MHP Bursa Milletvekili Vahapoğlu, “Kirletici vasfı yüksek sanayi tesislerinden kaynaklanan hava, su ve toprak kirliliğine yönelik emisyonları ve atık oluşumunu önleyemezsek 2026’dan itibaren AB ile ticarette bazı ürünlerde ton başına karbon vergisi ödeyeceğiz” dedi.

Mehmet Ayaz'a bir destek de NOSAB'dan Mehmet Ayaz'a bir destek de NOSAB'dan

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum,MHP Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Hidayet Vahapoğlu’nun “Nilüfer Çayı’nda had safhaya ulaşan kirlilikle” ilgili soru önergesini cevapladı.Bakan Murat Kurum, Milletvekili Vahapoğlu’nun “Nilüfer Çayı’nda yaşanan kirliliği önlemek için yapılan ya da planlanan çalışmalar, sanayi atıklarının takibi konusundaki periyodik ölçümler, denetim ve cezai müeyyideler ile Marmara Denizi’ndeki Müsilaj Temizliği Eylem Planı’na Bursa’nın dahil edilip edilmediğine” yönelik sorularını cevaplandırmaya, Haziran 2021’de yayınlanan ve deşarj standartlarına kısıtlamagetiren yeni genelgeye değinerek başladı. Genelgeyle getirilen kısıtlamaların bakanlığınca takip edildiğini belirten Murat Kurum, şunları kaydetti:
“Marmara Deniz Havzası Eylem Planı çerçevesinde Deşarj Standartlarında Kısıtlama Genelgesi’yle Boğazlar ve Susurluk Havzası dâhil Marmara Denizi Hidrolojik Havzası'nda ve bu havzada yer alan illerden İstanbul, Bursa ve Kocaeli illerinin tamamında, sanayi ve evsel atıksu arıtma tesisleri için Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği ekinde yer alan ve kirliliğin göstergesi olan Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) parametresinde kentsel atıksularda yüzde 20 oranında, endüstriyel atıksularda ise her bir sektör için yeni bir deşarj standardı düzenlemesi yapılarak yaklaşık yüzde 50 ye kadar kısıtlamalar yapılmıştır.Genelge ile değiştirilen şartlara uyum için süreler belirlenerek iş termin planları alınmış olup, taahhüt edilen sürelere uyum durumu Bakanlığımızca takip edilmektedir.”
11 milyon lirayı bulan ceza
Marmara Bölgesi’ndeki kurulu kapasitesi 1.000 metreküp/gün ve üzerinde olan atıksu arıtma tesislerinin 7/24 online takibinin yapıldığını, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, elektriksel iletkenlik, debi, KOİ ve askıda katı maddeparametrelerinin de bakanlık bünyesindeki Sürekli İzleme Merkezi’ne (SİM) online olarak aktarıldığını vurgulayan Bakan Kurum, ‘Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri Tebliği’ çerçevesinde kurulan elektronik sisteminuyarısına göre alınan numunelerin yetkili laboratuvarlarda analizinin yapıldığını bildirdi.
Analiz sonuçlarına göre harekete geçildiğini belirten Murat Kurum, bakanlık merkez ve taşra teşkilatının Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda ani, birleşik ve şikâyet üzerine denetimler yaptığını da hatırlattı. Denetimler sonucunda çevre mevzuatına aykırı faaliyet gösteren işletmelere para cezası uygulandığını, insan sağlığı için tehlike oluşturan firmaların da kısmi veya tamamen faaliyetten menedildiğini bildirdi. Bakan Murat Kurum, Bursa’da son 3 yılda 5 bin 892 denetim gerçekleştirildiğini açıklayarak, “Bu denetimlerden 3 bin 076 adedi su kirliliğinin önlenmesine yönelik çevre denetimleri olup, 10 milyon 980 bin 487 TL idari para cezası uygulanmıştır.Nilüfer Çayı da söz konusu genelge ile belirlenen alanda yer almakta olup, aynı kısıtlamalar Nilüfer Çayı için de geçerlidir” dedi.
“Hep birlikte takipçisi olacağız”
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a teşekkür eden TBMM Milli Savunma Komisyonu ile Güvenlik ve İstihbarat Komisyon Üyesi Bursa Milletvekili Dr. Vahapoğlu, geçen yıl yayımlanan Marmara Deniz Havzası Eylem Planı çerçevesinde Deşarj Standartlarında Kısıtlama Genelgesi’nin önemine işaret etti. Genelgenin Bursa’yı, dolayısıyla Uludağ’ın yamaçlarından doğup, ovayı geçerek Karacabey’de denizle buluşan Nilüfer Çayı gibi bütün su kaynaklarını kapsadığını hatırlatan Vahapoğlu, şunları söyledi:
“Bakanımız Kurum’un işaret ettiği genelgenin ekinde yer alan alıcı ortam standartlarına, yani yeni kısıtlama oranlarına; Bursa’daki mevcut atıksu arıtma tesislerinden kapasitesi yeterli olanların 3 ay, revizyon ihtiyacı olanların ise Haziran 2022’ye kadar uyum sağlaması gerekiyordu. Bununla birlikte yeni yapılacak ki eski tesislerden de yeniden yapılması gerekenler dahil olmak üzere tüm atıksu arıtma tesislerinin bu standartlara göre tasarlanması ve genelgenin yayımlanma tarihi olan Haziran 2021’den itibaren 6 ay içerisinde proje onay işlemlerinin tamamlanması şartı vardı. Bu projelerin de 1 yıl içerisinde inşaat ihalesinin sonuçlandırılması ve en geç Haziran 2024’te tesislerin inşaatlarının tamamlanarak işletmeye alınması gerekiyor.”
“Şimdi bize düşen bütün Bursa olaraktakvimin sağlıklı işleyip işlemediğinin takibini yapmak” diyen Vahapoğlu, “Daha önce de benzer çağrıyı yapmıştım. Sanayicisinden ev hanımına, öğrencisinden işçisine bütün Bursa’yı konuya duyarlı olmaya çağırıyorum. Şehir olarak hayat kaynağımız olan Nilüfer Çayı’na sahip çıkmalıyız” dedi.
Karbon vergisi uyarısı
Bursa’nın böyle bir bilinç oluşturma yeteneğine en güzel örneğin Yeşil Çevre Arıtma Tesisi Kooperatifiolduğunu anımsatan Vahapoğlu, Avrupa Birliği’ninAralık 2019’da açıkladığı ve sadece bir iklim politikası olarak değil; aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm programı olarak kurguladığı ‘Avrupa Yeşil Mutabakatı”na da dikkat çekti. Vahapoğlu, “Avrupa Birliği, Yeşil Mutabakat ile tüm politikalarını yeşil dönüşüm temelinde şekillendirme kararı aldı. Dolayısıyla bu yönde hem ülkemizin hem de sanayi şehri Bursa’mızın bir ‘Yeşil Mutabakat Eylem Planı’na ihtiyacı var. Bu çalışmayı hem doğal mirasımızı hem de ticarette uluslararası rekabetçiliğimizi korumak adına yapmak mecburiyetindeyiz. Kaldı ki kirletici vasfı yüksek sanayi tesislerinden kaynaklanan hava, su ve toprak kirliliğine yönelik emisyonları ve atık oluşumunu önleyemezsek 2026’dan itibaren AB ile ticarette bazı ürünlerde ton başına karbon vergisi ödeyeceğiz” diye konuştu.