<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Koza24 - Haberler, Son Dakika Haberleri ve Bursa Güncel Haber</title>
    <link>https://www.koza24.com</link>
    <description>Bursa Koza 24 haber sitesi Bursa haberleri Bursaspor haberleri , Bursa son dakika haberleri Bursa ekonomi  haberleri, Bursa canlı yayınlar, yerel siyaset, sanayi ve ekonomi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.koza24.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 14:38:59 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar yorgunluğu nedir ve nasıl geçer?]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/bahar-yorgunlugu-nedir-ve-nasil-gecer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/bahar-yorgunlugu-nedir-ve-nasil-gecer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevsim geçişleri, hastalıkların artışa geçtiği dönemler arasında yer alıyor. Özellikle ilkbahara adım attığımız bugünlerde görülen bahar yorgunluğu, kişilerin sosyal ve iş yaşamını olumsuz etkilerken, hayat kalitesini düşürebiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serdal Baysal, bahar aylarında ortaya çıkan şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Halsizlik, yorgunluk gibi durumlar iki haftadan uzun sürüyorsa, bir hekimden yardım alınmalı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın baharın gelişine ayak uyduramamasından kaynaklanan bahar yorgunluğu, ortalama iki-üç hafta süren halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik haliyle kendini gösteriyor. Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi İç Hastalıkları Uzm. Dr. Serdal Baysal, bahar yorgunluğunun belirtilerini şöyle anlattı:<br />
"Boyun, sırt, omuz ve yaygın eklem ağrıları, mide bağırsak sisteminde değişikliğe bağlı olarak mide ağrıları, şişlik, gaz, kabızlık ve ishal, iştah değişiklikleri, nöropsikiyatrik değişikliklere bağlı olarak sinirlilik, baş ağrısı, sıkıntı, uyku düzensizlikleri, cilt, kalp, tansiyon ve şeker hastalıklarında artış görülür. Bahar aylarında havadaki ısı, ışık, nem ve havadaki iyon değişikliklerine bağlı olarak insan metabolizmasında da değişiklikler olur. Hormonal değişikliklere bağlı olarak mide şikayetlerinde artış veya mide hastalıklarının nüksü, tansiyon ve şeker regülasyonunda bozulma görülebilir. Yine bahar aylarındaki hareket ve beslenme alışkanlığındaki değişiklik de bahar yorgunluğunun ortaya çıkmasına neden olabilir."<br />
<br />
Baharda vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı artar<br />
Uzm. Dr. Serdal Baysal, açık havada yürüyüş yaparak, günlük duş almak, bol sıvı tüketmek, az ve sık aralıklarla beslenmek, vitamin ve mineral içeriği zengin içecek ve yiyecekler tüketmek, hobilerle uğraşmak, müzik dinlemek, sigara, alkol ve kafein içeren gıda tüketimini azaltmakla bahar yorgunluğundan korunalabileceğini kaydetti. Bahar yorgunluğuna karşı düzenli egzersiz, stres ve gürültüden uzak durma, manyetik ortamlardan uzak durma, cep telefonu ile uzun süre konuşmama, sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli sıvı tüketme, kola, alkol, çay ve kafein gibi metabolizmamızı uyaran sıvıları fazla tüketmeme gibi önlemlerin de alınabileceğini belirten Uzm. Dr. Baysal, şöyle devam etti:<br />
"Vücudun susuz kalması susuzluğun düzeyi ile bağlı olmakla birlikte yorgunluktan komaya kadar değişen ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Düzenli egzersiz olarak sabah veya akşam yürüyüşleri, bisiklet kullanma, jimnastik yapılabilir. Bahar aylarında vücudun vitamin ve mineral ihtiyacı arttığı için bol sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak havalarda artan su ihtiyacı nedeniyle günlük 2-3 litre sıvı alınmalı, alkollü ve kafeinli içecekler mümkün olduğunca az tüketilmeli, karbonhidratlı gıdalar yorgunluk ve dikkatsizliğe neden olduğu için az tüketilmeli. Ağır yemekler yerine sebzeli ve zeytinyağlı gıdalar tercih edilmeli, kavurma ve ızgara etler yerine de haşlama etler tüketilmelidir. Yorgunluk, bir hastalık değil bir şikayettir. Birçok hastalıkta yorgunluk ilk bulgu olabilir, bu nedenle uzun süren yorgunluklarda mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Screenshot 1-1896" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-1-1896.jpg" width="411" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/bahar-yorgunlugu-nedir-ve-nasil-gecer</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/04/image-1775719807162.jpg" type="image/jpeg" length="57514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su Çiçeği Hastalığı Nedir?]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/su-cicegi-hastaligi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/su-cicegi-hastaligi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülke genelinde artış gösteren suçiçeği vakaları aileleri tedirgin ederken, uzmanlar özellikle okul ve kreşlerde hızla yayılan hastalığa karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülke genelinde suçiçeği (varisella) vakalarında ara ara gözlemlenen artış aileleri tedirgin ederken, özellikle okul ve kreş gibi toplu alanlarda yayılan hastalıkla ilgili Burtom Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ufuk Sevgican, şu açıklamayı yaptı :</p>

<p><strong>“</strong>Suçiçeği, özellikle çocukluk çağında sık görülen bulaşıcı bir hastalıktır. Geçmişte oldukça yaygın olan bu hastalık, günümüzde aşı sayesinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış olsa da, hâlâ dikkat edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir.</p>

<p>Suçiçeği oldukça bulaşıcıdır ve enfekte bir kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla havaya karışan solunum damlacıklarını soluyarak veya açık yaralardan gelen sıvıyla doğrudan temas yoluyla kolayca yayılır. Özellikle hastalığı daha önce geçirmemiş veya aşı olmamış kişiler için risk oldukça yüksektir.</p>

<p>Suçiçeği genellikle kaşıntılı küçük sıvı dolu kabarcıklarla kendini gösterir. Virüse maruz kaldıktan sonra belirtilerin ortaya çıkması 7 ila 21 gün sürebilir. Döküntüler ise çoğunlukla 5 ila 10 gün içinde seyrini tamamlar. Döküntüden önce görülebilen belirtiler arasında ateş, iştahsızlık, baş ağrısı ve genel bir halsizlik hali yer alır.</p>

<p>Hastalığın seyri sırasında döküntüler üç aşamadan geçer. İlk olarak papül adı verilen kabarık şişlikler ortaya çıkar. Ardından vezikül olarak adlandırılan, içi sıvı dolu küçük kabarcıklar oluşur. Son aşamada ise kabarcıklar kabuk bağlar ve iyileşme süreci başlar. Virüs, tüm kabarcıklar kabuk bağlayana kadar bulaşıcı özelliğini sürdürür.</p>

<p>Uzmanlar, suçiçeği olan çoğu sağlıklı bireyde semptomatik tedavinin yeterli olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Çocukların tırnaklarının kısa tutulması, ılık banyo yapılması ve gerekirse ağızdan antihistaminlerin kullanılması önerilir. Ateş ve ağrıyı azaltmak için parasetamol tercih edilirken, aspirin asla verilmemelidir. Ayrıca 12 yaşından büyük bireylerde antiviral ilaç tedavisi gerekebilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın yayılmasını önlemek adına izolasyon büyük önem taşımaktadır. Suçiçeği olan bir kişi, döküntü ortaya çıkmadan 1-2 gün önce bulaşıcı hale gelir ve tüm kabarcıklar kabuk bağlayana kadar bu durum devam eder. Bu nedenle çocukların bu süreçte okul ve kreş gibi toplu ortamlardan uzak tutulması gerekmektedir.</p>

