İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu TBMM'de grup toplantısında konuşuyor. 

Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Nurettin Nebati'yi özleyeceğimiz, saray damadına üzüleceğimiz aklımıza gelmezdi. Sayın Şimşek sağ olsun daha tasarruf tedbirleri genelgesinin mürekkebi kurumadan jet hızıyla vergi cebirleri genelgesine geçmeye karar verdi. Sayın bakanın tıpkı diğer icraatlerinde olduğu gibi bundan da ne çıkacağı belli değil. Adeta milli piyango gibi.

MEHMET ŞİMŞEK'E SORULAR

Vatandaşla dalga geçen cin fikirlerin son örneğini artırılmak istenen yurt dışına çıkış harcı tutarında görüyoruz. 150 lira olan ilgili harç tutarı 3 bin liraya yani 20 katına çıkarılmak istenmektedir. Böylece devletin kasasına da 12.5 milyar lira ek gelir oluşturulacağı iddia edilmektedir. Eğer bu olmazsa da 1500 liraya çıkarılmak istenmektedir. Milletimizin aklıyla alay eden söz konusu bakanlık açıklamasını görünce şu soruları sormak boynumuzun borcu haline gelmektedir.

1- Yurt dışına çıkış harcını neredeyse yurt dışına gidiş geliş uçak biletine eşdeğer hale getiren bu düzenlemeyle elde edileceği varsayılan 12.5 milyar lira nerede kullanılacaktır? Emekliye, işsizlere yani milletimize mi harcanacaktır, yoksa doymak bilmeyen yandaşlara mı dağıtılacaktır. Ülkedeki kaçaklara destek fonuna mı dönüştürülecektir?

2- Elde ettiğiniz 12.5 milyar lira sizin için önemli bir gelir ise 2023 yılında affedilen 188 milyar tutarındaki yatırım fonu ortaklıkları kazanç vergisi ile yine affedilen 119 milyar lira tutarındaki menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası gelir vergisini nasıl açıklayacaksınız?

3- Vergi sisteminde adaletli davranmayarak acımasızca daha çok vergi koyarak, milletimizin iliklerine kadar yaşadığı ekonomik krizi nasıl sona erdirmeyi planlıyorsunuz?

4- Pasaport harç ve defter bedeli adı altında alınan ücretlerin karşılığında bu ülke pasaportuna nasıl hizmet ediyorsunuz da bir de yurt dışı çıkış bedeli diye köprüyü geçen mi geçmeyen mi misali deli dumrul vergisi istiyorsunuz?

Bir de tasarruf tedbirleri demiştiniz. Ne oldu o iş Sayın Şimşek? O lüks aracınız o paketten önce mi alınmıştı yoksa sonra mı açıklar mısınız?

Milletimizin sırtına binerek cebindekine, boğazındakine göz dikerek ne hazineye gelir elde edebilirsiniz ne de kamuda tasarruf edebilirsiniz.

Milletimizin artık verebilecek herhangi bir varlığı, sırtlanabileceği fazladan bir yükü kaldırabilecek bir dermanı kalmamıştır. Bu ülkede öncelikle tasarruf etmesi gereken tek bir kişi vardır o da Recep Tayyip Erdoğan'dır. Sayın Cumhurbaşkanı, kendisinin ve makamının harcamalarını kestiği gün milletimizin tasarruf etmesine artık gerek kalmayacaktır. Sayın Erdoğan ve avanesi, bu ülkeyi ve insanını bir grup rantçının kupon arazi ve ihale peşinde koşan bir grup simsarın ve uluslararası tefecilerin eline düşürmüştür. Sayın Erdoğan söz konusu grupları korumak ve kollamak için yüz binlerce emekliyi, ücretliyi tek bir saniye düşünmeden feda edebilmektedir.

Zat-ı Devletlerinin devri iktidarlarında milletimizi rahmetli Kemal Sunal'ın "Orta Direk Şaban" filmindeki gibi zam ile yaşamaya mahkum etmektedir. Peynir çoktan bitmiştir, zeytinse artık müzeliktir! Köftelik olacak bayat ekmek kıymayı unuttuğundan, mutfağın Mona Lisa'sı gibidir.

Maaş zammından bahseden yoktur ama zamlı etiketlerin değişmediği, vergi artış oranının konuşulmadığı bir gün dahi yoktur...

Orhan Veli'nin "Bedava Yaşıyoruz" şiirine nazire yaparcasına vergisiz yaşamadığımız bir gün yoktur. Hava vergiyle, su vergiyle, hürriyet hala kelle fiyatınadır.

Size bir hatırlatma yapayım Saray beyleri! İbni Haldun şöyle der:

"Olgunluk döneminde artan bolluk ve zenginlik, devletin lüks, gereksiz ve gösterişe dönük harcamalar yapmasına yol açmakta, bu da vergi gelirlerinin, kamu harcamalarını karşılayamaz hale gelmesine sebep olmaktadır.

Devlet yöneticilerinin, gereksiz ve lüks harcamalarını terk etmeyerek, bunun yerine üreticileri ağır vergi yüküne maruz bırakması, vergi mükelleflerini çalışmaktan ve üretmekten vazgeçirecek ve hatta mükellefler ellerindeki servetleri satarak vergi borçlarını ödemeye çalışacaktır. Fakat ağır ve yüksek oranlı vergiler yöneticilerin beklediklerinden daha az vergi tahsilatına yol açacaktır. Unutmayalım, bir devlet çökerken, vergiler çok yüksek gelirler düşük olur."

Bu devleti çökertemeyeceksiniz Saray Beyleri! Bu millet saltanatınıza diz çökmeyecektir! Çünkü karşınızda biz varız. 50 asırlık tarihi ve 3000 yıllık devlet geleneğiyle Türk Milleti var!

Her ay insanımızın buzdolabından en az 1 kalıp peynir, en az 5 şişe süt, yarım kilo kıyma eksilmektedir! Eskiden "vatandaşın vergileriyle" kamu hizmetleri finanse edilirdi, şimdi hepsine vatandaş para ödüyor.

3 terörist etkisiz hale getirildi 3 terörist etkisiz hale getirildi

Yol yapıyoruz diyorlar, paralı! Hastane paralı! Okul zaten paralı! Peki bu vergilerle ne yapılıyor?

Kentsel dönüşüm? Paralı! Depreme hazırlık? Yeni sigortalar icat ediliyor? Sınır güvenliği? Yolgeçen hanı!

Vergi borçları silinenler? Peki Gelir vergilerini ödemeyenler? Bu ülkenin taşından, toprağından insanından zenginleşip, üzerine yatanlar? Hepsinin kim olduğu bellidir! Peki serveti ve sermayesi silinenler? Dolaylı vergiler üzerine yüklenenler? Hem bu ülkenin şerefli vatandaşı, hem bu ülkenin şerefli sanayicisi, üreticisi, tüccarıdır. Ve bu ortamda, vergilerin, harçların, haraçtan beter olduğu milletimizin bayram tatiline memleketine bile gidemediği ülkemizde, yurtdışı çıkış harcına 20 kat zam düşünülürken Temmuzda maaşlara zam yapılsın mı diye utanmadan soru sorulmaktadır!

Editör: Seren Ümit