TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, BAOB'ta 19. Olağan Genel Kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Mevcut Başkan Serdar Atilla Erdem ve Ferdi Tercanlıoğlu, bugün gerçekleştirilen genel kurulun ardından yarın yapılacak seçimle başkanlık için yarışacak.
Divan Kurulu’nun seçilmesi ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Genel Kurul’da konuşan, İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem,
İMO Bursa Şubesi’nin gerçekleştirdiği faaliyetler, kent gündemine yönelik çalışmaları ve üyelerine yönelik etkinlikleri ile açıldığı günden bugüne dek daima örnek bir oda olduğunu belirterek, “19. Dönem Yönetim Kurulu olarak, mesleğimizin etik değerlerini ve kamuoyu gözündeki saygınlığını koruyabilmek ve hak ettiği kıymete ulaştırmak için bütün gayretimizle çalıştık. Şubemiz, üyelerinin mesleki gelişimine katkı sunmak ve sosyal etkinlikler düzenlemek gibi sınırlı yetkilere sahip olmasına rağmen; meslek odasının asli görevlerinden biri olduğuna inandığımız meslek itibarını hak ettiği seviyeye taşımak adına, görev süremiz boyunca mesleğimiz ve meslektaşlarımız için girişimlerde bulunmaya, kanun ve protokol teklifleri sunmaya ve bu çalışmaların hayata geçmesi için mücadele etmeye devam etmiştir. 1954 yılında çıkarılmış 6235 sayılı TMMOB Yasası o günün koşullarında oluşturulmuş ve meslek odalarının tüzel kişilik kazanması açısından çok önemli bir kanundur. Kanunda kuruluş amacı; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak olan TMMOB; Ne yazık ki o kadar çok sığ ideolojik söylemler altında boğulmuştur ki meslek adına yaptığı çalışmalar bu söylemlerden kendini sıyırıp gösterememiştir. Bu sebeple, meslek odaları sadece meslek ve meslektaş siyaseti yaparak, her siyasi partiye eşit uzaklıkta değil eşit yakınlıkta durarak diyalog kurmalıdır. Bizler, meslek sorunlarını çözmek adına hedeflerimizi belirlemiş, odaları siyasetin arka bahçesi yapan değil siyaseti sorunların çözümü noktasında en büyük araçlardan biri olarak gören yönetim metodumuz ile yola çıktık ve yolumuza devam ediyoruz. Bu gerekçelerle 1954 yılının şartları ile oluşturulmuş bu TMMOB Yasası ile bugün mühendis ve mimarların yaşadığı problemleri çözüme kavuşturmak, ihtiyaçlarını karşılamak ve üyelerinin bu birliğin gerekliliğine inancını sürdürmek mümkün olamamaktadır. Ülke çapında yaygın olamayan, örgütsüz bir yapılanma ile gerçekçi ve amaca yönelik hiçbir başarı sağlanamayacağı da açıktır. TMMOB’da 71 yıldır sürdürülen merkezi demokrasi anlayışının artık yerelden yönetim şekline dönüşmesinin, temsil ve müdahale açısından son derece faydalı olacağı açıktır. Bu sebeple TMMOB dışındaki bütün odalarda olduğu gibi il odacılığı yönetim sistemine geçilmeli; İMO Bursa Şubesi artık “Bursa İnşaat Mühendisleri Odası” olmalıdır.
