Son birkaç gün içinde;

Siyaset mekanizmasının üst katlarında hayli ilginç gelişmeler oluyor.

Yıllar önce;

Deneyimli siyasetçi Bülent Arınç’ın bir konuşmasında “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek, yarın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Soruşturmanın odağı;

Gazeteci Murat Ağırel’in belgeli iddiaları doğrultusunda, Gökçekler’in Almanya’daki şirketlerine kayıt dışı yüklü miktarda para aktarımı.

İç siyasette;
Ekrem İmamoğlu ile başlayan çok sayıda CHP’li belediye başkanının tutuklanmasına isnat edilen suçlar değerlendirildiğinde, Melih Gökçek için de toplumda ciddi bir yargı oluşmuştu.
Nitekim;

Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Gökçek’le ilgili onlarca suç duyurusunun sonuçsuz kalması da bu yargıları güçlendirmişti.

Nitekim;

Başkan Yavaş’ın avukatları aracılığıyla Savcılığa yeni bildirdiği “Gökçekler suç örgütü” isimli ve şemalı, farklı bir başvurusu daha oldu.

Şimdi merak edilen;

Bu sabah Yeni Parti lideri Özgür Özel’in de dediği gibi Gökçek’e “dokunur gibi” ya da “yargılanacakmış gibi” yapılıp yapılmayacağı.

Bu ilginç gelişmenin ardından;

Eski Başbakanlardan Binali Yıldırım’ın çocuklarına ve akrabalarına ait olan ve yıllardır da bazı tartışmaların odağında olan denizcilik şirketleri de yeniden ama bu kez güçlü bir şekilde gündemde.

Yapılan araştırmalarda;

Şirket hissedarları olan Binali Yıldırım’ın 3 çocuğunun, tüm paylarını geçen Mayıs ayında annelerine devrettiği ortaya çıktı.

Bu noktada;
Gazeteci Timur Soykan’ın gündeme bomba gibi düşen bir iddiası var ki o da, Binali Yıldırım’ın yurt dışındaki yaklaşık 480 milyon euroluk varlığının zorla Türkiye’ye getirildiği ve şirketlerinin elinden güya alındığı iddiası.

2 Kasım 1999 tarihli;

Hürriyet gazetesinin haberine göre, 1994 yılında İDO Genel Müdürü olan Binali Yıldırım, 1999 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna tarafından akrabalarına İDO’nun büfelerini dağıttığı iddiasıyla görevden alınmıştı.

Siyasete atıldıktan sonra da mal varlığında ciddi bir artış olduğu iddia edilmişti.

Hatırlanacaktır;

Binali Yıldırım’ın oğlu Erkam Yıldırım da zaman zaman çeşitli uygulamalarıyla gündem olmuş ve sahibi olduğu şirketler ve gemiler, tartışmalara yol açmıştı.

Kamuoyunda;
Melih Gökçek’in ardından şimdi Binali Yıldırım’ın da adının parasal konularda gündeme gelmesi/getirilmesi bir hayli şaşırtıcı.

Bu arada;

Eski Başbakan demişken, yine eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlatılması da dikkat çekici.

Bir konuşmasında;
Direkt olarak Cumhurbaşkanı’nı hedef alan Davutoğlu, maddi içerikli bir hayli ağır ithamlarda bulunmuş ve sosyal medyada dolaşıma sokulan bu görüntüleri yankı yaratmıştı.

Görüntülerde;
Konuşurken hayli sinirli görülen ve “isteseydim ben de diğer bakanlar gibi milyarlarıma milyarlar katardım” diyen Davutoğlu da şimdi hakkında başlatılan soruşturmada ifade verecek ki, beklenmeyen ve art arda yaşanan bu siyasi/hukuki gelişmeler, görebildiğimiz kadarıyla kamuoyunun ilgi odağına yerleşti.