Aslında;

Belki de iyi oldu bu yıl 5.’si düzenlenen Bursa Gastronomi Festivali’nde yaşananlar.

Malum;

Merinos Parkı’nda düzenlenen festivalde Tophane Kebapçısı’nın şov yapacağım diye dev tepsi içinde sunduğu kebaba ellerle yapılan hücumun görüntüleri, Bursa’yı sosyal medyada tüm ülkeye rezil etmişti.

Gerçi;
Bu kebapçı, hatasını anlayıp özür dilemişti ama nafile.

Çünkü;

Koca bir festival, bu çirkin görüntülerle akıllarda yer etti.

Screenshot 4-1161

Şimdi de yeni bir tartışma başladı.

Bursa’nın ünlü lezzetlerinden cantığın en iyilerinden Acı Dayı Cantık’ın sahibi Yusuf Pideci bir açıklama yaptı.

Dedi ki;
“Biz artık, panayıra dönen bu etkinliklere katılmayacağız”

Sebebini de şöyle açıkladı:

“Bu yıl 4. kez katıldık ama gördük ki, Bursa Gastronomisinin tanıtılmak istendiği bu festival artık bir panayıra döndü.

Yetkililere daha önce de iletmemize rağmen Bursa’nın lezzetleri olmayan cağ kebabın, ciğerin ne işi var bu festivalde.

Hiç mi görmüyorlar, diğer şehirlerde yapılan ve kendi lezzetlerinin tanıtıldığı gastronomi etkinliklerini.

Biz artık bu panayır içinde olmak istemiyoruz”

Screenshot 2-1699

Ve;
Böylece önemli bir Bursa değeri de uzaklaşmış oldu Bursa Gastronomi Festivali’nden.

Tıpkı;

Aynı şikayetleri dile getirip Bursa Gastronomi Festivali’ne yıllardır ısrarla katılmayan İskender Ailesi gibi.

Kesinlikle haklılar aslında.

Yavuz İskenderoğlu, Sabit İskenderoğlu, İskender İskenderoğlu işte bu yüzden katılmıyor bu Gastronomi Festivalleri’ne.

Onlar da bu etkinliği bir panayır olarak görüyorlar çünkü.

Kaldı ki;
Bir İskender veya örneğin Kebapçı Tamer bile katılmış olsa, Tophane Kebapçı’sında yaşanan rezilliğe meydan verirler miydi hiç?

Lezzet ustaları bilir ki;

Türkiye’nin en iyi gastronomi festivalleri yıllardır Gaziantep’te, Adana’da, Afyon’da, Hatay’da, Konya’da düzenleniyor.

Ama;

Sadece sınırlı olan kendi lezzetleri tanıtılıyor tüm ülkeye.

Büyük de ilgi çekiyor.

Bursa ise karmakarışık.

Bursa’ya özgü olmayan pek çok lezzet, Bursa Gastronomisi diye yutturulmaya çalışılıyor ki büyük yanlış.

Acı Dayı’nın sahibi Yusuf Pideci’nin de dediği gibi mesela ciğer şiş, cağ kebap, tantuni, künefe, baklava, adana-urfa kebabı, etli ekmek, karadeniz pidesi, çiğ köfte, kruvasan, kumpir, balık ekmek ve satılan daha pek çok şey Bursa’nın lezzetleri mi Allah aşkına?

Screenshot 3-1425

Oysa kendine özgü pek çok lezzeti var Bursa’nın.

İskender kebabı.

İnegöl köftesi.

Pideli köfte.

Cantık.

Tahanlı pide.

Kestane şekeri.

Süt helvası.

Kemalpaşa tatlısı.

Cevizli lokum.

Gemlik zeytini.

Hasanağa enginarı.

Balkan köftesi kebapçe.

Şeftalisi, siyah inciri vs vs…

Bu kadar lezzeti olan bir şehir, neden sadece bunları tanıtmaz da başka illerin yemeklerini tanıtır ki?

Sadece Bursa’nın bu lezzetleri bile yeter de artar Bursa Gastronomi Festivali için.

Oysa;

Çok zengin bir mutfağımız var ama belediyenin ilgili komisyonu, alakasız yemeğin satıldığı 150 küsur stant açtıracağına, sadece Bursa lezzetlerine ait 20-30 tane Bursa markasına ait stant açtırsa daha etkili olmaz mı Bursa’nın tanıtımı için?

Önerimiz;
Kimlerden oluşuyorsa bu festival komisyonunun, gidip örneğin bir Antep’e bu işlerin nasıl yapıldığını öğrenmeleri.

Screenshot 1-2172

Kanımızca;

Ya bu Bursa Gastronomi Festivali’ne artık son verilmeli, ya da seneye 6.’sı yapılacak etkinlik, sadece Bursa lezzetlerinin marka isimleriyle tanıtıldığı gerçek bir gastronomi festivali olmalı.