İYİ Parti'nin yeni Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, görevi devralmasının ardından ilk grup toplantısında konuştu.

Dervişoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde;

"Ben sadece bir koltuğu, kürsüyü devralmadım. Memleketimize İYİ Parti'nin projeleri sunmak için bir bayrak teslim aldım. Bu bayrağı daha da yükseklere taşıyacağız.

Parti içi demokrasi ve Türkiye için demokrasi şiarıyla yollara çıkmış bir siyasi hareketin önce kendi içinde bu geleneğe uyması demokrasiyi uygulamada da gerçekleştirdiğini göstermesi, tarihi bir imtihandır. Verilen en önemli mesaj budur. Kongreler kongrelerde kalmalıdır, tartışmaların anlamı yoktur. Sayın Koray Aydın ağabeyim ve aile büyüğümdür.

7 yıllık siyasi hareketimiz içinde büyük mücadeleler vermiş, yollarını ayırmış ama bizlerle olan gönül ve ülkü bağını kaybetmemiş yol arkadaşlarıma sesleniyorum; İYİ Parti dün olduğu gibi bugün de sizindir. Gelin, yaralarımızı birbirimize sarılarak saralım. Gelin küskünlükleri sonlandıralım. Mücadelemize her zamankinden daha güçlü bir şekilde devam edelim.

YENİ ANAYASA MESAJI

Kurulduğumuz ilk günden beri muhatabı olduğumuz, partimizin konumuna ve geleceğine dair bazı soruları, "Tekrarda hayır vardır" anlayışıyla ilk günden bir kere daha cevaplamak isterim.

İYİ Parti hangi amaçla kurulduysa bugün de o noktadadır. 

Milliyetçidir, demokrattır ve kalkınmacıdır. Partimizin siyasetteki yeri ve pozisyonu; bu ilke ve hedefleri korumak ve yükseltmektir. Büyük Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetini ve onun kuruluş felsefesini sarsılmaz bir inançla kucaklamak, Türk milletini içinde bulunduğu karanlıktan kurtarıp aydınlık ufuklarla buluşturmak ana görevimizdir.

Bu ilke ve hedeflerin aksi yönündeki her türlü girişimin karşısında olmak, vazgeçilmez mesuliyetimizdir. Çünkü, İYİ Parti'nin kurucu iradesi tek adam rejimine ve onun anayasal çerçevesi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine karşı demokrasi ve hukuk mücadelesi verenlerin iradesidir.

İYİ Partinin kuruluş hikâyesi baskılara ve imkânsızlıklara boyun eğmeyen, cesur insanların millet ve memleket adına yürüttüğü haklı ve gerçek itirazının bir hikâyesidir. İşte bu yüzden İYİ Parti Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen Fanilerin ihtiraslarını millete dayatma rejimini yerleşik hale getirecek, bunu ılımlı gösterecek ve meşrulaştıracak hiçbir pazarlığın, hiçbir hesabın içinde olmayacaktır. Bu hesapları güdenlere de bünyesinde yer açmayacaktır. Buradan açıkça ifade ediyorum; her hâl ve şartta, devletin partileştiği partinin devletleştiği, yargının siyasallaştığı, bürokrasinin yozlaştığı, nüfusun yabancılaştığı, Türk Milletinin ise perişan edildiği bu siyasi düzene karşı, demokrasi ve hukuk mücadelemiz sonuna kadar sürecektir.

Bu vesileyle söylemek isterim ki; iktidar tarafından ülke gündemine dayatılan yeni anayasa tartışmaları, Türkiye'nin değil, Sayın Erdoğan'ın ve varlıklarını, Sayın Erdoğan'ın varlığına armağan etmiş olan çevresinin gündemidir. Sayın Erdoğan'ın müflis ve batık muktedirlik gemisinden bir filika bulup kurtulmak gündemidir. Yeni anayasa arayışları, Türk milletinin yakıcı sorunlarına ve ihtiyaçlarına yönelik değildir.

Bilakis, Sayın Erdoğan'ın siyasi ikbaline ve yeniden adaylık talebine, aslında "Ölene kadar cumhurbaşkanı olmasına" dair gaflet dolu bir ikmal ve takviye çabasıdır. Milletin cebini yakan enflasyon durdurulamazken; ayda on bin lira ile "sürün" denilen emeklinin evinde tencere kaynamıyorken, yaşıtlarından Bir gün sonra işe başladığı için kusura bakma sen "On yedi yıl sonra emekli olacaksın" denilenlerin gelecekleri mevzu bile edilmiyorken, memuru, işçisi, ek hesaptan para çekip evine ekmek götürmeye; kredi kartının asgari borcunu da başka bir kredi kartından ödemeye çalışırken; öğrencisi KYK bursuyla hayatta kalma mücadelesi verirken; işsiz genci bir imkân bulup başka ülkelere kaçmak isterken yeni Anayasadan bahsediyoruz. Hukuksuz bir ülkede adaletsiz bir düzende ekmeksiz bir millete "Yeni Anayasa demek" ancak, abesle iştigaldir ve ancak, "Ekmek bulamıyorsanız Anayasa yiyin" demektir.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, hukuk devletinden anladıkları, darbeciler kadardır. Adil yargılamadan, eşitlikten, hak ve hürriyetlerden anladıkları ise 12 Eylülcüler kadardır.

Taksici katiline ağırlaştırılmış müebbet! Taksici katiline ağırlaştırılmış müebbet!

Milletimiz, anayasadan dolayı açlık sınırının altında yaşamıyor! Gençlerimiz, anayasadan dolayı ülkeden gitmenin yollarını aramıyor! İnsanımız, anayasadan dolayı çile çekmiyor! Adalet, anayasadan dolayı işportaya düşmüyor! Kadınlarımız, anayasadan dolayı öldürülmüyor, esnafımız, anayasadan dolayı siftahsız güne başlayıp, günü öyle kapatmıyor, hastalarımız, yaşlılarımız anayasadan dolayı hastane randevusu beklerken ölmüyor, bugünün sözde sivilleri, dünün cuntasına özenir hale geldiği için millet bitap düşmüştür. Bu millet artık, bir zamanlar Anayasa fırlatıldığı için değil, Anayasanın temelleri her gün her fırsatta çiğnendiği için ekmeksiz kalıyor! Ekmeksiz kaldıkça hukukundan oluyor.

Siz iktidar sahipleri, Anayasa'da uymanız için koyulan kurallara uymadığınız için, millete karşı yerine getirmeniz gereken görevleri yerine getirmediğiniz için, ne milli, ne yerli ne ahlaki, ne vicdani ne akla, ne inanca dair hiçbir değer ve sorumluluğa sahip olmadığınız için denetlenemediğiniz ve hesap vermediğiniz için insanımız bu halde yaşıyor."

Editör: Zehra Ceviziş