Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen miting ve toplu açılış programında konuştu.

Bozbey’in gözaltı sürecini “kumpas” olarak nitelendiren Özel, yaşananların yalnızca bir yargı süreci değil, aynı zamanda halk iradesine müdahale olduğunu savundu. Bursa’nın iradesine sahip çıkmak için bir araya geldiklerini belirten Özel, Bozbey’in geçmiş dönemlerine ilişkin iddialarla hedef alındığını ifade etti.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“20 SAATTİR ACIMASIZ SORGUYLA TESLİM ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”
“Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içerisindeyiz. Sizlerle daha önce ‘Bursa İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk. Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman‘a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa’ya, Bursa’nın iradesine geldi. Biz bugün bu tarihi kente sizlerin, seçtiğine sahip çıkarken, kim kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik. Bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönemle, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken yedi yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas kurularak Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey‘i bugün, dördüncü gün emniyette tutuyorlar. 20 saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, teslim almaya; 20 saat boyunca ifade alarak ona bir takım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya ve adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra ki umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.”
“Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ihbara güvenmedikleri; o iftiranın, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip ‘Ya AK Parti‘ye katılacaksın, ya hapse atılacaksın’ dediler. Bugün Mustafa Bozbey göz altındaysa bunun sebebi AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olmasıdır. Şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde topuklu, ‘topuklayan efe’ gibi gidipte AK Parti‘ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum. Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu? İddia ediyorum; Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti‘ye katılmayı kabul etse bir anda bütün iş değişir; savcının tutumu değişir, kararlar değişir ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir. Bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur. Bu yalana, baskıya teslim olmayan ve bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim olmayan Mustafa Bozbey‘in sonuna kadar arkasındayız.”
Bursa halkının seçimlerde ortaya koyduğu iradeye vurgu yapan Özel, sandıkta kazanılamayan belediyenin farklı yollarla alınmak istendiğini öne sürdü. Bozbey’in hizmetlerini sıralayan Özel, yapılan yatırımlara rağmen böyle bir sürecin yaşanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“DİDİK DİDİK YAPILDI, HİÇBİR ŞEY BULUNAMADI”
“Burası Bursa ve burada Mustafa Bozbey yüzde 47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. Yüzde 30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan, o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum. Üç kişiden bir kişinin oyuyla geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde yüzde 65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisini bu dönemine değil de yedi yıl önceden o güne dair bir iftiracıyla içeri atmak ve hapsetmek, sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hakimle almak… Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza. Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan, aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay‘da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi bugün daha üzerinde yedi yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklamaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını el ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyorum. İşte rezaletin fotoğrafı budur. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. ‘Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin’ denince kızıyorsun. Bu yapılan nedir? Bugün cümle alem biliyor ki eğer buradan belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik yapıldı son iki yıl, hiçbir şey bulunmadı. Yedi yıl öncesindeki beş yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu. Bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne…”
“MİLLET KİMİ SEÇERSE GÖREV ONDADIR”
“Buradan açıkça söylüyorum. Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez, bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur. Erdoğan’a söylüyorum. Burada belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet ‘Kararım budur’ diyor, sen ona direniyorsun. Unutma… Bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın, gider. Evladını istersin, verir. Evladı tabutla gelir bayrağı sarılı, ‘Vatan sağ olsun’ der. Ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’in kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir. Bu arada bakın kimden bahsediyorum? Neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. Bunu duyan - duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar lira borç bırakan AKP bir tarafa… Hem de ‘Silkeleyin bunları, paralarını kesin. İflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar lira borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.





