Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu hakkında bilirkişi davasındaki savunmasında kullandığı ifadeler nedeniyle kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçları iddiasıyla yeni bir soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın yürütmüş olduğu ve kamuoyunda İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü olarak bilinen soruşturmada görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, “kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit” suçlarından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır."
İmamoğlu, savunmasında ne dedi?
Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, birlirkişi davasındaki savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor Sayın Hâkim. Onlarca siyasetçinin ve bürokratın hayatını altüst ediyor. Bu yalan ve iftira raporlar, kıymetli dostum, değerli hocam, Esenyurt Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Özer'in de hayatını etkiledi. Bilirkişi resmen üçkağıtçılık yaptı. O sistemin içinde onun yaptığı, 3 bilirkişiden 2'sinin ortak beyanına karşı, sadece bu Satılmış Bey'in beyanının kabulüyle kendisi 1 yıl 10 gün tutuklu kaldı. 1 yıl 10 günün hesabı verilmez mi? Onunla birlikte masum ve gerçekten mağdur olan, içinde birebir tanıdığım hasta kardeşlerimin de olduğu bürokratlar burada, Silivri'de yattılar.
Bu haince raporlarla insanlar tutuklandı, itibarları zedelendi. Yargı, bilirkişi ve medya iş birliğiyle ailelere haysiyet cellatlığı, itibar suikastları yapıldı. Ne kadar basit değil mi? Meseleye sadece 'bilirkişi' diye bakmak ne kadar basit kalıyor. Bakın vardığı noktaya ve ona dayanarak verilen kararlara!
Bu ülkenin saygın bürokratları, siyasetçileri ve emekçileri kelepçelerle sıraya dizildi. Onlarcası. Dronlarla havadan çekildi, fotoğrafları ve videoları medyaya servis edildi. Eee biz de ne yapacağız? 'Ya Rabbi şükür' diyerek izleyeceğiz! Biz! Bu milletin karakteri bunu yapmaz. Ben öyle bir milletin evladı değilim. Bana bu milletin, bu toprakların verdiği karakter, haksızlığa karşı mücadele etmeyi öğretmiştir. Haksızlığa karşı susan, dilsiz şeytanın en öndeki neferidir. Öyle ifade edeyim."