<p><img alt="Screenshot 6-657" class="detail-photo img-fluid" height="565" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-6-657.jpg" width="450" /></p>

<p></p>

<p>Sonuç olarak, suçiçeği her ne kadar çoğu zaman hafif seyirli bir hastalık olarak bilinse de, bulaşıcılığı ve yayılma hızı göz önünde bulundurulduğunda ciddiye alınması gereken bir enfeksiyondur. Aşılama, hijyen ve bilinçli yaklaşım, hem bireysel hem de toplumsal sağlığın korunmasında kilit rol oynamaktadır. Sağlıklı günler diliyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/su-cicegi-hastaligi-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/04/image-1775546667939.jpg" type="image/jpeg" length="39973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar aylarında bu hastalıklara dikkat!]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/bahar-aylarinda-bu-hastaliklara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/bahar-aylarinda-bu-hastaliklara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri, birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırladığını belirten uzmanlar, bazı konularda uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üst solunum yolları enfeksiyonları, doktora başvurmanın önde gelen sebepleri arasında yer aldığını ifade eden uzmanlar, zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep olduğunu söyledi. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geldiğini belirten Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte, bu hastalıklar sinüzit, tonsillit (bademcik iltihabı), orta kulak iltihabı ve larenjite neden olabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olma, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Damlacık enfeksiyonu biçiminde ortaya çıkar, yani yakın mesafeden konuşma, öpme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşmalarını kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de bulaşır. Gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek amacıyla üst solunum yolu enfeksiyonlarının tanısında viral hastalık farklarının bulunması gerekir" diye konuştu.<br />
Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını şöyle sıraladı:<br />
"Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Soğuk mevsimlerde daha sıktır. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. 5 yaşın altındaki çocuklar yılda ortalama 8-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. Klinik belirtiler genellikle hafiftir. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşurma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir."</p>

<p><br />
İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk, "Virüsün 3 tipi vardır. Tip A insanlar, domuzlar ve kümes hayvanlarında, Tip B sadece insanlarda hastalık yapar. Tip C ise insanlarda çok hafif belirtilere yol açar. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik verilmez ancak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi ikincil enfeksiyon, komplikasyon olarak eklenmiş ise antibiyotik kullanılır. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır. Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan büyük tüm çocuklar ve erişkinlere her yıl aşı uygulanmasını önermektedir. İki tip aşı mevcuttur. İlki 6 aylıktan büyük herkese uygulanabilen ölü virüs içeren aşıdır. İkincisi burun spreyi olarak uygulanan canlı zayıflatılmış grip aşısıdır, bu aşı 5-49 yaş arası sağlıklı, ek kronik hastalığı bulunmayan bireylere uygulanmak üzere onay almıştır. 6 ay- 9 yaş arası küçük çocuklarda yüksek düzeyde yeterli cevap oluşması için, aşının bir ay ara ile iki doz yapılması önerilmektedir. Çocuklarda ve yüksek risk grubunda özelikle aşı uygulanması önerilmektedir" diye konuştu.</p>

<p><br />
AkutFarenjit ve tonsilit, yutak ve bademciklerin ani başlayan enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk şöyle devam etti;<br />
"Virüs veya bakteriyel kaynaklı olabileceği için etkene göre tedavi metodu değişiklik gösterir. Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri ( boğazdan alınan örnek ile hızlı antijen tarama testi) sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Orta kulak iltihabı ise çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay asındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Akut sinüzit, yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Yine sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Vira enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir. Op. Dr. İdil Öztürk, söz konusu bu üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için hijyene ve el yıkamaya özen gösterilmesi, kalabalık ortamlardan uzak durulması, kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, hasta kişilere mümkünse maske taktırılması ve fazla yaklaştırılmaması, yaşa uygun ve dengeli beslenilmesi, mevsime uygun giyinilmesi gerekir."</p>

<p><img alt="Screenshot 5 (23)" class="detail-photo img-fluid" height="492" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-5-23.png" width="604" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/bahar-aylarinda-bu-hastaliklara-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-6-22.png" type="image/jpeg" length="99432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi’nde 100 normal doğum kutlaması]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/hayat-hastanesinde-100-normal-dogum-kutlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/hayat-hastanesinde-100-normal-dogum-kutlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın köklü sağlık kuruluşlarından Hayat Hastanesi, anne ve bebek sağlığını önceleyen çalışmalarıyla önemli bir başarıya imza attı. Hastanede bir ay içerisinde gerçekleştirilen 100 normal doğum, düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Normal doğumun anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, “Normal doğum, hem anne hem de bebeğin biyolojik sürecine en uygun olan yöntemdir. Dünya Sağlık Örgütü'nün de teşvik ettiği normal doğum yöntemini desteklemek için kadromuzu sürekli eğitiyoruz. Biz burada sadece bir sayıya ulaşmadık, annelerimizi bu doğal sürece hazırlayacak güvenli ortamı ve uzmanlığı sunduk” dedi.</p>

<p><img alt="Screenshot 6-653" class="detail-photo img-fluid" height="399" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-6-653.jpg" width="600" /></p>

<p>Bu sonuca ulaşabilmek amacıyla çok sayıda eğitim ve seminerle kadronun daha donanımlı hale getirildiğine işaret eden Dr. Ahmet Özkul, “Ayrıca kalite belgelerini alıyoruz. Hayat Hastanesi’nin Sağlıkta Kalite Sistemi (SKS) puanının 100 üzerinden 99.4 olarak açıklandığını belirtmek isterim. Bu hepimizin başarısıdır. Kurumumuzda her şeyden önce eğitimi önemseyerek, gelişimin yükselmesini sağlıyoruz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Medikal Direktör Uzm. Dr. Fatih Özkul ise, “Ülkemizde doğumlarda sezaryen sayısı yükseliyor. Hayat Hastanesi olarak; biz bunu düşürmeye çalışıyoruz. Her bir birim ayrı ayrı titizlikle çalıştığı için bu sonuç elde edildi. Bütünün her bir parçası olarak kabul edebileceğimiz tüm çalışma arkadaşlarımıza, bütün ekibimize çok teşekkür ederim. Bunu hep birlikte başardık” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Screenshot 7-527" class="detail-photo img-fluid" height="396" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-7-527.jpg" width="600" /></p>

