DEM Parti, Suriye’de Kürt mahallelerine yönelik saldırılar nedeniyle bu haftaki grup toplantısını Kamışlı sınırındaki Nusaybin’deki Sınır Parkı’nda yaptı. Grup toplantısı sırasında, Suriye’nin Kamışlı kentine gitmek üzere sınır hattına yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Bu esnada Kamışlı sınır hattındaki Türk bayrağının indirildiği görüldü.
Bahçeli DEM Parti’yi sorumlu tuttu
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk bayrağının indirilmesine, “Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır” diyerek tepki gösterdi.
Türk bayrağının indirilmesinin birinci sorumlusunun DEM Parti olduğunu söyleyen Devlet Bahçeli, “Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın; dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttığı bir gerçektir” diye yazdı.
“PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?”
“DEM Parti bir karar vermek durumundadır” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
“Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir. Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır?”
Bahçeli, DEM Parti’nin Kürtleri ajite ettiğini ileri sürerek, “DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, Siyonizm’in değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Siyonist-emperyalist kumpas devreye girmiş ve al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir. Bunun geri planında kapalı devre çalışan bir istihbarat operasyonun varlığından hiç kimse kuşku duymamalıdır” dedi.
“SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir”
Terörsüz Türkiye’den taviz verilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Terörsüz Türkiye’den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir. Ancak ‘Terörsüz Türkiye’ bahanesine sığınarak da milli onur ve namusumuzla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için hava koklayanlara amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceği herkesçe bilinmelidir. Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri, ilkel ve ilkesiz terörist sevicileri varlığımın tüm yönleriyle kınıyor ve lanetliyorum. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir. Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. O gün işte bugündür” diye yazdı.




