Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu (NKT), Türk tiyatrosunun en prestijli organizasyonlarından biri kabul edilen 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde önemli bir başarıya imza attı. "İlk Bakışta: Prima Facie" adlı yapımla sahnede yer alan Rabia Zehra Şafak, "Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülüne layık görülerek gecenin öne çıkan isimlerinden biri oldu. Yapımın yönetmeni Barış Ayas ile birlikte süreci değerlendiren ekip, bu başarının ardında uzun soluklu bir üretim kültürü ve özgür sanat ortamının bulunduğunu vurguladı.
Nilüfer Kent Tiyatrosu'nun yıllardır geliştirdiği kolektif üretim anlayışı, alınan ödülle birlikte bir kez daha dikkatleri üzerine çekerken, ekip bu başarının yalnızca bireysel bir sonuç değil, kurumsal bir vizyonun ürünü olduğunu ifade etti.

Afife Ödülü Sahnesinde Gelen Duygusal Anlar
Tiyatro dünyasının en saygın ödüllerinden biri olarak kabul edilen Afife Tiyatro Ödülleri'nde sahneye çıkan Rabia Zehra Şafak, aldığı ödülün kendisi için taşıdığı anlamı güçlü ifadelerle anlattı. Uzun yıllardır hayalini kurduğu bir başarıya ulaştığını belirten Şafak, sahnede yaşadığı anın yalnızca bir ödül değil, aynı zamanda derin bir içsel dönüşüm olduğunu dile getirdi.
Şafak, bu başarının kendisi için bir hedefin gerçekleşmesinden çok daha fazlasını ifade ettiğini, sahnede hissettiği duygunun bir tür kırılma ve yeniden doğuş deneyimi olduğunu aktardı. Oyuncu, bu noktaya gelmenin yalnızca bireysel çabayla değil, birlikte üretme kültürüyle mümkün olduğunu vurguladı.
Tek Kişilik Oyunda Zorlu ve Yoğun Bir Süreç
"Prima Facie"de avukat Tessa karakterine hayat veren Rabia Zehra Şafak, tek kişilik bir sahne performansının yarattığı yoğunluğu ve disiplin gerektiren yapısını da anlattı. Sahne üzerinde tüm yükü tek başına taşımak zorunda olmanın oyuncu açısından ciddi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Şafak, süreci "tam anlamıyla sınırların test edildiği bir deneyim" olarak tanımladı.
Oyunun hazırlanma sürecinde yönetmen Barış Ayas ile kurdukları yaratıcı iş birliğinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Şafak, karakterin psikolojik derinliğini sahneye aktarırken hem fiziksel hem de duygusal anlamda yoğun bir yolculuktan geçtiklerini söyledi. Provaların zaman zaman oldukça zorlayıcı geçtiğini belirten oyuncu, bu sürecin kendisi için aynı zamanda öğretici bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Nilüfer Kent Tiyatrosu'nda Kolektif Üretim Vurgusu
Oyunun yönetmeni Barış Ayas ise elde edilen başarının tek bir prodüksiyonla sınırlı olmadığını, Nilüfer Kent Tiyatrosu'nun yıllardır oluşturduğu üretim kültürünün doğal bir sonucu olduğunu ifade etti. Ayas'a göre NKT, yalnızca oyun sahneleyen bir yapı değil, aynı zamanda sanatsal düşünceyi besleyen bir üretim alanı.
Seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp sürecin aktif bir parçası haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Ayas, Nilüfer'deki sanat ortamının bu tür cesur projelere alan açmasının önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Alınan ödüllerin kendileri için bir bitiş noktası değil, yeni üretimlerin başlangıcı anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.

Nilüfer Belediyesi'nin Sanata Açtığı Alan Dikkat Çekiyor
Başarının arkasındaki en önemli unsurlardan birinin Nilüfer Belediyesi'nin sanata yaklaşımı olduğunu dile getiren ekip, belediyenin tiyatroya sağladığı özgür çalışma ortamının bu tür projeleri mümkün kıldığını vurguladı. Özellikle risk alınabilen, sansürsüz ve yaratıcı bir üretim alanının oluşmasının Türkiye tiyatrosu açısından değerli bir örnek oluşturduğu ifade edildi.
Rabia Zehra Şafak, kadın hikâyelerine alan açan güçlü metinlerin sahnelenmesinin cesaret gerektirdiğini, Nilüfer'de bu cesareti destekleyen bir yapı bulunduğunu belirtti. Seyircilerden gelen olumlu geri dönüşlerin de bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade etti.
Barış Ayas ise Nilüfer Kent Tiyatrosu'nun yalnızca yerel bir tiyatro yapısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'de örnek gösterilebilecek bir sanat modeli oluşturduğunu söyledi. Kurumsal desteğin sanatçılara yalnızca üretim değil, aynı zamanda düşünsel özgürlük sağladığını belirtti.

Anadolu Turnesi ve Yeni Hedefler
Ekip, "İlk Bakışta: Prima Facie" oyununu daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de açıkladı. Farklı şehirlerde sahnelenmesi planlanan yapımla birlikte, özellikle kadın hakları, adalet ve toplumsal sistemler üzerine tartışmaların artırılması amaçlanıyor.
Oyuncu ve yönetmen, oyunun yalnızca sahnede kalan bir anlatı değil, aynı zamanda toplumsal bir farkındalık alanı oluşturmasını istediklerini ifade etti. Bu kapsamda Anadolu turnesi planlarının, yapımın etkisini geniş bir coğrafyaya yayma hedefinin önemli bir parçası olduğu belirtildi.