Bir diğer taraftan ise 1938 yılında yürürlüğe girmiş olan Meslek Kanunumuzun günümüz şartlarına uygun hale getirilerek güncellenmesi, meslektaşlarımızın hak ve sorumluluklarının olması gereken seviyeye çıkartılması artık bir zorunluluktur. İnşaat mühendisleri, yaptığı eserlerle insanların barınma, çalışma, ulaşım ve altyapıya kadar her alanda ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bizler attığımız imzalar ile yaptığımız her projeden ömür boyu sorumlu tutulan bir mesleğin mensuplarıyız. İnşaat mühendisi hata yaptığında, bir değil yüzlerce hatta binlerce kişinin zarar görme olasılığı vardır. İnşaat Mühendisliği medeniyet mesleğidir. Son derece önemli olan mesleğimizin ne kadar kıymetli olduğu bugüne kadar yaşadığımız depremler ile bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. “Altın” kıymetindeki mesleğimiz, üzülerek söylüyorum ki, hak etmediği şekilde her geçen yıl irtifa kaybetmektedir. Ama bilinmelidir ki ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak mesleklerden bir tanesi de kuşkusuz İnşaat Mühendisliği mesleğidir” dedi.
Depremi Beka Sorunu Olmaktan Çıkartmanın Tek Yolu İnşaat Mühendisliğini Ayağa Kaldırmak
“Gelecek nesillerin meslek ilkeleri ve etik kurallarına bağlı yetişmesi, gelecekte olası depremlerin afet haline dönüşmemesi için deneyimli meslektaşlar olarak bizlere büyük sorumluk düşmektedir” diyen Serdar Atilla Erdem, şunları söyledi: “Gençlerimizi iyi yetiştirmek, değerlerimizi korumak, birlik ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Elbette bunlar bizlerin sorumlulukları olup kanun yapıcılara da bu anlamda önemli görevler düşmektedir. Bu çerçevede yeni dönemde meslektaşımız olan milletvekillerimizin de desteği ile TBMM İmar Komisyonuna Meslek Kanunu ile TMMOB Yasası ve Yetkin Mühendislik çalışmalarımızı sunmuş bulunuyoruz. Medeniyet mesleği dediğimiz inşaat mühendisliğinin Her geçen yıl itibar kaybına uğruyor olması asla kabul edilebilir değildir. Toplum ve kanun koyucular olarak bu mesleğin kıymetini bilip, itibarını hakkettiği yere getirmek için depremlerde daha kaç can kaybı vermemiz gerekiyor. 99 Depremi ve 6 Şubat Depreminde on binlerce insanımızı yitirirken devletimizin üzerine de milyarlarca dolar maddi yük binmiştir. Bu sebeple deprem bir beka sorunu değildir de nedir demeye devam edeceğiz. Depremi beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu ise ’inşaat mühendisliği bilimi ışığında sektörümüzü ilgilendiren kanuni düzenleme, yönetmelikleri çağına uygun hale getirerek inşaat mühendisliğini daha etkin sağlamak adına depremselliğin asli meslek grubu olan biz inşaat mühendislerinin sorunlarını çözmekten geçer’ diyoruz. Acil çözüme kavuşması gereken bir başka önemli konu da SGK ile odamız arasında geçmişte imzalanmış ancak daha sonra iptal edilmiş olan protokolün tekrar yürürlüğe alınmasıdır. Meslektaşlarımızın yaptıkları görevin ehemmiyeti ve aldıkları sorumluluk ile doğru orantılı olacak şekilde ücretlendirilmesi en temel haklarıdır. Meslektaşlarımızın istihdam edildikleri iş yerlerinde işe giriş meslek kodlarının inşaat mühendisi olarak seçilmesi ve ücretlerinin, odamızın belirlediği inşaat mühendisi asgari ücret bedelinin altında olmaması adına SGK protokol görüşmeleri gerçekleştirdik, yeni dönemde yetki almamız halinde bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz. Eylül ayında çok sayıda meslektaşımızın katılımı ile odamız bünyesinde, mesleğimizin sorunlarını ve çözüm yollarını hedef alan, ülkemize örnek olacak inşaat mühendisliği çalıştayımızı gerçekleştirdik. Çıktılarının çok değerli olduğu çalıştayımızı sonuçlandırıp raporladık. Bu raporumuzu yetkililere sunduk, takipçisi olacağız.”