<p>Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Koordinatör Betül Kabalar ise, “Bu başarıyı hep beraber elde ettik. Ekibin buna uygunluğu her şeyden önemli. Bu yüzden bütün çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Normal doğum sayısını artırmak için ne kadar çabaladığınıza şahit oldum. Güzel bir noktaya geldik. Normal doğum sayısı daha fazla artsın ki hep beraber tekrar kutlama fırsatımız olsun” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Işık da, “Özelde normal doğum olmaz şeklindeki önyargıları buradaki arkadaşlarımla beraber kırdık. Ebelerimize duyduğumuz güven sayesinde bu başarıyı artırabildik. Herkesi tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Screenshot 8-460" class="detail-photo img-fluid" height="403" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-8-460.jpg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmaların ardından pasta kesilerek kutlama gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/hayat-hastanesinde-100-normal-dogum-kutlamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/04/screenshot-5-784.jpg" type="image/jpeg" length="41875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı yaşam kolon kanseri riskini azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/saglikli-yasam-kolon-kanseri-riskini-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/saglikli-yasam-kolon-kanseri-riskini-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolorektal/kalın bağırsak kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunuyor. Birçok kanser türünde olduğu gibi, sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzını benimsemek, ideal kiloda kalmak ve işlenmiş gıda tüketiminden kaçınmak, kalın bağırsak kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı‘na göre; dünyada her 5 kişiden biri kansere yakalanıyor. 8 erkekten 1'i ve 11 kadından 1'i kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre; 2020 yılında Türkiye'de en sık görülen ilk 5 kanser türünden biri kolorektal / kalın bağırsak kanseri. Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Hande Güngör, kalın bağırsak kanserine karşı alınabilecek tedbirleri şöyle anlattı:<br />
"Aşırı kilolu veya obez olmak, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketmek, alkol-sigara kullanmak ve fiziksel olarak aktif olmamak kolorektal kansere yakalanma riskini artırabilen faktörlerdendir. Sağlıklı kiloda kalmak ve bunu sürdürmek, farklı renklerde taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, posa içeriğinden zengin besin tüketimini artırmak önemlidir. Rafine şeker ve yüksek karbonhidrat içeren besin tüketimini sınırlamak, sigara-alkol tüketiminin bırakılması gerekir. Soğan-sarımsakta bulunan ve suda çözülebilen polisakkaritlerden ‘inülin’in prebiyotik etkisi, sağlıklı kolonosit hücrelerinin büyümesini destekler ve metastazın azalmasına katkı sağlar."<br />
Kahve tüketimi erkeklerde riski azaltırken, kadınlarda artırıyor<br />
Çay ve kahvede bulunan biyoaktif bileşenlerden polifenollerin kolorektal kansere karşı koruyucu olduğunu ifade eden Dyt. Hande Güngör, şu bilgileri verdi:<br />
"Yapılan çalışmalarda, kahve tüketiminin erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı, kadınlarda ise rektal kanser riskini arttırdığı belirlenmiştir. Antioksidan, antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkisi olan zerdeçalın kimyasal bileşeni kurkumin, kolorektal kanserden koruyucu ve iyileştirici etkiye sahiptir. Kurubaklagiller, kuruyemişler, taze sebze ve meyveler posa açısından zengindir. Çözünür posa, antitümör etkisiyle, çözünmez posa ise kanserojen bileşenlerin emilimini önemli ölçüde azaltarak kolon kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Grubunun en yüksek posa içeren besinleri olan barbunya, badem ve bezelye başta olmak üzere, diyet lifi içeren tüm besinlerin tüketimi artırılmalıdır. 1-31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı'nda kolon sağlığını korumaya yardımcı olan besin tüketimini artırarak bağırsak sağlığı güçlendirilebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/saglikli-yasam-kolon-kanseri-riskini-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/a-w671491-01.jpg" type="image/jpeg" length="99598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polen Alerjisi ve Korunma yolları]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/polen-alerjisi-ve-korunma-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/polen-alerjisi-ve-korunma-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında havaların ısınması, çiçeklerin açması ve ağaçların yeşermesi beraberinde alerjiyi de getiriyor. Saman nezlesi ya da alerjik rinit olarak da bilinen bahar alerjisi en çok çayır, çiçek ve ağaç polenlerinden kaynaklanıyor. Tedavi edilmediğinde astıma dönüşebilen bahar alerjisine karşı alınacak önlemler ise hastalığın daha hafif geçmesine yardımcı oluyor. Medicana Sağlık Grubu KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüsamettin Olgun bahar alerjisi hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarında burun akıntısı, hapşırma, göz kızarması, öksürük, nefes tıkanması ve cilt kaşınmasından yakınanların sayısı artıyor. Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüsamettin Olgun, "Şehirlerde görülen polen miktarları yılda yüzde 3 oranında artış göstermektedir. Bunun sebebi ise hava sahasındaki karbondioksit oranına bağlanmaktadır. Karbondioksit, hava ve iklim ısınmasına sebep olduğu için çiçekler her yıl daha erken açmaya başlamakta ve buna bağlı olarak polenler daha erken ve daha uzun süreli uçuşmaktadır. Halk arasında saman nezlesi olarak da bilinen polen alerjisi, daha çok 5 ile 40 yaş grubu arasındakileri etkilemektedir. Polen alerjisi olan kişiler, özellikle temizliğe önem vermelidir. Ağır kokulardan ve tütün dumanından da uzak durmalıdırlar" dedi.</p>

<p><br />
Üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabiliyor<br />
Gerekli tedbirler alınmadığı sürece ya da yeterli tedavinin uygulanmaması durumunda hastalığın astıma dönüşme ihtimali bulunduğunu belirten Op. Dr. Hüsamettin Olgun, "Birçok insan öncelikle üşüttüğünü düşünürken, alerjik unsurlar gözden kaçmaktadır. Bu alerjilere uygulanabilecek tedavi yöntemleri çok geniş değildir. Anti alerjik burun spreyleri, göz damlaları veya ilaçlar kullanılabilmektedir. Belli gruplara aşı tedavisi de uygulanabilmektedir. Ancak aşı tedavisi Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre uygulanmalıdır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır<br />
Op. Dr. Olgun, alınabilecek bazı tedbirleri ise şu şekilde sıraladı:<br />
"Hasta mümkün olduğunca sokağa çıkmamalıdır. Dışarı çıktığında ise polen maskesi kullanmalıdır. Polen mevsiminde açık havada spor yapmak doğru değildir. Evi sabah değil öğle sonrası havalandırmalıdır. Araba ve evlerin pencereleri kapalı tutulmalıdır. Polenler daha çok sabah saat 05.00 ile 10.00 arasında yayılmaktadır. Ev ve arabadaki klimaların polen filtreleri sık sık değiştirilmelidir. Ev içi hava temizleyiciler eve giren polenlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olabilir. Dışarıdan gelindiğinde duş almakta fayda vardır. Çamaşırlar dışarıda kurutulmamalıdır. Kedi ve köpek uzun süre oturma ve yatak odasında bulundurulmamalı."</p>

<p><img alt="Screenshot 11-320" class="detail-photo img-fluid" height="476" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-11-320.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/polen-alerjisi-ve-korunma-yollari</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/image-1774598398896.jpg" type="image/jpeg" length="86760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medikal estetikte sertifika dönemi]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/medikal-estetikte-sertifika-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/medikal-estetikte-sertifika-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’nın sağlık alanındaki öncü kurumlarından Burtom Sağlık Grubu, Sağlık Bakanlığı çatısı altında düzenlenen “Estetik ve Kozmetik Uygulamaları Sertifikalı Eğitim Programı”na ev sahipliği yaptı. Teorik ve pratik aşamaları kapsayan yoğun eğitim sürecini tamamlayan hekimler, düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yetkin olmayan kişilerin yaptığı yanlış estetik uygulamalar önemli sağlık sorunlarına neden olurken, Sağlık Bakanlığı’nın estetik ve kozmetik uygulamalar alanında sertifikalı eğitim programlarının standartlarını belirleyen yeni düzenlemesiyle ülke genelinde “Estetik ve Kozmetik Uygulamaları Sertifikalı Eğitim Programları” gerçekleştirilmeye başlandı. Bakanlıkça eğitim merkezi olarak yetkilendirilen Burtom Sağlık Grubu’nda “Estetik ve Kozmetik Uygulamaları Sertifikalı Eğitim Programı” düzenlendi.</p>

<p>Program Koordinatörü Dr. Esra Tanrıkulu, estetik ve kozmetik uygulamaların modern tıbbın önemli bir alanı haline geldiğini belirterek, “Bu uygulamalar yalnızca estetik müdahaleler değil; ciddi anatomi bilgisi, deneyim ve komplikasyon yönetimi gerektiren tıbbi işlemlerdir. Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen bu programın temel amacı; uygulamaların bilimsel temelde, standardize edilmiş ve hasta güvenliğini önceleyen bir çerçevede yapılmasını sağlamaktır. Programla, hekimlerimizin bilgi ve becerilerini sistematik bir eğitimle güçlendirerek güvenli uygulama kültürünü yaygınlaştırmayı hedefledik" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Nitelikli Eğitim</strong></p>

