Yaklaşık 30 yıldır Avrupa Birliği'ne üye olan İsveç, Euro'ya geçme konusunda mesafeliydi. 1995 yılında Avrupa Birliği'ne katılan İsveç, hukuken Euro'ya geçmeyi kabul etmişti. Ancak 1999'da Euro yürürlüğe girdikten sonra İsveç, ulusal para birimi kronu kullanmaya devam etmeyi tercih etti.
2003'ten beri İsveç'teki seçmenlerin Euro'ya geçmeye karşı olmasından dolayı hükümet Euro ile ilgili mesafeli durdu. İsveç, AB üyesi olmasına rağmen Euro kullanmayan altı ülkeden biri konumunda bulunuyor. Diğer ülkeler ise Çekya, Danimarka, Macaristan, Polonya ve Romanya.
Ancak son yıllardaki jeopolitik gelişmeler nedeniyle İsveç para politikası yaklaşımını yeniden değerlendirmeye başladı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ve küresel güç dengelerindeki değişim, İsveç'i NATO üyeliğine yönlendirdi.

DAHA KIRILGAN BİR HALE GELEBİLİR
Buna ek olarak ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimler ve küresel ekonomik belirsizlikler, İsveç'in daha güçlü bir ekonomik blok içinde yer alma isteğini artırdı.
Uzmanlara göre küçük ve bağımsız para birimleri, küresel kriz dönemlerinde daha kırılgan hale gelebiliyor.
GEÇİŞ TİCARETİ KOLAYLAŞTIRABİLİR
Ekonomistler, Euro'ya geçişin İsveç ekonomisi için önemli avantajlar sağlayabileceğini belirtiyor. İsveç'in dış ticaretinin %60'tan fazlası Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılıyor.
Ortak para birimi kullanılması, döviz kuru riskini ortadan kaldırarak ticareti daha öngörülebilir hale getirebilir. Bu durum, ihracatçı ve ithalatçı şirketler için maliyetleri azaltabilir.
Ayrıca Euro kullanımı, İsveç'in Avrupa ekonomisiyle daha güçlü entegrasyon sağlamasına yardımcı olabilir.
EN BÜYÜK DEZAVANTAJ NE OLACAK?
Euro'ya geçişin en büyük dezavantajlarından biri, İsveç'in bağımsız para politikası kontrolünü kaybetmesi olacak.
Euro kullanılması durumunda faiz oranları, İsveç Merkez Bankası yerine Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenecek.
Şu anda kronun değer kaybetmesi, İsveç'in ihracatını daha rekabetçi hale getirerek ekonomik kriz dönemlerinde bir avantaj sağlıyor.
EURO BÖLGESİ'NİN YÜKSEK BORÇ ORANI ENDİŞE YARATIYOR
Euro Bölgesi'nin borç seviyesi de İsveç'te tartışma konusu olmaya devam ediyor. Eurostat verilerine göre, Euro Bölgesi'nin borcunun milli gelire oranı %80'in üzerinde. İsveç'te ise bu oran yaklaşık yüzde 33 seviyesinde bulunuyor.
Bazı siyasetçiler, Euro'ya geçişin İsveç'i daha yüksek borç risklerine maruz bırakabileceğini savunuyor.

KAMUOYU VE SİYASET BÖLÜNMÜŞ DURUMDA
İsveç'te Euro'ya geçiş konusunda kamuoyu hâlâ net bir şekilde ikiye bölünmüş durumda. Euro'ya destek artmış olsa da karşı çıkanların sayısı hâlâ daha fazla.
Uzmanlara göre Euro'ya geçiş için yeni bir referandum yapılması gerekebilir.
Siyasi partiler arasında da görüş ayrılıkları bulunuyor. Bazı partiler Euro'ya geçişi desteklerken, bazıları kesin olarak karşı çıkıyor.
EURO'YA GEÇİŞ EN AZ 4 YIL SÜREBİLİR
İsveç'in Euro'ya geçebilmesi için Avrupa Birliği'nin kur mekanizması olan ERM II sistemine katılması ve kronun en az iki yıl boyunca istikrarlı kalması gerekiyor.
Uzmanlara göre tüm geçiş süreci en az dört yıl sürebilir.
İsveç'in büyük ölçüde nakitsiz bir ekonomiye sahip olması ise teknik geçiş sürecini kolaylaştırabilir. İsveç'in Euro'ya geçmesi, Avrupa Birliği'nin ekonomik gücünü artırabilir ve ortak para biriminin küresel konumunu güçlendirebilir.
Uzmanlara göre bu karar, hem İsveç'in ekonomik güvenliğini artırabilir hem de Euro'nun uluslararası finans sistemindeki rolünü güçlendirebilir.
İsveç'in nihai kararının önümüzdeki yıllarda Avrupa ekonomisinin geleceği açısından kritik bir gelişme olması bekleniyor.