Kent Yöneticilerimiz Akademik Bakış Açısının Önemi Ve İhtiyacını Unutmamalı
Son yıllarda yeni üniversiteler ve inşaat mühendisliği bölümlerinin açılmasıyla birlikte yeni üye sayısının giderek arttığını söyleyen Başkan Serdar Atilla Erdem, “Ülkemizin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye’nin geleceğini gençlere emanet etmiş ve demiştir ki; “Mühendislik, ülkemizin kalkınması için hayati bir öneme sahiptir. Bilim ve teknolojiye olan bu bağlılık, ülkemizi aydınlık yarınlara taşımak için en önemli adımlardan biridir. Sanat ve bilim, milletimizin ruhunu besler.” İşte bu şiarla bizler de mesleğimizin geleceğini gençlerimize emanet ediyoruz. Mesleğimizin etik değerlerinin korunması ve bilimsel bakış açısının geliştirilmesi onların elinde. Bu bilinci aktarmak, birlikteliği güçlendirmek de bizlerin elindedir. Deneyimli meslektaşlarımızın da gençlerimize destek olmak suretiyle bu bakış açısını aşılamalarını istiyoruz. Bu nedenle görev aldığımız dönem boyunca yaptığımız gibi deneyimli meslektaşlarımız ile genç meslektaşlarımızı buluşturacak toplantılar organize etmeye devam edeceğiz. İMO Bursa Şube olarak bugüne kadar çözüm odaklı ve yapıcı bir bakış açısı ile kent sorunlarına dair çözüm önerilerimizi sunduk. Bursa’daki birçok projeye baktığımızda da akademik bakış açısının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliyoruz. Kent yönetiminde, akademik odaların, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşın taleplerini ve önerilerini almadan hareket ettiğinizde içinden çıkılamaz sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi sanayinin önemi tartışmasızdır. Ancak yaşamın sürdürülebilmesi için su, tarım, yeşil alan, barınma, ulaşım ve altyapı gibi temel ihtiyaçların da en az sanayi kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ve diyoruz ki Bursa tarımı ile doğal kaynakları ile sanayisi, ulaşım ve altyapısı ile turizm ve kültürel varlıkları ile sürdürülebilir büyüyen vizyonu ile 2050 yılına tüm paydaşların içinde olduğu şeffaf ve ortak akılla planlanmalıdır. Bizler İMO Bursa Şubesi olarak, her defasında Bursa’nın sanayisi büyürken planlı ve sürdürülebilir gelişimin esas alınması gerektiğini vurguluyoruz. Sanayimizin nicelik olarak genişlemek yerine nitelik olarak derinleşme hedefi ile planlanması ve 1/100.000’lik çevre düzeni planı tamamlanmadan çakılacak her bir çivinin yanlış olacağının altını çiziyoruz. Bizler şehrimiz için mesleki deneyim ve bilgilerimizi paylaşmaya hazır olduğumuzu her alanda dile getiriyoruz. Kent yöneticilerimizin de alt yapıdan, üst yapıya, kentsel dönüşümden, ulaşıma kadar tüm yatırımlarda akademik bakış açısının önemi ve ihtiyacını unutmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz” diye konuştu.
İMO Bursa Şubesi olarak Bursa’nın yarına olmayan tüm yanlışlara karşı durmaya devam edeceklerini vurgulan Başkan Erdem, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Kim yaparsa yapsın, bedeli ne olursa olsun, yanlış her kararın sonuna kadar karşısında olacağımızı, olması gereken çözüm yolları ile her platformda yetki sahiplerine destek olacağımızı, mesleğimizin geleceğimizin güvenli ellerde olması için gayret edeceğimizi bir kez daha ilan etmek isteriz. Mesleğimiz ve Bursa’mız için dertlenen başta siz değerli meslektaşlarım olmak üzere tüm paydaşlarımızı güç birliğine davet ediyor ve diyorum ki Bursa hepimizin, hep birlikte hem mesleğimizi hem Bursa’mızı hak ettiği yere taşıyıp ayağa kaldıralım. Katılımcı Üye, Güçlü Oda şiarıyla bütün meslektaşlarımı yarın gerçekleşecek olan 20. Dönem Yönetim Kurulu seçimlerinde oy kullanmaya ve odamıza sahip çıkmaya davet ediyorum.”