<p>Eğitime yalnızca tıp fakültesi mezunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde uygulama yetkisi bulunan hekimlerin katılabildiğini ifade eden Tanrıkulu, niteliğin önemine dikkat çekerek, “Özellikle uygulamalı eğitimlerin kalitesini korumak adına kontenjanımızı sınırlı tuttuk. Amacımız, her katılımcının aktif olarak uygulama yapabilmesi ve birebir mentörlük alabilmesiydi. Kaliteyi artırmak adına nicelikten çok nitelik bizim için ön plandadır" diye konuştu.</p>

<p>Eğitim programının hem teorik hem pratik aşamalardan oluştuğunu belirten Dr. Esra Tanrıkulu, katılımcıların, uzman eğitmenler eşliğinde model ve vaka uygulamaları yaparak el becerilerini geliştirdiklerini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Screenshot 7-523" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-7-523.jpg" width="317" /></p>

<p><strong>Multidisipliner Uzman Kadrosu</strong></p>

<p>Eğitmen kadrosunun alanında deneyimli uzman hekimlerden oluştuğunu vurgulayan Tanrıkulu; Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, Kulak Burun Boğaz, Dermatoloji ve Medikal Estetik alanında aktif uygulayıcı hekimlerin eğitim verdiğini belirtti. Bu yapının, katılımcılara hem anatomik hem de cerrahi perspektiften kapsamlı bir bakış açısı kazandırdığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>"Merdiven Altı" Uygulamalara Karşı Uyarı</strong></p>

<p>Yetkin olmayan kişilerin yaptığı uygulamaların geri dönülemez sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunan Dr. Esra Tanrıkulu, “Estetik işlemler basit görünse de ciddi müdahalelerdir. Yetkin olmayan ellerde; damar içi enjeksiyona bağlı doku nekrozu, görme kaybı, enfeksiyon, asimetri, kalıcı deformiteler ve hatta anafilaksi gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bu işlemler mutlaka steril şartlarda, uygun tıbbi ekipman ve acil müdahale imkânı bulunan ortamlarda, sadece eğitimli hekimler tarafından yapılmalıdır” şeklinde konuştu.</p>

<p>Dr. Tanrıkulu, kurum olarak yüksek standartlı eğitimlere devam etmeye hazır olduklarını söyleyerek, “Gelecek dönemlerin devamlılığı Sağlık Bakanlığı’nın planlamaları doğrultusunda belirlenecek. Hekimlerden gelen yoğun talep ve artan ilgi, bu eğitimlerin hem mesleki gelişim hem de hasta güvenliği için ne kadar elzem olduğunu göstermektedir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Screenshot 6-647" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-6-647.jpg" width="380" /></p>

<p><strong>"Temel Önceliğimiz Hasta Güvenliği"</strong></p>

<p>Dr. Esra Tanrıkulu sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p>“Estetik uygulamalar kişinin özgüvenine ve yaşam kalitesine dokunur ancak her şeyden önce birer tıbbi müdahaledir. Biz bu programla hem mesleki standardizasyonu hem de etik ve bilimsel yaklaşımı güçlendirmeyi hedefledik. Sağlık Bakanlığı çatısı altında yürütülen bu çalışmaların, ülkemizde medikal estetik kalitesini artıracağına inancımız tamdır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/medikal-estetikte-sertifika-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-4-958.jpg" type="image/jpeg" length="86707"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Geniz Eti Belirtileri ve Tedavisi]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/cocuklarda-geniz-eti-belirtileri-ve-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/cocuklarda-geniz-eti-belirtileri-ve-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, çocuklarda geniz etinin alınması için büyümenin beklenmesinin tedavi başarısını düşürebileceğini belirterek, hastaya verdiği zarara göre ameliyat kararının geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geniz eti ve bademcik dokularının bağışıklık sisteminin önemli parçaları olduğunu ifade eden Özel Medicana Sağlık Grubu KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, bu dokuların vücudu enfeksiyonlara karşı koruduğunu belirtti. Öztürk, geniz eti ve bademciklerin en büyük boyutlarına genellikle 2 ile 6 yaş arasında ulaştığını belirterek, "Bu dönemde anneden geçen bağışıklık etkisi azalır ve çocuğun kendi bağışıklık sistemi devreye girer. Çocuklar bu süreçte mikroplarla daha fazla karşılaştıkları için erişkinlere göre daha sık hastalanırlar. Bağışıklık sisteminin yoğun çalışması nedeniyle bu yaşlarda geniz eti ve bademcik büyümeleri daha sık görülür" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Geniz etinin burun arkasında yer aldığı için ağızdan görülemediğini, kamera veya röntgen ile tespit edilebildiğini belirten Öztürk, geniz eti enfeksiyonlarının burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, öksürük, ateş ve orta kulak iltihabı gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi. Öztürk ayrıca geniz eti büyümesinin horlama, ağız açık uyuma, uykuda nefes durması, konuşma bozukluğu, çene gelişiminde bozulma ve kulakta sıvı birikmesine bağlı işitme kaybına da neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><br />
Bademcik enfeksiyonlarının ise boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ateş, ağız kokusu, boyunda şişlik, halsizlik ve eklem ağrılarına yol açabileceğini dile getiren Öztürk, bademcik büyümesine bağlı olarak da horlama, ağız açık uyuma, uykuda nefes durması ile konuşma ve beslenme sorunlarının görülebileceğini kaydetti.</p>

<p><br />
İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi müdahalenin gündeme geldiğini vurgulayan Öztürk, "Ameliyat için kesin bir yaş sınırı yoktur. Karar hastaya verdiği zarara göre verilir. Genel olarak bademcik ameliyatı için 3 yaş sonrası uygun görülürken, geniz eti ameliyatı gerekli durumlarda 1 yaşında bile yapılabilir. Çocuğun büyümesini beklemek bazı durumlarda hastaya zarar verebilir ve tedavinin başarısını azaltabilir" diye konuştu.</p>

<p><br />
Ameliyatların genel anestezi altında yapıldığını belirten Öztürk, bademcik ameliyatının dokunun kapsülü ile birlikte çıkarılması, geniz eti ameliyatının ise büyüyen dokunun temizlenmesi şeklinde uygulandığını söyledi. Ameliyat süresinin genellikle 30 ile 60 dakika arasında değiştiğini belirten Öztürk, çoğu hastada aynı gün taburcu işlemi yapılabildiğini, bazı durumlarda ise kanama riskine karşı bir gece hastanede gözlem gerekebileceğini sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="Screenshot 6-646" class="detail-photo img-fluid" height="479" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-6-646.jpg" width="550" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/cocuklarda-geniz-eti-belirtileri-ve-tedavisi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/image-1774511217885.jpg" type="image/jpeg" length="23119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda bahar alerjisi önlemleri]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/cocuklarda-bahar-alerjisi-onlemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/cocuklarda-bahar-alerjisi-onlemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar ayları çocuklar için özgürce doğanın keyfini çıkartmak anlamına gelse de, hapşırma krizleri, burun akıntısı ve kaşıntısına yol açan "alerjik nezle (rinit)" ya da bilinen diğer adıyla "saman nezlesi" oldukça rahatsız edici bir sağlık sorunu olarak yaşanabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alerjik nezlenin 2 gruba ayrıldığını belirten Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bahar nezlesi, çimen, ağaç ve ot polenlerine bağlı gelişmekte iken, perennial alerjik nezle ise ev tozu akarı, hamamböceği, küf ve evcil hayvanlara bağlı gelişmektedir. Özellikle bahar aylarında burun akıntısı, burun tıkanıklığı sorunu yaşayan hastaların yaklaşık yarısı bahar nezlesidir. Bahar nezlesi yıl boyu sürer ya da mevsimseldir" dedi.</p>

