2023 Mayıs’ında;
Cumhurbaşkanlığı seçimi tamamlanmış ve Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilmişti.

Yaklaşık 1 ay sonra da;

MHP Lideri Devlet Bahçeli, 13 Haziran’da, partisinin Grup Toplantısı’nda 100 il ve 1000 ilçe açıklaması yaptı.

Ne var ki;
Açıklanan o idari hedef için bugüne değin herhangi bir çalışma yapılmadı.

Kaldı ki;

Pek çok kriteri içeren bu il olma durumu, Bursa’yı da yakından ilgilendiriyordu.

Ne var ki;

O açıklamada İnegöl dahil olmak üzere hiçbir ilçenin adı doğrudan geçmemişti.

Şimdi ise;

Aradan geçen 3 yılın ardından MHP lideri aynı açıklamayı yine yaptı.

Ve;

Mevcut 81 il sayısının 100’e çıkarılması için 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını öngören teklifini kendisine yakın Türkgün Gazetesi aracılığıyla duyurdu.

Ancak;
Bu açıklama biraz da şaşkınlığa yol açtı.

Keza;

Gazeteye yapılan açıklamada il olması istenilen 19 ilçe arasında, nüfusuyla ve ekonomik büyüklüğüyle İnegöl yer almadı.

Haliyle şaşkınlık yarattı bu durum.

Mesela;
Açıklanan ve il olması istenilen ilçelerden çoğu İnegöl’den küçük ve ekonomik gücü az.

Örneğin;

Ordu’nun Ünye’si 135 bin nüfuslu.

Kırklareli’nin Lüleburgaz’ı 157 bin nüfuslu.

Balıkesir’in Bandırma’sı 169 bin nüfuslu.

Muğla’nın Fethiye’si 187 bin nüfuslu.

Adana’nın Kozan’ı 132 bin nüfuslu.

Kahramanmaraş’ın Elbistan’ı 132 bin nüfuslu.

Bu ilçeler listede.

Ancak;

Nüfusu 306 bini geçen İnegöl ise açıklanan listede yer almadı!

Haliyle bu durum akıllara başka şeyler getirdi.

Malum;
İnegöl en büyük taşra ilçe.

Tıpkı merkezdeki Yıldırım gibi cumhur ittifakı için büyük bir oy deposu konumunda.

İnegöl’ün;

Bursa seçmeni konumundan ayrılması, siyasi sonuçlar üzerinden mutlaka etkili olacaktır ki, acaba MHP’ye yakınlığı ile bilinen Türkgün Gazetesi’nde yayınlanan ilçeler arasında İnegöl bu nedenle mi yoktu?

Tabi bir de şu var.

Türkiye’nin;

Bunca ekonomik daralmada 100 il ve 1000 ilçeye ulaşması, on binlerce yeni makamlar ve masraflar gerektirecektir.

Ankara’nın (bakanlıkların) yükü daha da ağırlaşacaktır.

Bütçe yükü ağırlaşacak, personel maaşları ve sabit giderlerle birlikte idari maliyetler artacaktır.

Günümüz dünyasında;

Küçülmeler yaşanırken, kamu giderleri azaltılırken, zaten sıkıntılı olan Türk ekonomisine ve her geçen gün sırtına eklenen yüklerle ezilen insanımız için bu 100 il önerisinin, hiç de öncelikli bir düşünce olduğunu zannetmiyoruz.