Saadet Partili Atmaca: “Depremler bizim gerçeğimiz''
Mehmet Atmaca, konuşmasında deprem gerçeğine dikkat çekti. Türkiye’nin ve Bursa’nın depreme hazırlık konusunda yeterli seviyede olmadığını savunan Atmaca, mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarını eleştirdi.
“Kentsel dönüşüm ile deprem dönüşümü aynı şey değildir” diyen Atmaca, güçlü yapıların değil, riskli yapı stokunun öncelikli olarak dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Depremlerde yıkılan yapı oranının sınırlı olduğunu ancak can kaybına yol açan binaların belli bir risk grubunda toplandığını ifade eden Atmaca, “Mevcut yapı stokunun en riskli yüzde 5–10’luk kısmını öncelemeliyiz” dedi.
“Bu Başarılar Meslek Tutkusunun ve Fedakârlığın Eseridir”
AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, ülkenin farklı bölgelerinde zorlu şartlar altında hayata geçirilen büyük projelerin, Türkiye’nin mühendislik alanındaki vizyonunu ve gelişim kapasitesini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “Bugün ‘mühendislik harikası’ olarak nitelendirdiğimiz pek çok yapının arkasında, büyük emek ve özveriyle çalışan değerli meslektaşlarımız var” diyen Kılıç, elde edilen başarıların mesleğe duyulan tutku ve fedakârlığın bir sonucu olduğunu vurguladı.
Bu sürecin bütüncül bir anlayışla ele alınmasının önemine işaret eden Kılıç, ortak akıl ve koordinasyonla yürütülen çalışmaların daha verimli sonuçlar doğuracağına inandıklarını ifade etti. Yapılan yatırımların ve projelerin başta Bursa olmak üzere tüm ülke için hayırlı sonuçlar getireceğine gönülden inandığını belirtti.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, kongrenin meslek mensupları için hayırlı olmasını diledi ve iki adayın da başarılı olmasını temenni etti. Toktaş, “Meslektaşlarınız kendi açınızdan en faydalı olanı seçeceğinize yürekten inanıyorum” dedi. Toktaş, Bursa’nın su ve çevre sorunlarına değinerek, kentsel planlamanın nüfus ve altyapı gerçeklerine göre yapılması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasını bir fıkra ile tamamlayan Toktaş, mesleki ve toplumsal sorumluluklara dikkat çekti ve “İnşallah hem mesleğimize hem memleketimizi gafla düşürmeyenlerden olmayı Allah hepimize nasip etsin” ifadelerini kullandı.
“Akademik Odalar Bu Kentin Vicdanı Olmak Zorunda”
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa’ya ilişkin bazı önemli başlıkları özellikle gündeme taşımak istediğini belirterek, bu konuların akademik odaların ve özelde İnşaat Mühendisleri Odası’nın sorumluluk alanına doğrudan girdiğini söyledi. “İçim acıyor. Bursa’da yaşayan herkesin de bu gidişattan rahatsız olması gerekir” diyen Türkoğlu, kentin her geçen gün kimliğini kaybettiğini ifade etti.
“Yeşil Bursa artık gri Bursa’ya dönüşüyor” sözleriyle plansız ve çarpık kentleşmeye dikkat çeken Türkoğlu, şehir içi ulaşımda yaşanan ciddi zaman kaybına da değinerek, “Bir noktadan diğerine saatler süren bir yolculuk yapıldıktan sonra konforun ne anlamı kalır? Nefes alamadıktan sonra hangi yaşam kalitesinden söz edebiliriz?” ifadelerini kullandı.