<p><br />
Uzm. Dr. Mesut Arslan, alerji belirtilerini şöyle sıraladı: "Sık tekrarlayan burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve aksırık nöbetleri ile kendini gösterir. Aksırıklar arka arkaya 10-20 atak halinde, burun akıntısı ise su gibi olup çok bol miktarda ve devamlıdır. Akıntı olmadığı durumlarda çocuk burun tıkanıklığından şikâyet edebilir. Burun tıkanıklığı burun içini kaplayan mukozanın şişmesinden olur. Alerjik nezle, göz sulanması ve kaşıntısı gibi göz alerjileri ile birlikte de görülebilir. Bazen damakta ve genizde akıntı veya kaşıntı hissedilebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
"Alerjik nezle genellikle soğuk algınlığıyla karıştırılabilen bir hastalıktır" diyen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Eğer nezle, ilkbahar ve yaz aylarında başlayıp, üç haftadan uzun sürüyorsa ve iyileşme eğilimi göstermiyorsa, alerjik nezle şüphesi kuvvetli hale gelir. Böyle durumlarda mutlaka doktora danışılması gerekir. Bahar alerjisi çocuklukta 2 yaşından önce nadir görülür. Özellikle okul çağında sık görülür. Alerjik nezlesi olan çocuklarda astım da görülmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle aileler çocukta öksürük ve hırıltı belirtilerine karşı dikkatli olmalıdır. Çocukluk yaşlarında ilk belirtilerini veren hastalık yetişkin döneminde de devam edebilir" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
Çocukta alerjik nezleden şüphelenildiği durumlarda, alerjiye neden olan maddeyi tespit etmek için cilt veya kan testleri yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Testlerin sonucunda, çocuğun belli bir alerjene karşı duyarlı olduğu tespit edildiği takdirde, buna karşı tedbirler alınabilir ya da bu alerjiye yönelik tedaviye başlanabilir. Alerjik nezle tedavisinin ilk adımı alerjiye sebep olan alerjenlerden kaçınmaktır. Eğer çocuktaki alerjik nezle polenlere karşı gelişiyorsa, tozlaşmanın sıkça görüldüğü aylarda, çocuğu yeşil alanlardan mümkün olduğunca uzak tutmak gerekebilir ya da temas kaçınılmazsa tedavi altında tutulması sağlanmalıdır" dedi.</p>

<p><br />
Çevresel korunma yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda, ilaç tedavisinin etkili bir yöntem olacağına değinen Uzm. Dr. Mesut Arslan, "Bu ilaçlar sadece belirtilerin görüldüğü günlerde kullanıldıklarında bile, çocuğun şikâyetlerini gidermeye yardımcı olabilir. İlaç tedavisi de yetersiz kaldığında çocuklarda aşı tedavisi, "immünoterapi" uygulanmaktadır. Çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerin artan dozlarda çocuğa verilmesiyle bağışıklık sistemini düzenlemeyi amaçlayan aşı tedavisi, bir süre sonra vücudun bu alerjenleri doğal karşılayabilmesini sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Screenshot 14 (11)" class="detail-photo img-fluid" height="389" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-14-11.png" width="496" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/cocuklarda-bahar-alerjisi-onlemleri</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-15-11.png" type="image/jpeg" length="80923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Metabolizmada kademeli geçiş uyarısı]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/metabolizmada-kademeli-gecis-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/metabolizmada-kademeli-gecis-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve kısıtlı öğün düzeninin ardından, vücudun normal beslenme ritmine güvenli bir şekilde dönebilmesi için dikkatli olunması gerekiyor. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, bayramla birlikte porsiyonların aniden artmasının ve kontrolsüz tatlı tüketiminin sindirim sistemi sorunlarından kan şekeri dalgalanmalarına kadar birçok riski beraberinde getireceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metabolizmanın Yeni Düzeni: Acele Etmeyin</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayramların, insanların bir araya geldiği, uzun sohbetlerin ve paylaşılan sofraların eşlik ettiği özel zamanlar olduğunu belirten Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, Ramazan sonrası süreçle ilgili olarak, "Ramazan ayı boyunca bireyler ortalama 12-16 saat süren açlık periyotlarına adapte olur. Ramazan sonrası dönemde ise metabolizmanın yeniden günlük beslenme düzenine uyum sağlayabilmesi için öğünlerin dengeli planlanması, porsiyon kontrolünün sağlanması ve özellikle basit şeker içeriği yüksek tatlıların ölçülü tüketilmesi önemlidir. Kısacası Ramazan sonrası dönemde beslenmede temel yaklaşım; ani ve aşırı tüketimden kaçınarak vücudun normal metabolik ritmine kademeli ve dengeli bir şekilde dönmesini sağlamaktır."</p>

<p></p>

<p><strong>Sağlıklı Bir Bayram İçin Altın Kurallar</strong></p>

<p>Uzm. Dyt. Kurtuluş, bayramı hem keyifli hem de zinde geçirmek isteyenler için temel önerilerini sıraladı :</p>

<p>"Güne Dengeli Bir Kahvaltı İle Başlayın: Bir ay boyunca sahur ve iftar düzenine alışan metabolizma için bayram sabahı yapılan kahvaltı oldukça önemlidir. Yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve sebze içeren; protein, sağlıklı yağ ve kompleks karbonhidrat bakımından zengin bir kahvaltı, kan şekerini dengeler ve gün içerisindeki aşırı enerji alımını sınırlandırmaya yardımcı olur.</p>

<p>Tatlı Tüketimini Dengeleyin: Ramazan sonrası iştah artışı görülebilir ve porsiyonlar farkında olmadan büyüyebilir. Geleneksel baklava ve şerbetli tatlılar yerine, küçük porsiyonları veya sütlü tatlıları tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım sağlar.</p>

<p>Sindirim Sistemini Destekleyin: Ani ve ağır yemekler şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Öğünlerin yavaş tüketilmesi ve sebze içeriğinin artırılması sindirimi destekleyecektir.</p>

<p>Sıvı Tüketimi ve Fiziksel Aktivite: Bayramda artan çay ve kahve tüketimi suyun yerini tutmaz. Gün boyunca yeterli su tüketimi sağlanmalı, yemeklerden sonra yapılan kısa süreli yürüyüşlerle kan şekeri kontrolü ve sindirim kolaylaştırılmalıdır."</p>

<p></p>

<p><strong>"Önemli Olan Yasaklamak Değil, Porsiyon Kontrolü"</strong></p>

<p>Bayramın ruhuna uygun şekilde ikramların tadını çıkarmanın mümkün olduğunu ifade eden BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, "Ramazan Bayramı'nda önemli olan tüm ikramlardan tamamen kaçınmak değil, porsiyon kontrolü ve dengeli seçimlerle bayramın keyfini sağlıklı şekilde çıkarabilmektir. Tüm halkımıza sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/metabolizmada-kademeli-gecis-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-7-517.png" type="image/jpeg" length="60855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burtom'dan Huzurevi Sakinlerine Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevi-sakinlerine-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevi-sakinlerine-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURTOM Sağlı Grubu yöneticileri, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi, tecrübelerinin değerinin hatırlanması ve kuşaklar arası bağların pekiştirilmesi amacıyla kutlanan 18 - 24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası çerçevesinde Mudanya Huzur Özen Yaşlı Konukevi'ni ziyaret etti. Ziyarette, yaş almış bireylerin sadece bir hafta değil, yılın her günü sevgi, saygı ve ilgiyle anılması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURTOM Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi İşletme Yöneticisi İbrahim Gülmez, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş ve BURTOM Sağlık Grubu Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu Derya Batmaz Üney'in katıldığı ziyarette, huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenildi. Büyüklerin hayat tecrübeleri dinlenirken, sağlıklı ve aktif yaş almanın önemine dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://cdn.gundembursa.com/haber/2026/03/19/317080-69bbc4085f75d.webp" /></p>

