Kurulalı daha 1 ay bile olmadı.
24 Temmuz’da;
Özgür Özel liderliğinde 91 milletvekili ile kurulan Yeni Parti’de dikkat çeken gelişmeler oluyor.
İlki;
CHP’nin benzeri sosyal demokrat bir parti olmayacak görünüyor ki, bu noktada Özgür Özel’in tüm demokratlara çağrı yaparak parti kapılarını açması önemli.
Nitekim;
Bursa’da da bazı ülkücü ve muhazafakar kökenli siyasi isimlerden geçişler görünüyor.
İkincisi de;
Özel’in talimatıyla partide delege ağalığının kaldırılması ki, bu adeta bir devrim niteliğinde.
Keza;
Yeni Parti’de seçilmişler yeni bir yöntemle artık delegeler tarafından değil, partinin gerçek sahipleri olan üyeler tarafından belirlenecek.
Yani;
Delege satın alma, delegeye vaat verme ya da çok delege sahibi olma devrine Yeni Parti’de son veriliyor.
Bu nedenle…
Yeni Parti’nin yapılacak ilk erken, baskın, ara veya zamanındaki seçimlere girebilmesi için de hızlandırılmış bir süreç başlıyor.
Bunun için;
Seçimlere katılabilmek için gerekli kongre ve kurultay takvimi açıklandı.
Takvime göre;
Tüm illerdeki üye listeleri 26 Ağustos’ta askıya çıkarılacak.
Ve;
İlçe kongreleri 12 Eylül itibariyle yurt genelinde üyelerin oylarıyla başlatılacak.
Yani, ilçe başkanları ve yönetimlerini artık delegeler değil, üyeler belirleyecek.
Yine;
İl kongreleri de 18 Eylül’de başlayıp 27 Ekim’e kadar tamamlanacak ki hemen ardından Parti Meclisi toplanıp ilk kurultayın tarihini belirleyecek.
Bu kurultay yapılınca da;
Türkiye’nin en yeni partisi Yeni Parti, ilk yapılacak seçimlere girme hakkına sahip olmuş olacak.
Şu ana değin;
CHP’den Yeni Parti’ye geçişlerle ilgili net bir üyelik rakamı açıklanmadı.
Ancak konuşulanlar;
CHP’nin üye tabanının önemli bir kesiminin Bursa’da da gözlendiği üzere Yeni Parti’ye kaydığı yönünde.
Tabi şunu da söylemek gerekiyor.
Günümüzde yozlaşan pek çok değer gibi anket şirketlerinin taraflı/tarafsız ya da paralı/parasız verilerine pek güven kalmadı.
Ne var ki;
Bu çok sayıdaki anketlerde dikkat çeken en önemli veri, kurulalı daha 1 ay bile olmayan Yeni Parti’nin toplum nezdinde büyük ilgi gördüğü ve yükselişte olduğu.
Bu oluşum;
Her ne kadar PKK/Öcalan oylamasında güven kaybı yaşasa da, yaşanan ağır ekonomik krizin de etkisiyle –şimdilik- bir çare kapısı olarak görünüyor.