Akademik odaların kent yönetiminde daha etkin rol alması gerektiğini vurgulayan Türkoğlu, hazırlanan teknik raporların değerli olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi. Bilimin, aklın, vicdanın, ahlakın ve adaletin rehberliğinde hareket edilmediği sürece Bursa’nın yaşanabilir bir şehir olamayacağını belirterek, karar alma süreçlerinde meslek odalarına daha fazla söz hakkı tanınması gerektiğinin altını çizdi.

"AKADEMİK ODALARIMIZLA GÜÇLÜ İŞ BİRLİKLERİ YÜRÜTÜYORUZ"
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "İnsan ise küçük bir şehirdir. İnsanda nasıl vicdan varsa, şehirlerin de bir vicdanı vardır. İşte mühendislik hizmetleri, bilimsel yaklaşımı, meslek ahlakı ve sorumluluk bilinciyle o şehrin vicdanını temsil eder. Şehre bir insan gibi davranmak zorundayız. Sanayileşmede, konut üretiminde, doğayla kurduğumuz ilişkide; insana göstermemiz gereken nezaketi doğaya da, çevreye de göstermek durumundayız. Eleştiriler de bu hassasiyetle yapılmalı, projeler de bu bilinçle yürütülmelidir. Bu meseleleri sesimizi yükselterek değil, sözümüzü güçlendirerek konuşmalıyız. Bilime, akla ve sözün gücüne inanarak tartışmalı ve güzel sonuçlar üretmeliyiz. İnanıyoruz ki insana yeryüzünde verilen görev, yeryüzünü iyilikle inşa etmektir. Bu da büyük bir sorumluluktur. Sizler, yeryüzünün kalfaları olarak şehirleri inşa ederken aslında çok kıymetli bir misyona hizmet ediyorsunuz. Bu sorumluluk bilinciyle kentlerimize değer kattığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Yıldırım Belediyesi olarak akademik odalarımızla güçlü iş birlikleri yürütüyoruz. Yaptığımız her projede, itiraz olduğunda gelip odamızla görüşüyor, neden böyle düşündüğümüzü anlatıyor, eleştirileri dikkate alıyoruz. Ortak akılla hareket etmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuşarak akademik odalarla iş birliklerini sürdüreceklerini dile getirdi.
Genel Kurulda Ortak Mesaj: Bilimsel Planlama ve Mesleki Dayanışma
Genel kurulda farklı siyasi partilere mensup milletvekillerinin birleştiği temel başlıklar; Bursa’nın deprem gerçeği, kentin planlı ve kontrollü büyüme zorunluluğu ile meslek odalarının kamusal sorumluluğu oldu. Yapılan konuşmalarda, afet risklerine karşı hazırlıklı bir şehir için bilimsel veriler ışığında hareket edilmesi gerektiği vurgulandı.
19. Olağan Genel Kurul, 20. dönem yönetim kurulu seçimleri öncesinde yalnızca bir seçim süreci değil; aynı zamanda mesleki sorunların ve kentsel problemlerin açıkça tartışıldığı güçlü bir platform niteliği kazandı. Katılımcılar, hem mühendislik mesleğinin geleceğine hem de Bursa’nın kentleşme politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Toplantı salonunda en fazla karşılık bulan ortak çağrı ise Bursa’nın geleceğinde bilimin, planlamanın ve mühendislik disiplininin belirleyici olması gerektiği yönündeydi. Bilimsel planlama anlayışı ve mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi, genel kurulun öne çıkan ortak mesajı olarak kayda geçti.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Tözün Bingöl, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Mahmut Demiröz, Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Şen, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Şehir Plancıları Odası Bursa Şube Başkanı Cenk Köklü, İMO Genel Kurulu için tebriklerini ileterek adaylara başarılar diledi.




