Şimdi;

Aklınıza gelen bir gelişmiş ülke düşünün.

Orada şöyle bir olay yaşanıyor mesela.

Bir erkek;

Ayrıldığı kız arkadaşını kimsenin bulunmadığı özel bir yere götürüyor.

Önce ölesiye dövüyor.

Hırsını alamayınca boğmaya çalışıyor.

Kız ölümle yaşam arasında bayılıyor.

Sonra baygın kızı bir varile koyup diri diri yakıyor.

Bu esnada;
Gencecik kızı diri diri yakarken, pişkince yakınlarını arayıp “kokoreçleri pişiriyorum” diyor.

Sonra da;

Varilin üzerine beton döküyor.

Ve olay ortaya çıkınca da suçunu itiraf ediyor.

Yani;
“Ben yapmadım” falan da demiyor.

Şimdi düşünün o ülkede bu caninin ne ceza alabileceğini.

Filmlerden görüyoruz.

En kötüsü iğne ile idam olurdu, en iyi ihtimalle de gün yüzü görmeyecek şekilde hücresinde ömür boyu kalırdı.

İşte…

Muğla’da;

Üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i aynı bu şekilde katleden Cemal Metin Avcı adlı caniye verilen ceza belli oldu.

Mahkeme;

Genç kızı “canavarca hisle eziyet çektirerek” ve “tasarlayarak” öldürme suçundan önce müebbet hapis verdi.

Ardında da;
Bu kararına “haksız tahrik” indirimi vererek cezasını 23 yıla indirdi.

Böylece;

Karar kesinleşirse bu cani 14 yıl içeride yatıp, sonra yine toplum içine karışacak.

İlgili mahkeme;

“Delilleri yok etmekle” suçlanan caninin annesi, babası, kardeşi, ortağı ve eski eşini de beraat ettirdi.

Mutlaka görüyorsunuz.

Bu karara kamuoyundan büyük tepki var.

Kararın;

Tek cümle ile “hukuk garabeti” olduğunu söylüyor herkes.

Kamuoyunu kızdıran, vicdanları karalayan bu karar adeta herkese “adalet nerede” sorusunu sordurdu.

Gerçekten yazık.

Ülkenin adalet mekanizmasında gelen noktaya bakın.

Yargı elbette bağımsızdır.

Ama;

Siyasi mekanizmanın da tepki göstermesi gerekmez mi bu karara.

Siyasiler de bu toplumun birer bireyi değil mi?

Oysa hatırlıyoruz da;

Bu yılın başında Adalet Bakanlığı görevine bir kez daha atanan Bekir Bozdağ ile görüşen gazeteci Metin Özkan, bu atama kararı ile ilgili şunları açıklamıştı bir televizyon programında.

Bakan Bozdağ ile;
Yaptıkları görüşmeyiş anlatan Özkan şunu demişti:

“3 önemli iş yapacak Sayın Bozdağ.

Birincisi;

Kamuoyunun büyük tepkisine neden olan kadın cinayetleri ve kadına yönelik saldırılar ile can dostlarımız olan hayvanlara yönelik kötü davranışlara yönelik cezalar için acilen bir düzenleme yapacak Bakan Bozdağ”

Özkan’ın;

Canlı yayında anlattığı ikinci konu da yine kamuoyunun tepkisini çeken adli konulara ilişkindi.

Şunu demişti:

“Biliyorsunuz, adam canice bir saldırı veya cinayet işliyor ama hakim karşısına takım elbiseli, traşlı çıkıyor.

Mahkemeler de bu görüntü karşısında iyi hal indirimi uyguluyor ve suçlunun cezası hafifletiliyor”

Ardından da;

“İşte” deyip “Bu durum kamuoyunda tepkiye neden olan bir başka uygulamaydı yargı sistemimizde.

Gördüğüm kadarıyla Bakan Bey, tepkiye neden olan bu yargılama sistemini acilen değiştirecek düzenlemeler için talimatını vermiş bile”

Bal-Göç seçiminden ibretlik notlar... Bal-Göç seçiminden ibretlik notlar...

Doğrusu;

Bu sözler karşısında umutlanmıştık haliyle.

Ne var ki;

Canice işlenen bir cinayetin karşılığı, yargı sistemine göre sadece 14 yıl oldu.

Vicdanlar kanıyor gerçekten.

Dosyayı bilemiyoruz tabi.

Söz konusu “haksız tahrik” neye göre verildi bilmiyoruz.

Ama ne olursa olsun, tasarlayarak ve de böylesine canice cinayet işleyen bir kişinin suçunun da sadece 14 yıl olmaması gerektiğine inananlardanız.

Yazık oldu gerçekten.

Tüm gazeteler yazıyor, tüm televizyonlarda tartışılıyor, kararın “hukuk garabeti” olduğu.

Bu “garabet” de ülkemizin hukuk sistemini ve adalet mekanizmasını ve dolayısıyla adalete olan güveni fazlasıyla bir kez daha yaraladı elbette.