Bundan 2 yıl önce…

Bursa’da;
31 Mart yerel seçimleri öncesinde CHP açısından sonucu belli olan iki ilçe vardı.

Biri Nilüfer, diğeri de Mudanya.

Nitekim öyle de oldu.

CHP Genel Merkezi;

Mudanya’da, daha önce aktif siyaset yapmamış bir eğitimciyi/mühendisi aday gösterdi.

TED Koleji sahiplerinden inşaat mühendisi Deniz Dalgıç’ı aday gösterildiğinde ismi aktif siyaset cephesinde yeterince bilinmiyordu.

Seçim döneminde çok çalıştı Dalgıç.

Nitekim;

En büyük rakibi olan AK Parti adayına yüzde 18.5 puan fark atarak kentin yeni belediye başkanı oldu.

Screenshot 1-1911

Dalgıç da;

Görev süresinde iki yılı geride bıraktı.

Bu sabah da;

Mudanya’da düzenlediği basın buluşmasında, yaptıkları çalışmaları ve Mudanya’ya bakışını anlattı.

Screenshot 2-1475

Dalgıç’ı seçim döneminde kozamedya’da gerçekleştirdiğimiz youtube programında ağırlamıştık.

O programda altını çizdiği bir şey söylemişti.

“Mudanya” demişti, “Yeterince büyüdü. Benim dönemimde imara açılacak tek bir yer olmayacak, zeytinlikler artık katledilmeyecek”

İki yıldır da bu sözünü tuttu Başkan Dalgıç.

Mudanya artık büyümüyor.

Bu nedenle bugün de üzerine basa basa söyledi.

“Mudanya’nın büyümesini değil, korunmasını ve güzelleşmesini sağlıyoruz”

İlçenin kendine ait bir dokusunun ve ruhunun bulunduğunu, bu potansiyeli geliştireceklerini anlatan Dalgıç, “Hikayemiz daha yeni başlıyor” diyerek de, bu yöndeki kararlılığını gösterdi.

Belediye eliyle kurulan Estetik Kurul’u da bugün öğrendik.

Dalgıç’ın anlattığına göre, yıkılıp yeniden inşa edilecek binaların ruhsat verilme işlemleri öncesinde, binanın kent dokusuna uygun olması için bu Estetik Kurul’un onayından geçmesi gerekiyormuş ki, o kötü, sıradan ve soğuk binalara izin verilmeyecekmiş artık.

Hele hele kaçak yapılaşma, Başkan Dalgıç’ın adeta kırmızı çizgisi.

“İmara açık olmayan yerlere ha baraka yapmışsınız, ha bina. Benim için ikisi de aynı” diyerek, imar dışı uygulamalara kesinlikle izin verilmediğini de anlattı.

Tabi;

Geçen yıl yaptıkları depremsellik çalışmasını da hatırlattı Başkan Dalgıç.

11 büyük mahallede tam 54 bin 882 binanın tek tek incelendiği çalışmada çok kötü bir sonuç çıkmıştı.

Öyle ki;
Bu binaların üçte ikisi, ya riskli, ya da çok riskli çıkmıştı ki, olası Mudanya merkezli büyük bir depremde 80 bin kişinin yaşadığı bu 11 mahallede ne yazık ki çok kötü bir sonuç bekleniyor.

Bu tehlikeyi bertaraf edebilmek için iki yöntem var.

İlki;
Devlet eliyle büyük kentsel dönüşümler yapmak, ancak bu hiç mümkün görünmüyor.

Diğeri de;

Çanakkale’de uygulanan sistem gibi, bina sahiplerinin, binalarını yıkıp yeniden aynı emsal değeri içinde yapmaları.

Malum;
Bugünün ekonomik şartlarında bu da şimdilik pek mümkün görünmüyor.

Sunumda…

Başkan Dalgıç, Mudanya merkezini araç trafiğinden kurtarıp kent merkezini yayalaştırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü anlattı.

Bazı caddelerin trafik yönünün değiştirilmesinden, parklanmanın engellenmesine dair pek çok trafik uygulamasından bahsetti.

Tabi;
Mudanya’da en büyük sorun otopark.

Özellikle hafta sonlarında, hemen herkesin bildiği gibi Mudanya’ya ne girilebiliyor, ne de çıkılabiliyor.

Bunun da sebebi, dakikalarca otopark yeri arayan araç sahipleri.

Zaten bu kalabalık nedeniyle Mudanya sakinleri hafta sonu evlerinden pek çıkmıyorlar.

Başkan Dalgıç;

Sunumunda belediyenin halka yönelik sosyal çalışmalarından da bahsetti.

İki yılda pek çok çalışmaya imza atılmış Mudanya’da ki, yaşayanların memnuniyet oranı yapılan çalışmalara da yansımış.

Sanatsal ve kültürel aktiviteler, spor etkinlikleri doğal olarak çok ilgi çekiyor.

Mudanya’nın emeklisi de memnun, genci de.

Bugün;

Başkan Dalgıç’ı da hayli keyifli gördük.

Belediye yönetimine dair hakimiyeti ve iş kararlılığı her geçen zaman diliminde artıyor Dalgıç’ın.

İlçede ailesiyle yaptıkları korumasız ve makam araçsız, yaya turlarından da şahidiz ki, Mudanyalı’ların büyük sempatisini kazanmış durumda geçen iki yılda.

Screenshot 23-162

Mudanyalı’lar aradıkları başkanı bulmuş, bundan da memnun görünüyorlar.

Açıkçası;
Bazı hafta sonları deniz havası almak için gittiğimiz Mudanya’nın büyümesinin sona erdirilmesinden biz de bir kentli olarak gayet memnunuz.

Geçen pazar günü gördük.

Kordonda, üstelik zabıtaların gözü önünde yere serdikleri giyim eşyalarını ve benzerlerini adeta pazaryerinde gibi satan işportacılar ilçeye yakışmıyor ki, düzeltileceğine inanıyoruz.