<p>Ziyaret kapsamında Mudanya Huzur Özen Yaşlı Konukevi sakinlerinin Ramazan Bayramı da kutlanırken, çiçek ve çeşitli meyveler ikram edildi. Samimi sohbetlerin gerçekleştiği buluşmada, huzurevi sakinlerinin memnuniyeti yüzlerine yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevi-sakinlerine-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-6-640.png" type="image/jpeg" length="70645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURTOM'dan mimari mirasa saygı]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/burtomdan-mimari-mirasa-saygi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/burtomdan-mimari-mirasa-saygi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet dönemi modern mimarisinin Bursa’daki en önemli simgelerinden biri olan Villa Biçen’in girişine yapının mimarı usta isim Aydın Boysan’ın anısını yaşatmak amacıyla hazırlanan bir anı plakası yerleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURTOM Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erol Kılıç, ünlü mimar Aydın Boysan tarafından 1954 yılında tasarlanan ve Bursa’nın sivil mimari belleğinde özel bir yere sahip olan yapının giriş kapısına, usta mimarın isminin ve yapının tarihsel değerini açıklayan metnin yer aldığı bir anı plakası yerleştirildiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Anı plakasıyla hem Bursa’nın modern tarihine sahip çıkmayı hem de Türk mimarisinin duayen ismi Aydın Boysan’ın hatırasını ölümsüzleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Dr. Erol Kılıç, “Dönemin Bursa Valisi Cahit Ortaç’ın ricası üzerine Atatürk’ün silah arkadaşı Rıza Biçen ve eşi Rabia Biçen için inşa edilen; İtalya’dan getirilen mermerleri ve dönemin ötesindeki estetiğiyle mimari bir eser olarak tasarlanan Villa Biçen’in mimari kimliğini bu plakayla tescillemek istedik” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dr. Erol Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Villa Biçen, sadece bir yönetim binası değil; Aydın Boysan’ın Bursa’ya bıraktığı en kıymetli modern mimari miraslardan biridir. Bizler, bu değerli mirası aslına uygun şekilde korurken, bugün bina girişine yerleştirdiğimiz anı plakasıyla hem usta mimarımıza bir saygı duruşunda bulunuyor, hem de bu yapının tarihi kimliğini kayıt altına alıyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak, sağlık hizmetinde, ülke geneline yaygın çalışmalarımızda yönetim merkezi olarak kullandığımız Villa Biçen’i, aslına uygun şekilde titizlikle muhafaza ediyor ve bakımını severek üstleniyoruz. Bu plaka, Bursa’nın kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığımızın ve bu simge yapıya duyduğumuz saygının kalıcı bir nişanesidir. Villa Biçen’in özgün mimari kimliği ile hem binanın mimarı Sayın Aydın Boysan‘ın anısını yaşatıyor, hem de Bursa’nın modern tarihine ışık tutmaya çalışıyoruz.”</p>

<h4></h4>

<h4><strong>Mimari Bellek Geleceğe Aktarılıyor</strong></h4>

<p>1954 yılında dönemin kısıtlı koşullarında inşa edilen Villa Biçen; ihtişamlı salonu ve özgün donatılarıyla 150 kişilik davetlere ev sahipliği yapmak üzere inşa edildi. Bir süre akademik kurumlara hizmet verdikten sonra Burtom Sağlık Grubu bünyesine katılan yapı, girişine konulan yeni anı plakasıyla birlikte Bursa’nın modern tarihine tanıklık etmeye ve mimari bir rehber olmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/burtomdan-mimari-mirasa-saygi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-25-150.jpg" type="image/jpeg" length="66369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[''Sosyal medyaya değil, bilime güvenin'']]></title>
      <link>https://www.koza24.com/sosyal-medyaya-degil-bilime-guvenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/sosyal-medyaya-degil-bilime-guvenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın yarattığı "mucize çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu :</p>

<p>"Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor.</p>

<p>PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yöntemler Arasındaki Farklar ve Gerçekler</strong></h3>

<p>Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi:</p>

<p><strong>“PRP (Platelet Rich Plasma):</strong> Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına mucize beklemek gerçekçi değildir. <strong>Ozon Tedavisi:</strong> Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. <strong>Kök Hücre:</strong> En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. <strong>Egzozom:</strong> Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez.”</p>

<p></p>

<h3><strong>"Hiçbiri Egzersizin ve Hareketin Yerini Tutmaz"</strong></h3>

<p>Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı:</p>

<p>"Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır."</p>

<p>Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/sosyal-medyaya-degil-bilime-guvenin</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-22-165.jpg" type="image/jpeg" length="85920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda tatlı tüketimine dikkat]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı'na az bir sürek kala uzmanlar da bir ay boyunca oruç tutulduktan sonra günlük beslenme rutinine nasıl dönüleceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>En çok tatlı tüketilen zamanlardan biri olan bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri ise Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şöyle anlattı;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır."</p>

<p><br />
Tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, şu tavsiyelerde bulundu;</p>

<p><br />
"Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."</p>

<p><img alt="Screenshot 13 (9)" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-13-9.png" width="711" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/bayramda-tatli-tuketimine-dikkat-1</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-14-9.png" type="image/jpeg" length="27044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Erol Kılıç: Hekimlik fedakârlık ister]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/uzm-dr-erol-kilic-hekimlik-fedakarlik-ister</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/uzm-dr-erol-kilic-hekimlik-fedakarlik-ister" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Erol Kılıç, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kılıç, mesajında hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve hekim adaylarının insan hayatını koruma yolundaki fedakârlıklarına dikkat çekerek tüm sağlık camiasının 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Kılıç'ın kutlama mesajı şöyle :</p>

<p>"Değerli Meslektaşlarım,</p>

<p>Kıymetli Sağlık Emekçilerimiz</p>

<p>Ve Yarınlarımızın Teminatı Hekim Adaylarımız;</p>

<p>Bugün, modern tıp eğitiminin başlangıcını temsil eden ve vatan savunmasındaki onurlu duruşuyla tarihe mal olan 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlamanın gururunu yaşıyoruz.</p>

<p>Tıp camiası olarak bizler, sadece bir mesleği icra etmiyor; insanın en temel hakkı olan yaşama hakkına hizmet ederek kutsal bir sorumluluğu omuzlarımızda taşıyoruz.</p>

<p>Sağlık, insanın sahip olduğu en sessiz hazinedir; onu korumak ise dünyanın en onurlu nöbetidir.</p>

<p>Burtom Sağlık Grubu olarak 35 yıla yaklaşan yolculuğumuzda, bu nöbeti hep aynı hassasiyetle tuttuk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilginin deneyimle, teknolojinin insan sevgisiyle harmanlandığı kurumumuzda; en büyük gücümüzün sahip olduğumuz ileri teknolojik altyapı değil, o cihazlara ruh veren değerli hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımızın özverisi olduğunun farkındayız.</p>

<p>Hekimlik; büyük fedakarlıklar gerektiren, mesai kavramı gözetmeksizin geceyi gündüze katan ve her şeyden önce yüksek bir etik değerler bütününü şart koşan bir yaşam biçimidir.</p>

