! yapacaklarmış. Kulağa ne kadar hoş geliyor. Gelecek stratejileri-ileri teknoloji sanayi- ARGE Üssü-Bursa vizyonu- uzay, havacılık, silah sanayi- yüksek ve ileri teknoloji, gibi içi boşaltılmış altı doldurulmamış birkaç laf daha süsle püsle cilala modern yönetimde kullanılan çok değerli bilimsel kavramların içini boşalt sonra gelsin imar rantı Olan budur. Kestel de yapılması düşünülen İleri teknoloji sanayi bölgesinden önce İLERİ TEKNOLOJİ SANAYİ OSB (TEKNOSAB) da sorulacak ve yanıt aranacak o kadar çok soru var ki birkaçı…..

* İlk tahsisler kaç firmaya ve kimlere verildi?

* Kaç şirket el değiştirdi?

* İleri teknoloji bölgesi denen OSB de parsel sahipleri kimler ve iştigal konuları ileri teknoloji sanayi mi? Yoksa içinde sanayici bile olmayanlar var mı?
* 825ha büyüklüğe sahip 167 parseli mevcut FIFA standartlarında 1155 adet futbol sahası büyüklüğünde OSB de kaç firma faaliyete başladı?

DOĞU İLERİ TEKNOLOJİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

Bu soruları aynı şekilde Doğu bölgesinde de sorabiliriz sadece ölçek değişiyor orada da 322 ha o da 450 futbol sahası büyüklüğünde ve Bursa da 17 organize sanayi bölgesi 3 özel endüstri bölgesi 8 sanayi bölgesinin bulunduğu 5200 ha alan kapladığı fakat toplam olarak %30 boş olduğu göz önüne alındığında ne kadar daha sanayi bölgesine ihtiyaç olup olmadığı da ortadadır.

Şimdi gelelim Kestel /Soğuksuda planlanan sanayi bölgesine, Süreç 2018’de başlıyor Kestel’de OSB planlanan söz konusu alan 3 bin 300 dönümlük dev bir araziyi kapsıyor. Soğuksu’dakı 3 bin 300 dönümlük alanın 2 bin 300′ dönümü hazine arazisi iken konut yapmak amacı ile TOKİ’ye devrediliyor. TOKİ konut yapmaktan vazgeçiyor ve sanayiciler tarafından kurulan bir Kooperatif, TOKI den sanayi alanı olmak koşuluyla 2 bin 300 dönümlük alanı satın alıyor Bin dönümlük şahıs arazisinin 800 dönümü anlaşma ile 200 dönümü de kamulaştırma yoluyla S S İleri Teknoloji Sanayi Toplu Yapı Kooperatifine devri hususlarında TOKİ ile ilgili Kooperatif arasında 29.11.2017 tarihli protokolün imzalanıyor. Örneğin bu protokol içeriği nedir? bu kooperatife kimler ve hangi ileri teknoloji üretimi gerçekleştiren sanayiciler üyedir? Bunlar kamuoyu tarafından bilinirse şeffaflık, denetlenebilirlik, katılımcılık ta sağlanır. Bu arada OSB olarak kurulması planlanan alan, 2040 Çevre Düzeni Planı çalışmalarında da tarım ve orman alanı olarak geçiyor.

Bursa 2020 Yılı 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca 19.01 1998 tarihinde onaylanmıştır. Plan değişikliğine konu alanının bir kısmı “Diğer Tarım Alanı, bir kısmı “Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar” da kalmaktadır.

Bursa 2020 Yılı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ait plan hükümlerinin *412 GELİŞME İLKELERİ başlığında 4.1.2.1 maddesinde; Gelişme alanlarının, tarım alanlarını yok etmeyecek biçimde dengeli olarak geliştirilmesi esastır.” denilmekte ve tarım alanlarının korunması hedeflenmektedir.

