İnegöl'deki atölyeden yükselen her çekiç sesi, yaklaşık bir buçuk asırlık bir hikâyeyi bugüne taşıyor.

Erkuş ailesinde dededen toruna aktarılan fıçıcılık geleneği, bugün beşinci kuşak tarafından öğrenilmeye devam ediyor.

MESLEĞE 1950'Lİ YILLARDA BAŞLADI

Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi 81 yaşındaki Erdoğan Erkuş, çocuk yaşlarda babasının yanında başladığı fıçıcılık mesleğini yaklaşık 70 yıldır sürdürüyor.

Mesleği babasının yanında öğrendiğini anlatan Erkuş, "Bu mesleğe 1956-57 yıllarında başladım. Babamın zoruyla, bisikletin arkasında beni dükkâna getirip götürmesiyle bu mesleği öğrendim. Allah bin kere razı olsun. Ellerimde çeşitli kesikler, yaralar var. Ama bunlar benim için tatlı şeyler. Bunlara baktıkça eskileri anımsıyorum" dedi.

ROMANYA'DAN BURSA'YA UZANAN MESLEK

Erkuş ailesinin fıçıcılık hikâyesinin geçmişi, Romanya'dan Türkiye'ye göç eden büyük dedeye kadar uzanıyor.

Erdoğan Erkuş, ailesinin meslek geçmişini anlatırken, büyük dedesinin Romanya'dan Türkiye'ye göç ettikten sonra Bursa'da bir padişahın yanında çalıştığını, farklı mesleklerle uğraşmasına rağmen aileden gelen fıçıcılığı bırakmadığını söyledi.

O dönemde bu mesleği yapan kişi sayısının az olması nedeniyle üretilen fıçılara yoğun talep olduğunu belirten Erkuş, zanaatın sonraki kuşaklara aktarıldığını ifade etti.

FıÇILARA TALEP ARTTI, GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTILAR

Aile, geçmişte özellikle turşu, zeytin, şalgam ve çeşitli gıda ürünlerinin saklanması amacıyla kullanılan fıçılara gelen yoğun talep nedeniyle gece gündüz çalıştı.

Erdoğan Erkuş, babasının 1923 yılında doğduğunu ve yaşının gelmesiyle dedesinin yanında mesleğin tüm inceliklerini öğrendiğini belirterek, o dönemde fıçı üretimine yoğun rağbet olduğunu söyledi.

DÖRDÜNCÜ KUŞAK DA MESLEĞİ DEVRALDI

Erdoğan Erkuş'tan mesleği devralan oğlu 53 yaşındaki Orhan Erkuş, ailenin dördüncü kuşak temsilcisi oldu.

1995 yılında askerden döndükten sonra 22 yaşında babasının yanında çıraklığa başlayan Orhan Erkuş, yıllar içerisinde fıçıcılığın tüm inceliklerini öğrendi.

Erkuş, "Dördüncü kuşak olarak bu fıçı mesleğini yapıyoruz. Babalarımızdan, atalarımızdan gelen bir meslek. 1995'te askerden geldikten sonra, 22 yaşında babamın yanında çıraklığını yaptım. Babam sağ olsun, mesleğin bütün detaylarını öğretti. 145 yıldır bu meslek ailemizde gelenek haline geldi" diye konuştu.

HER AĞAÇTAN FIÇI OLMUYOR

Fıçı üretimindeki en önemli aşamalardan biri ise kullanılacak ağacın doğru seçilmesi.

İnegöl ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden getirilen keresteler, ustalar tarafından tek tek incelenerek fıçı yapımına uygun olanlar belirleniyor.

Her ağacın fıçı yapımına uygun olmadığını belirten Orhan Erkuş, üretim sürecini şöyle anlattı:

"Kerestelerimizi İnegöl civarından ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden tedarik ediyoruz. Her tahta fıçı olmuyor. Kerestelerin içerisinden özenle seçim yapıyoruz. Daha sonra işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Ardından içeride ateş yakarak geleneksel yöntemlerle fıçıyı büküyoruz ve bombeli şeklini veriyoruz."

145 YILLIK GELENEĞİN BEŞİNCİ KUŞAĞI YETİŞİYOR

Erkuş ailesi, yaklaşık bir buçuk asırlık mesleğin devam etmesi için beşinci kuşağı da yetiştiriyor.

Ailenin beşinci kuşak temsilcisi 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Eren Erkuş, eğitimini sürdürürken bir yandan da dedesi, babası ve amcasının yanında fıçıcılığın inceliklerini öğreniyor.

Eren Erkuş, "21 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim. Aynı zamanda burada bu işin çıraklığını yapıyorum. Bu meslek 145 yıl önce dedemin dedesinden kalmış. Dedem bu mesleği bizlere öğretiyor. Babamın ve amcamın yanında öğrenmeye çalışıyorum" dedi.

AĞAÇ KOKUSUYLA BÜYÜDÜ

Çocukluğundan bu yana atölyede ağaç kokusuyla iç içe büyüyen Eren Erkuş, fıçı üretiminin her aşamasını öğreniyor.

Marmara Bölgesi'nde yetişen ağaçlarla çalıştığını belirten genç usta adayı, ağaçların seçilmesinden ateş yakılarak fıçıların şekillendirilmesine kadar tüm sürece katılıyor.

Eren Erkuş, "Artık buna alıştım ve hoşuma gidiyor. Öncelikle ağaçları özenle seçiyoruz. Çünkü her ağaçtan fıçı olmuyor. Ağaçları seçtikten sonra onları fıçı yapılabilecek hale getiriyoruz. Ardından ateşimizi yakıyoruz ve fıçıyı kıvırmaya başlıyoruz" ifadelerini kullandı.

"BU MESLEK ARTIK BİZİM GELENEĞİMİZ"

Yaklaşık 145 yıllık zanaatı gelecek kuşaklara aktarmak istediğini belirten Eren Erkuş, unutulmaya yüz tutan fıçıcılığın aile geleneği olarak devam edeceğini söyledi.

Bursa'da 700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
Bursa'da 700 yıllık fetih ruhu marşlarla yaşatılıyor
İçeriği Görüntüle

Erkuş, "Unutulmaya yüz tutmuş bu mesleği, bu zanaatı biz devam ettirmeye çalışacağız. Çünkü artık bizde bir gelenek oldu. Ben beşinci kuşağım, babam dördüncü kuşak, dedem üçüncü kuşak. İnşallah bu böyle benden sonraki nesillerde de devam edecek" dedi.