<p>Bilim ve merhametin ışığında yürüdüğümüz bu yolda; bir hastanın teşekkürü, bir canın hayata yeniden tutunması bizler için her türlü yorgunluğu unutturan, dünyevi tüm karşılıkların üzerindeki tek ödüldür.</p>

<p>Bu duygu ve düşüncelerle; ömrünü insan hayatını kurtarmaya adamış tüm hekimlerimizin, sağlık sistemimizin her kademesinde büyük bir gayretle çalışan sağlık emekçilerimizin ve idealleriyle aramıza katılmaya hazırlanan hekim adaylarımızın 14 Mart Tıp Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.</p>

<p>Toplum sağlığına katkı sağlamak adına gösterdiğiniz bu üstün gayret için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor; hep birlikte sağlıkla, başarıyla ve huzurla geçecek nice yıllar diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/uzm-dr-erol-kilic-hekimlik-fedakarlik-ister</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/316913-uzm-dr-erol-kilic-hekimli.jpg" type="image/jpeg" length="13957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek Sağlığı Nasıl Korunur?]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/bobrek-sagligi-nasil-korunur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/bobrek-sagligi-nasil-korunur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, 12 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, toplumda her 10 kişiden birini etkileyen kronik böbrek hastalığına karşı uyarılarda bulundu. Böbreklerin günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek vücudu temizlediğini belirten Dr. Gündüzer, bu organların "sessizce" çalışması nedeniyle hastalıkların sinsi ilerlediğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek hastalıklarının erken dönemde belirti vermediğini vurgulayan Dr. Filiz Gündüzer, “Böbreklerimiz yorulmadan ve şikayet etmeden görevini yapar. Ancak yorgunluk, iştahsızlık, vücutta ödem ve tansiyon yüksekliği gibi belirtiler ortaya çıktığında, hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Toplumumuzdaki her 10 kişiden biri kronik böbrek hastası olmasına rağmen, birçoğu bu durumun farkında olmadan yaşamına devam ediyor” dedi.</p>

<p>Dr. Gündüzer, diyabet (şeker) hastalarının, hipertansiyon (yüksek tansiyon) sorunu olanların, fazla kilosu (Obezite) olanların, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunanların ve 60 yaş ve üzerindekilerin böbrek kontrollerini yaptırması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p><strong>Basit Bir Test Hayatınızı Kurtarabilir</strong></p>

<p>Kronik böbrek hastalığının erken teşhisle durdurulabileceğini belirten Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, “Basit bir kan tahlili ve idrar testi ile erken tanı koymak mümkündür. Erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, diyaliz süreci geciktirilebilir hatta tamamen önlenebilir” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Böbreklerinizi Korumak İçin 7 Altın Kural</strong></p>

<p>Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, sağlıklı böbrekler için yaşam tarzı önerilerini şöyle sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçün ve takip edin. Kan şekerinizi kontrol altında tutun. Günlük tuz tüketimini mutlaka azaltın. Vücudunuz için yeterli su içmeyi ihmal etmeyin. Bilinçsiz ağrı kesici kullanımından kesinlikle kaçının. Sağlıklı beslenin ve ideal kilonuzu koruyun. Hareketsiz kalmayın, düzenli egzersiz yapın.”</p>

<p><strong>"Böbrekleriniz Konuşmaz, Onlar İçin Siz Konuşun"</strong></p>

<p>Dünya Böbrek Günü'nün bir farkındalık fırsatı olduğunu hatırlatan Dr. Gündüzer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Böbrekleriniz dertlerini size söylemez ama siz onlar için bir adım atabilirsiniz. Kendiniz ve sevdikleriniz için bir test yaptırın. Unutmayın, erken tanı hayat kurtarır.”</p>

<p><img alt="Screenshot 4-941" class="detail-photo img-fluid" height="628" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-4-941.jpg" width="500" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/bobrek-sagligi-nasil-korunur</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/69883be0153f8f2c6b623054.jpg" type="image/jpeg" length="14970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İştahsız çocuklar için önemli tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/istahsiz-cocuklar-icin-onemli-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/istahsiz-cocuklar-icin-onemli-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklarda sıkça rastlanan iştahsızlık problemine karşı ailelerin bilinçli yaklaşım göstermesi gerektiğini vurgulayarak, beslenmeyi eğlenceli hale getirmenin ve doğru zamanlamanın bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, 'Çocuğum çok zayıf, hiçbir şey yemiyor' diyenlerden biriyseniz, çocuğun yemek alışkanlıklarını yeniden ele almanın iyi olacağını söyledi.</p>

<p>Çocuklarda iştahsızlığın göz ardı edilmemesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Ciğerli, "Psikolojik ya da fizyolojik nedenler bu sorunun kaynağı olabilir. Mutlaka bir sağlık taraması yapılmalı. Eğer herhangi bir sağlık problemi yoksa doğru zamanlama ve uygun besin seçimiyle bu durum aşılabilir" dedi.</p>

<p><br />
Sunum şekli çocukların iştahını açabilir<br />
Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklara yiyecekleri farklı ve eğlenceli şekillerde sunmanın önemine dikkat çekerek şu önerilerde bulundu;<br />
"Gülen yüzlü tabaklar, sebzelerle yapılmış figürler, çiçek şeklindeki yumurtalar gibi sunumlarla çocuğun tabağına ilgisini çekebilirsiniz. Masallar eşliğinde yapılacak keyifli sohbetlerle beslenmenin önemini anlatabilirsiniz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Yemek saati birlikte geçirilen kaliteli zaman olmalı<br />
Ailece yenen yemeklerin çocuklar için bir rutin oluşturduğunu belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Yemek zamanlarını sadece beslenme değil, birlikte geçirilen kaliteli bir zaman haline getirmek çocuğun yemek alışkanlıklarını olumlu etkiler. Sofrada tüm ailenin bir arada olması çok önemlidir" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
Sıvı tüketimine dikkat, porsiyonlara özen<br />
Yemekten önce ve yemek sırasında sıvı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, midenin sıvı ile dolmasının doygunluk hissine neden olacağını ve bu yüzden gıda tüketiminin azalabileceğini söyledi. Ayrıca fazla büyük porsiyonlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Çocuğun yemek hazırlığına dâhil edilmesinin iştah üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade eden Ciğerli, "Malzeme seçiminden hazırlık sürecine kadar çocuğu işin içine katmak hem yemekle bağ kurmasını sağlar hem de ilgisini artırır. Sofrada ona teşekkür edin, katkısını takdir edin. Bu, iştahla yeme isteğini artıracaktır" dedi.</p>

<p><br />
Ekran karşısında yemek yemekten kaçının<br />
Diyetisyen Ciğerli, çocukların yemek sırasında ekran başında olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Sırf yemek yesin diye çocuğun karşısına çizgi film açmak, onun ne yediğinin farkına varmasını engeller. Bu da sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmasını zorlaştırır" dedi. Her çocuğun yeme alışkanlığının farklı olduğunu belirten Ciğerli, "Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Onun kendi beslenme yolculuğuna saygı gösterin. Sevmediği bir yiyeceği hemen zorlamayın, zaman zaman sofrada görmesini sağlayarak aşinalık kazandırabilirsiniz" diye konuştu.</p>

<p><br />
Sonuç: "Sabır, ilgi ve doğru alışkanlıklar başarı getirir"<br />
Diyetisyen Veysel Ciğerli, ailelere sabırlı olmalarını tavsiye ederek, "Çocuğun iştahını artırmak için baskı kurmadan, yemek zamanlarını eğlenceli hale getirerek ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırarak uzun vadeli başarı sağlanabilir" dedi.</p>

