31 Mart 2026 tarihinde gözaltına alınan, 4 Nisan 2026 tarihinde ise tutuklanan ve 402 yıla kadar hapsi istenen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında savunmasını gerçekleştirdi.

Hakkındaki suçlamalara tek tek yanıt veren Bozbey, belediyecilik anlayışından imar uygulamalarına, Nilvak Vakfı’ndan FİDE A.Ş. ile ilgili iddialara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

“İhalesiz iş istedi, reddedince tehdit etti”

Savunmasının en dikkat çeken bölümünde iş insanı Emin Adanur ile yaşadığı süreci anlatan Bozbey, Adanur’un belediyeden ihalesiz iş talebinde bulunduğunu öne sürdü.

“Bugüne kadar hiç kimseye ihalesiz iş vermedim, bundan sonra da vermem. Belediyenin bütün ihaleleri şeffaf şekilde yapılıyor. Bu talebi kabul etmeyince beni tehdit etti.” dedi.

“İddiaların tamamını reddediyorum”

Adanur’un daha sonra sosyal medya üzerinden hakkında gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yaptığını belirten Bozbey, bu paylaşımlar nedeniyle hukuki süreç başlattıklarını ifade etti.

Dosyada yer alan Adanur’un beyanlarının kişisel husumetten kaynaklandığını savunan Bozbey, “Hakkımdaki iddiaların tamamını reddediyorum” şeklinde konuştu.

“Telefon görüşmeleri suç delili olamaz”

İddianamede yer alan HTS kayıtlarına da değinen Bozbey, telefon görüşmelerinin suç delili olarak değerlendirilmesini kabul etmedi. Ardından Bozbey, “Belediye başkanı olarak toplumun her kesimiyle iletişim halindeyim. Akrabalarımla, çalışma arkadaşlarımla ve vatandaşlarımızla yaptığım telefon görüşmeleri suç delili olarak gösterilemez.” dedi.

Bu kayıtlar üzerinden suç isnadı oluşturulmaya çalışıldığını savunan Bozbey, değerlendirmelerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade etti.

“Nilüfer’de yaptığımız düzenleme hizmet içindi”

Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin de açıklamalarda bulunan Bozbey, koordinatör başkan yardımcılığı uygulamasının iddianamede ileri sürüldüğü gibi bir örgütlenme amacı taşımadığını söyledi. Bozbey, Nilüfer Belediyesi’nde göre yaptığı dönemde nüfusun hızlı arttığını dile getirerek “Bu nedenle belediyedeki koordinasyonu güçlendirmek için idari bir düzenleme yaptık. Amaç yalnızca vatandaşlara daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunmaktı” dedi.

Deprem ve kentsel dönüşüm mesajı

1999 Marmara Depremi’nin ardından yapı güvenliğini öncelikli konu haline getirdiklerini belirten Bozbey, meslek odalarıyla ortak çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Daha sonra Bozbey, “Kentsel dönüşümde hiçbir zaman yoğunluk artışını savunmadık. Önceliğimiz güvenli yapılar ve vatandaşlarımızın can güvenliğiydi” ifadelerini kullandı.

Nilvak ve FİDE A.Ş. iddialarına yanıt

Savunmasında Nilvak Vakfı’nın eğitim alanında faaliyet gösteren bir vakıf olduğunu belirten Bozbey, çok sayıda öğrenciye burs sağlandığını ve okul projeleri yürütüldüğünü söyledi.

FİDE A.Ş. ile ilgili iddiaları da reddeden Bozbey, “Şirketlerin ticari faaliyetleri suç gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu değerlendirmeleri kabul etmiyorum” dedi.

“İmar kararlarında tek ölçümüz kamu yararıydı”

İmar uygulamalarına ilişkin suçlamalara da yanıt veren Bozbey, görev yaptığı süre boyunca hiçbir kişiye ayrıcalık tanımadığını söyledi. Ardından Bozbey, “Tüm kararlarımız yürürlükteki mevzuata uygun şekilde alındı. Hayatım boyunca kamu yararını gözeterek görev yaptım” ifadelerini kullandı.

Beraatini istedi

Savunmasının sonunda mahkeme heyetine seslenen Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.

Nilüfer koroları Kıbrıs’ta sahne aldı
Nilüfer koroları Kıbrıs’ta sahne aldı
İçeriği Görüntüle

Bozbey, “Hiçbir suç işlemedim. Tüm görev sürem boyunca hukukun dışına çıkmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Kaynak: OLAY