Sözcü’den Emre Deveci’nin haberine göre, Dünya genelinde merkez bankaları döviz rezervleri içinde ABD dolarının ağırlığı kademeli olarak gerilemeye devam ediyor.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) sitesinde ekonomistler Serkan Arslanalp, Barry Eichengreen ve Chima Simpson-Bell imzasıyla bugün yayımlanan “Uluslararası rezerv sisteminde dolar hakimiyeti: Bir güncelleme” başlıklı makalede, ABD dolarının küresel döviz rezervlerinde payını yavaş yavaş geleneksel olmayan para birimlerine bırakmaya devam ettiği ancak açık ara farkla ilk sıradaki yerini koruduğu vurgulandı.

Makalede, merkez bankalarının yavaş yavaş da olsa dolardan uzaklaştığı belirtildi.

New York Borsası’na Türk bayrağı asıldı New York Borsası’na Türk bayrağı asıldı

DOLARIN PAYI YÜZDE 58,8’E GERİLEDİ

IMF verilerine göre, 1999 yılında yüzde 71,2 olan küresel rezervler içinde ABD dolarının payı, 2023 sonunda yüzde 58,8’a geriledi.

1999 yılında 1,6 trilyon dolarlık toplam döviz rezervi içinde 882,3 milyar dolarlık paya sahip olan ABD doları, 2023 sonunda 12,3 trilyon dolarlık toplam rezervin 6,7 trilyon dolarlık kısmını oluşturdu.

1999’da yüzde 18,12 olan toplam döviz rezervi içinde Euro’nun payı, 2023 sonunda yüzde 20,59’a yükselirken, bu dönemde Japon yeninin payı yüzde 6,03’ten yüzde 5,52’ye geriledi. İngiliz sterlininin payı ise aynı dönemde yüzde 2,74’ten yüzde 4,81’e, Çin yuanının payı sıfırdan yüzde 2,80’e yükseldi.

2023 sonu itibarıyla rezervler içinde Kanada dolarının payı yüzde 2,38, Avustralya dolarının payı yüzde 1,84 oldu.

IMF makalesinde paylaşın grafikte, rezervlerde ABD dolarının payındaki kademeli düşüşü ve geleneksel olmayan para birimlerinin payındaki kademeli yükselişi gösteriyor.

BLOKLAŞMA DOLARDAN KAÇIŞI TEŞVİK EDEBİLİR

IMF’nin yayımladığı makalede, ABD ekonomisinin son dönemdeki sağlamlığının, sıkı para politikasının ve artan jeopolitik risklerin ABD dolarının değerinde artışı beraberinde getirdiği ancak küresel ekonomideki bloklaşma ve parçalanma potansiyelinin bazı ülkeleri ABD doları dışındaki rezerv para birimlerine geçişe teşvik edebileceği öne sürüldü.

ABD dolarının küresel döviz rezervi içindeki payında 20 yılda yaşanan kademeli gerilemenin diğer büyük para birimleri olan Euro, Japon yeni ve İngiliz sterlininde artışla telafi edilmediğine işaret edilen makalede, Avustralya doları, Kanada doları, Çin yuanı, Güney Kore wonu, Singapur doları ve bazı Kuzey ülkelerinin geleneksel olmayan para birimlerinin rezerv paylarında artış olduğu aktarıldı.

Mevcut küresel ekonomik konjonktürde merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme ve getiri elde etme amacıyla geleneksel olmayan para birimlerini rezervlerine eklediğine işaret edilen makalede, yeni dijital finansal teknolojilerin de bu yönde işlem kolaylığı sağladığı vurgulandı.

ABD’nin farklı ülkelere uyguladığı yaptırımların dolardan uzaklaşmayı hızlandırdığı iddialarının resmi istatistiklerde teyit edilmediği öne sürülen makalede, yaptırımlar nedeniyle bazı ülkelerin rezerv portföylerinin detaylarını bildirmekten kaçınıyor olabileceği, bunun da gerçek tabloyu sınırlı da olsa gizleyebileceği kaydedildi.

YUAN, ALTIN VE YAPTIRIMLAR

Çin yuanının son 20 yılda sınırlı da olsa rezervlerde pay elde ettiğine işaret edilen makalede, Pekin yönetiminin uluslararası ödeme sistemleri geliştirerek, yabancı ülke merkez bankaları ile swap (takas) hatlarını artırarak ve dijital yuanı piyasaya sürerek hamleler yaptığı ancak son iki yılda yuanın rezervler içinde payında artış yerine düşüş olduğu aktarıldı.

IMF ekonomistleri, yaptırımlar nedeniyle merkez bankalarının dondurulma riski taşıyan para birimleri yerine ülkede depolanabilen altına doğru ılımlı bir yöneliş içinde olduğuna da dikkat çekti.

Yaptırımların yanı sıra, küresel ekonomik belirsizlik ve jeopolitik risklerin de bazı merkez bankalarını altın alımına yöneltmiş olabileceğine de makalede işaret edildi.

TÜRKİYE DE ALTINA YÖNELDİ

Son yıllarda rezervlerinde altının payını artıran ülkelerin başında Türkiye, Çin ve Rusya geliyor.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kendine ait altın rezervi, 2024’ün Ocak-Nisan döneminde 38 ton arttı ve bu alanda merkez bankaları arasında TCMB ilk sırada yer aldı.

Bu dönemde altın rezervleri Çin Merkez Bankası’nda 28,9 ton, Hindistan’da 24,1 ton, Kazakistan’da 22,3 ton arttı.

Son 6 yıla bakıldığında ise altın rezervleri TCMB’de 462,1 ton, Çin’de 421,8 ton, Rusya’da 859,2 ton arttı.

Editör: Seren Ümit