Eğitim- İş Bursa şubesinin açıklaması;

CAMİYE ÇEVİRDİKLERİ OKULDA ŞİMDİ DE ‘ZİHNİYET SAVAŞI’ VERİYORLAR!

Eğitimdeki gericileştirme, ÇEDES denen Anayasa’ya aykırı laiklik karşıtı projeyle hız kazanmışken, yerellerdeki fiili bazı uygulamaların ÇEDES’i bile geride bıraktığı görülmektedir.

Daha önce Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak skandallarıyla gündeme getirdiğimiz Nilüfer ilçesindeki Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde olanlar, bunun en güncel örneği olmuştur.

ÇEDES aracılığıyla okullara imam, vaiz gibi din görevlileri sokulurken, Atatürk MTAL’ de ise cemaat kelimenin tam anlamıyla okula taşınmıştır!

Okullarda mescit açılması girişimlerine dair yargılamalar hâlâ sürerken, bu okulun bünyesinde yaratılan fiili bir camide, ironik bir biçimde Müftülükten onay alarak cemaatle birlikte namaz kılındığını, yani okulun adeta camiye dönüştürülüp Müftülüğe bağlandığını duyurmuştuk.

Akıl dışı, laiklik karşıtı, öğrenci ve eğitim emekçileri açısından güvenlik açığı yaratan bu uygulamanın kahramanı olan okul yöneticileri, bugün başka bir skandalın daha başrolü olarak karşımızdalardır.

Her gerici gibi cezasızlık/yaptırımsızlık sayesinde daha da cüret bulan okul yöneticileri daha önce adına cami diyemediği için “namaz kılınan yer” olarak bağış istemek için mesaj attığı okulun whatsapp grubunda, bu kez başka bir ‘veciz’ paylaşımda bulunmuştur.

Öğretmenlerin de olduğu ve sadece yöneticilerin mesaj atabildiği, sadece duyuru ve bilgilendirmeler için kurulan mesajlaşma grubunu kendi siyasi not defteri gibi kullanmaktan geri durmayan Kenan Dunar, okulun içinde cemaatle birlikte, imam eşliğinde namaz kıldıkları bir fotoğrafı “Malum zihniyete’ karşı omuz omuza. Dinimize, diyanetimize, cemaatimize sahip çıkıyoruz. Sonsuza dek” notuyla paylaşmıştır.

Tam da toplumda laikliğe yüksek sesle karşı çıkıldığı, hilafet ve şeriat isteme cüretlerine haklı olarak tepkilerin yükseldiği bir dönemde Dunar’ın ‘malum zihniyet’ notunu düşmesi de manidar olmuştur.

Her siyasal İslamcı gibi açık konuşmaktan korkan, korktuğu için ancak sonradan kıvırabileceğini düşündüğü imalarda bulunan ve korkusu, sahip olduğunu iddia ettiği cesaretine baskın çıkan Dunar’ın bu mesajı daha sonra okul müdürü tarafından silinse de, ekran görüntülerinin alınmasına engel olamamıştır.

Aynı müdür yardımcısı Kenan Dunar sabah töreninde elinde mikrofonla bahçe kürsüsünde, öğrencileri toplayarak ‘’Belki haberlerde internette görmüşünüzdür. Bizi şikâyet etmişler. Biz malum zihniyetle yıllardır mücadele ettik, dinimize kitabımıza bayrağımıza sahip çıktık. Biz gerekli izinleri aldık. Bu öğrencilerin cuma namazını burada kılmasını kimse engelleyemeyecek! Bu böyle biline! Ve bu gençlerimizin de imanlı, dinini, diyanetini bilen bir nesil olarak yetişmesini canı gönülden istiyorum. Sonsuza dek bu savaşı ben vereceğim. Belirtmek isterim. Bu yüzden de arkadaşlarımı, özellikle bu cuma bekliyorum. Namaz kılınan yer belli, arzu eden isteyen orada namaz kılmak için buyursun gelsin. Bekliyorum! ‘’ ifadelerini kullanmıştır.

Eğitimde yöneticilerin nasıl liyakatsizce seçildiğinin canlı kanlı örneği olan müdür yardımcısı Kenan Dunar’ın cesaret edip de devamını getiremediği sözü biz tamamlayalım:

Bursa'da akılalmaz hırsızlık! Bursa'da akılalmaz hırsızlık!

Dunar ve türevlerinin Anayasa’ya ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre milli eğitimin ancak laik biçimde verilebileceği bu Cumhuriyet’te, okula cami cemaatini taşıyıp namaz kılarak savaşabilecekleri tek ‘malum zihniyet’ laikliktir. Dunar ve türevlerinin de malumu olmalıdır ki, Başöğretmen’in eğitim neferleri oldukça, Eğitim-İş oldukça gericilerin eğitimde kazanabileceği bir zafer yoktur, olamaz!

Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak Müdür Yardımcısı Kenan Dunar ve Müdür Ömer Pınarlı hakkında “Görevi Kötüye Kullanma, Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik ve Ayrımcılık suçu gerekçeleriyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğumuzu ve konunun sonuna dek takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.

Ve bugün kendini hakim sanan aciz karanlığa yüz yıllık bir kararlılıkla sesleniyoruz:

“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek yol, medeniyet yoludur.”