Tarımsal Niteliği Korunacak Alan olarak planlı durumdakı ilgili parselde, plan ana kararlarını, sürekliliğini ve bütünlüğünü bozacak, tarım alanlarına sanayileşme ve şehirleşme baskısı yaratacak nitelikte parçacıl ve noktasal anlayışla sanayi ve depolama amaçlı organize sanayi bölgesi ilan edilmiştir

Tarım alanları, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8/c “Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere planlanamaz.” Maddesi ile koruma altına alınmıştır. Ancak yapılan işlem kanun maddesini göz ardı etmektedir.

Sanayi ve depolama alanı için seçilen bölge; Planlama alanları dışında, 1/100.000 ölçekli Bursa 2020 Yılı Çevre Düzeni Planında “Diğer Tarım Alanı”, bir kısmı “Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar” da Soğuksu Mahallesi merkezine mesafesi yaklaşık 380 m iken Soğuksu mahallesinin doğu sınırı ile sınırdaştır.

Sanayi ve depolama alanının bir bölümü (37,9 hektar) DSİ’lerinin Boğazköy Sulama proje sahasında kalmaktadır. Planlama raporunda da yer verildiği üzere söz konusu planlama ile yapılacak çalışmaların DSİ’lerinin tarımsal potansiyeli yüksek tarım arazilerinin sulanması amacıyla gerçekleştirdiği kapalı sistem sulama borulan, drenaj kanalları vb alt yapılarını etkileyeceğini, zarar vereceği bilinmektedir.

İZNİK GÖLÜ KIYISINA KURULMAK İSTENEN BAKIR SÜLFAT ÜRETİMİ VE KİMYEVİ GÜBRE ÜRETİM TESİSİ

Kurulması planlanan kimyevi tesisin bölgeye ve çok önemli bir sulak alan olan İznik gölüne ve 3. Derece sit alanı olan bölgeye vereceği zararın göz önünde bulundurularak iptal edilmesi son derece gereklidir. Şirket tarafından Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna yapılan başvuruda aşınmazlarda seracılık ve ağaçlandırma yapılması talebi yapılmasına rağmen İznik gölüne 950 mt mesafede kimyevi madde atığı oluşturacak bir tesis kurulmak istenmesi akıl dışıdır.

Diğer taraftan ilgili tesisin ihtiyaç duyacağı kimyevi maddelerin depolanması, yaklaşık 185ton/gün proses kaynaklı sıvı atıkların deşarjı, prosesle ilgili oluşacak toz emisyonları 3. Derecede sit alanı olan bu bölgeye ve İznik gölüne zarar vereceği açıktır.

Tüm yukarıda belirttiğimiz hususlar meslek odalarının uzmanlık alanlarından edindiğimiz bilgiler yerel de yaptığımız çalışmalar, çeşitli taraflarla görüşmeler ile bilimsel temelli yaklaşımlar çerçevesinde oluşturulmuştur. Böylesi büyük ve geleceği etkileyecek projeler plan hiyerarşisi içinde 1/100000 1/25000 ve 1/5000 lik planlar yapılmadan özellikle Bursa’nın anayasası diyeceğimiz 2050 1/100000lik Çevre düzeni planı yapılmadan onu destekleyen ulaşım master planları gerçekleştirilmeden parçacıl şekilde yamalı bohça misali kesinlikle yapılmamalıdır.

Duruşumuz toplum çıkarlarını önceleyen kentimizin geleceğini, doğayı ve çevreyi koruma sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde planlı sanayileşme yaklaşımlarını içermekte olup Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu veya buna benzer olumsuz yatırımların, planlamaların bundan önce olduğu gibi bundan sonrada takipçisi olacağımızı, Başta TMMOB, Baro ve Meslek odaları olmak üzere, Üniversitelerin değerli bilim insanları, çeşitli Çevre dernekleri, Demokratik kitle örgütleri ve siz değerli basın mensupları ile işbirliği içinde olacağımızı bir kez daha kamuoyuna arz ederiz.

Editör: Seren Ümit