<p><img alt="Screenshot 9-384" class="detail-photo img-fluid" height="431" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-9-384.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/istahsiz-cocuklar-icin-onemli-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/istahsiz-cocuk.jpg" type="image/jpeg" length="29062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi’nden huzurevinde anlamlı iftar]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/hayat-hastanesinden-huzurevinde-anlamli-iftar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/hayat-hastanesinden-huzurevinde-anlamli-iftar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa sağlık sektörünün köklü kuruluşlarından olan ve 48. yılını geride bırakan Hayat Hastanesi, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaşmak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde anlamlı bir iftar programı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlenen programa Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özkul, Hayat Hastanesi çalışanları, BALKANTÜRKSİAD Kurucu Başkanı Naci Şahin, Balkantürk Eğitim Vakfı Başkanı Adnan Sözeri ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.</p>

<p><img alt="Screenshot 3-1168" class="detail-photo img-fluid" height="429" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-3-1168.jpg" width="769" /></p>

<p>Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programında huzurevi sakinleriyle bir araya gelen Hayat Hastanesi yetkilileri, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Program boyunca huzurevi sakinleriyle sohbet edilerek onların Ramazan sevincine ortak olundu.</p>

<p></p>

<p>Kurulduğu günden bu yana ‘insana dokunan sağlık’ vizyonuyla hizmet veren Hayat Hastanesi’nin Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özkul, programda yaptığı değerlendirmede, toplumun büyüklerine sahip çıkmanın önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak “Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik olmanın en güzel zamanlarından biridir. Büyüklerimiz bizim en kıymetli değerlerimizdir. Onlarla aynı sofrayı paylaşmak, onların duasını almak bizim için çok anlamlı. Hayat Hastanesi olarak sosyal sorumluluk çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><img alt="Screenshot 2-1414" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-2-1414.jpg" width="772" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ise, anlamlı desteklerinden dolayı Hayat Hastanesi yönetimine teşekkürlerini iletti. Kaya, bu tür dayanışma örneklerinin huzurevi sakinleri için büyük moral kaynağı olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Screenshot 1-1836" class="detail-photo img-fluid" height="432" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-1-1836.jpg" width="773" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/hayat-hastanesinden-huzurevinde-anlamli-iftar</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/3-3.jpg" type="image/jpeg" length="75818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserinde erken teşhisin önemi]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/kolon-kanserinde-erken-teshisin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/kolon-kanserinde-erken-teshisin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kolon kanserinde erken evrede teşhis konulduğunda 5 yıllık yaşama süresinin yüzde 90 oranında olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada kadınlarda meme ve akciğer, erkeklerde akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık rastlanan üçüncü kanser türü kalın bağırsak (kolon) kanserleridir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon insan kolon kanseri teşhisi almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medicana <strong>Bursa</strong> Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkta görülen kolon kanserinde erken evrede teşhis konulduğunda 5 yıllık yaşama süresinin yüzde 90 oranında olduğunu söyledi.</p>

<p>Ancak hastaların sadece yüzde 37'sinde erken evre kanser teşhisi konulduğunu belirten Keskin,</p>

<p>"Bu sebeple hastalığın belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak ve kolon kanseri taraması yaptırmak oldukça önemlidir. Hastalığın gelişimi için bazı risk faktörleri vardır. En önemli risk faktörü yaştır. Genç yaş gurubunda da görülebilmesine rağmen en büyük risk faktörü 50 yaşın üzerinde olmaktır. Hastaların yüzde 90'dan fazlasına 50 yaş üzerinde teşhis konulmaktadır. Kalın bağırsakta polip hikayesi olması, ailede kolon kanseri olması, sigara, alkol, hayvansal yağlardan zengin lifli gıdalardan fakir beslenme, sedanter (hareketsiz) yaşam, şişmanlık, iltihaplı bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi), kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık ve rahim kanseri geçirmiş olması, kalın bağırsak kanseri gelişimi için diğer risk faktörleridir. Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90'ı polipler üzerinden gelişmektedir" dedi.</p>

<p><br />
Belirlenen her polibin patolojik incelenmesi ve çıkartılması gerekmekte olduğunu belirten Keskin, "Hastalığın belirtileri makattan kan gelmesi veya dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı, dışkılama alışkanlığında değişiklikler yani kabızlık, ishal veya kabızlık-ishal atakları, dışkı kalınlığında incelme olarak sayılabilir. Hastalığa erken teşhis koymak için en önemli yöntem dışkıda gizli kan aranması ve rektosigmoidoskop veya kolonoskop denilen ucunda ışıklı kamera sistemi bulunan özel cihazlarla ile tarama yapılmasıdır. Bu yöntemlerin uygulanması ile kalın bağırsak kanserlerine bağlı ölüm oranları yüzde 33 oranında azaltılabilir. Risk grubunda olmayan kişiler için 50 yaş üzerinde bir kez ve daha sonra her 5 yılda bir kez kolonoskopi yapılmalıdır. Kalın bağırsak kanserine yakalanmamak için hayvansal yağdan fakir beslenmek ve yüksek lif içeren gıdaları tüketmek, egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, aşırı kiloları vermek oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Screenshot 12 (9)" class="detail-photo img-fluid" height="488" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-12-9.png" width="436" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/kolon-kanserinde-erken-teshisin-onemi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-13-8.png" type="image/jpeg" length="12492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURTOM'dan huzurevinde gönül sofrası]]></title>
      <link>https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevinde-gonul-sofrasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevinde-gonul-sofrasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burtom Sağlık Grubu, Ramazan ayının birleştirici gücünü ve dayanışma ruhunu huzurevi sakinleriyle paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Bir İftar da Sizden Olsun” kampanyasına destek veren Burtom, yaklaşık 150 huzurevi sakiniyle iftar sofrasında buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa’nın sağlık sektöründeki öncü kuruluşlarından Burtom Sağlık Grubu, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen organizasyonda, huzurevi sakinleri Ramazan’ın manevi atmosferinde iftar sofrasında bir araya geldi.</p>

<p><img alt="Screenshot 12-285" class="detail-photo img-fluid" height="712" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-12-285.jpg" width="594" /></p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan “Bir İftar da Sizden Olsun” kampanyası kapsamında düzenlenen iftara, Burtom Sağlık Grubu’nu temsilen Tıp Merkezleri Koordinatörü Dr. Fehmi Türker katıldı. Huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenen Dr. Türker, yaşlılarla sohbet ederek Ramazan sevincine ortak oldu.</p>

<p><img alt="Screenshot 11-307" class="detail-photo img-fluid" height="597" src="https://koza24com.teimg.com/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-11-307.jpg" width="600" /></p>

<p>Dr. Fehmi Türker, Burtom Sağlık Grubu olarak sağlığın sadece tıbbi müdahaleden ibaret olmadığını, toplumsal dayanışmanın da bireylerin esenliği için kritik önem taşıdığını vurguladı. Türker, “Büyüklerimizin dualarına ortak olmak ve onlarla aynı sofrayı paylaşmak bizim için büyük bir onur. Bu anlamlı kampanyaya destek vererek bir nebze de olsa yüzleri güldürebildiysek ne mutlu bize” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ise, anlamlı desteklerinden dolayı Burtom Sağlık Grubu’na teşekkürlerini iletti. Kaya, bu tür dayanışma örneklerinin Bursa’daki yardımseverlik kültürünü güçlendirdiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.koza24.com/burtomdan-huzurevinde-gonul-sofrasi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://koza24com.teimg.com/crop/1280x720/koza24-com/uploads/2026/03/screenshot-13-260.jpg" type="image/jpeg" length="78379"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
