CHP’de mutlak butlan kararı sonrası göreve gelen yönetimin MYK toplantısının ardından örgütlere ilişkin yeni kararlar açıklandı.

Müslim Sarı, toplantının ardından yaptığı açıklamada 3 mevcut il başkanı ve 3 eski il başkanı hakkında disiplin süreci başlatıldığını duyurdu.

BURSA İL BAŞKANI DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ

Sarı, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı.

Osmangazi Belediyesi'nden Okullarda Afet Bilinci Çalışması
Osmangazi Belediyesi'nden Okullarda Afet Bilinci Çalışması
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, Yeşiltaş’ın yönetimiyle birlikte görevden alındığı ve Bursa İl Başkanlığı’na önceki il başkanlarından Turgut Özkan’ın atandığı belirtildi.

“MUTLAK BUTLAN SÜRECİNİN PARÇASI” İDDİASI

Müslim Sarı, disiplin sürecinin “mutlak butlan davası” olarak bilinen süreçle bağlantılı olduğunu savundu.

Sarı, bazı il başkanlarının ve eski il başkanlarının bu sürece konu olan iddianamelerde yer aldığını ileri sürerek tedbirli disiplin kararlarının MYK’da alındığını söyledi.

3 İL BAŞKANI HAKKINDA KARAR

Açıklamada Bursa’nın yanı sıra Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya hakkında da disiplin süreci başlatıldığı ifade edildi.

Erzurum İl Başkanlığı’na Mahmut Edebali’nin atandığı, Bitlis İl Başkanlığı için ise henüz atama yapılmadığı bildirildi.

3 ESKİ İL BAŞKANI DA DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ

Sarı, mevcut il başkanlarının yanı sıra 3 eski il başkanının da aynı süreç kapsamında disipline sevk edildiğini açıkladı.

Söz konusu kararların, partide mutlak butlan ve kurultay tartışmalarının sürdüğü bir dönemde alınması dikkat çekti.

Nihat Yeşiltaş'tan Açıklama Geldi

Konu ile ilgili Nihat Yeşiltaş sosyal medya hesabından;

"Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı olarak disipline sevk edildiğimi butlan sözcüsünün yaptığı açıklamayla öğrendim. Verilen bu karar yalnızca şahsıma yönelik değildir; Bursa örgütünün iradesine, seçilmiş kadrolara ve parti içi demokrasiye yönelik siyasi operasyonun yeni halkasıdır. Partimizin seçilmiş yöneticilerini, örgütün alın teriyle göreve gelmiş kadrolarını disiplin sopasıyla hizaya getirmeye çalışanların aldığı son karar; hukukla, demokrasiyle ve parti gelenekleriyle açıklanabilecek bir karar değildir. Kendilerini Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek sahipleri gibi görenlerin ihraç mekanizmasını çalıştırmaları kabul edilemez. Geçicilikten kalıcılık üretmeye çalışanlar, öncelikle oturdukları makamların kaynağını sorgulamalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca hiçbir zaman sarayların himayesinde büyümemiştir. Bu parti, baskılara karşı direnenlerin, bedel ödeyenlerin, zindanların ve demokrasi mücadelesinin partisidir. Hiç kimse, geçici yetkilerden güç devşirerek kendisini örgütün üstünde göremez. Bugün alınan kararların arkasında siyasi hesaplar olduğu açıktır. Ama bilinmelidir ki örgütü susturmanın ve parti içi demokrasiyi askıya almanın adı disiplin değildir. Bu anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil, otoriter yapılara yakışır. Bizler, örgütümüzün hakkını savunduğumuz için, partimizin geleceğine sahip çıktığımız için, emekçi halkımızın çıkarlarını savunduğumuz için suçlanamayız. Asıl sorgulanması gereken; yargı süreçleri sonuçlanmadan, parti tabanının iradesi hiçe sayılarak alınan dayatmacı kararlardır. Şunu herkes bilsin: Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek gücü makam odalarında değil, örgüt binalarında; atamalarda değil, üyelerin vicdanında; geçici yetkilerde değil, halkın desteğindedir. Partiyi kendi siyasi hesaplarının aparatı haline getirmek isteyenler bilmelidir ki CHP ne teslim alınacak bir kurumdur ne de korkutularak yön verilecek bir harekettir. Bu partinin tarihi, baskıya boyun eğmeyenlerin tarihidir. O tarih bugün de yaşamaktadır. Ve hiçbir geçici güç, hiçbir dayatma, hiçbir tasfiye girişimi örgütün iradesinden daha büyük değildir. Tarih gelip geçicileri değil, iradesine sahip çıkanları yazacaktır" açıklamalarında bulundu.

Kaynak: HALK TV