Daha önce de paylaştık.

Bursa Belediyesi’nin;
Büyükşehir statüsüne geçtiği 1989 yılından beri belediye meclisi toplantılarını yerinde takip ederiz ki, bu dönem kadar hiç görmediğimiz olaylara şahit oluyoruz.

Öyle ki;

Son zamanlarda;

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşananlar, ülke gündemine dahi geliyor.

Sebebi de seviyesizlik!

Koca Bursa’nın sorunlarının görüşüleceği ve çözüleceği yer olan Büyükşehir Belediye Meclisi toplantıları iyice çığırından çıkmaya başladı.

31 Mart seçimlerinden bu yana;

Pek çok Grup Sözcüsü değiştiren AK Parti Grubu’nun şimdiki sözcüsü Alperen Aydın da, seviyesiz, çirkin ve gayriahlaki sözleriyle bize göre geri dönüşü zor olan bir yola soktu Meclis’i.

Çıkan olaylar nedeniyle…

CHP Grubu’nun;
Meclis’i bir kez daha terk etmesi ve sonrasında Başkanvekili Şahin Biba’nın Meclis’i ertelemesiyle sonuçlanan son olay da, Bursa’da siyaset mekanizmasının geldiği seviyeyi açıkça ortaya koydu.

Hep söylüyoruz.

Partilerin Grup Sözcülerinin en dikkatli olması ve olgun davranması gereken yerlerdir Belediye Meclisleri.

Grup Sözcüleri;
Meclis’lerde sokak ağzıyla konuşamazlar, tarihle dalga geçemezler, karşı fikirlerle alay edemezler.

Hele hele;
Milli değerlerler üzerinden asla ve asla seviyesiz sözler söyleyemezler, insanları galeyana getiremezler.

İşte;

Salı akşamı yapılan son Meclis’in bir kez daha ertelenmesine yol açan da bu tutum oldu.

AK Parti’nin;
Orhangazili Grup Sözcüsü Alperen Aydın’ın hiçbir sebep yokken, konuşmalarda adı bile geçmemişken, durduk yerde Milli Mücadele Kahramanı olan Türkiye Cumhuriyeti’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe Hanım’a söylediği o çirkin sözler, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi tarihine kara bir leke olarak geçti.

Screenshot 3-1355

Durduk yerde;
Sırf CHP Grubu’na laf sokmak için, Kurtuluş Savaşı’nı ve İsmet Paşa’nın kahramanlıklarını görmezden gelerek “Sizin ikinci genel başkanınız İsmet İnönü, eşini Yunan Venizelos’un koluna taktı mı takmadı mı?” gibi fazlasıyla seviyesiz sözler söyleyen AK Parti Sözcüsü Alperen Aydın, Meclis’in karışmasına sebep oldu.

Screenshot 1-2095

Üstelik;
Daha da ileri giderek “CHP zihniyeti işte böyledir. Burası siyaset meydanı, ben siyasetimi yaptım” diyecek kadar da ileri gitti.

Sözüm ona;

Bir Cumhurbaşkanı’nın eşi üzerinden siyaset yaptığını sanan ve İsmet Paşa’yı, sanki eşini Yunan lidere takdim etmiş CHP Genel Başkanı gibi göstermeye çalışan bu AK Partili Sözcüye tepkiler anında çığ gibi geldi.

Allah aşkına;

Türkiye’nin 4. büyük kentinin Belediye Meclisi’nde ne işi var bu sözlerin?

İnsanları birbirine düşürmekten başka ne amacı var bu çirkin siyasetin?

Meclis’in;
Bir anda karışmasına yol açan bu seviyesiz sözlere CHP Grubu’ndan “ahlaksız”, “terbiyesiz” sözleri yükseldi, su bardakları havalarda uçuştu.

Screenshot 2-1627

İşin tuhafı;

Siyaset yaptığını sanırken Meclis’in fitilini ateşleyen bu Grup Sözcüsü’ne, çıkışta görüştüğümüz bazı AK Partililer’den de tepki geldi.

Bunun “gereksiz sözler” olduğunu söyleyen bazı AK Partililer de rahatsız oldu Grup Sözcüleri’nin bu çirkin sözlerinden.

CHP Grubu;
Haklı olarak Başkanvekili Biba’dan AK Parti Grup Sözcüsü Alperen Aydın’ın özür dilemesini istediler.

Bu yönde;

CHP Grubu Sözcüsü Yücel Akbulut ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın AK Partili Sözcü’ye tepkileri de sert oldu.

Ne var ki;
Sözcü Aydın, Biba’nın ricasını da yerine getirmedi ve özür dilemedi.

Ardından da;

Başkanvekili Biba ile görüşen CHP Grubu, Meclis’i terk etme kararı aldı.

Ardından da Meclis ertelendi.

Meclis çıkışında görüştüğümüz pek çok kişi, AK Partili Sözcü’nün ahlak sınırlarını zorlayan sözlerine tepkiliydi.

Bu yönde;
Bugün Ankara’dan arayan bir büyüğümüz, kabulü mümkün olmayan bu çirkin sözler sonrasında, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın devreye girmesi ve bir an önce parti sözcüsünü değiştirmesi gerektiğini söylemesi de, bu konunun Ankara’nın üst noktalarına kadar gittiğinin bir başka işaretiydi.

NOT:
Savaşın üzerinden geçen yılların ardından komşu Yunanistan Devlet Başkanı Venizelos ilişkileri geliştirmek üzere 1930’da eşi ile birlikte Türkiye’yi ziyaret eder.
Uluslararası protokol kuralları gereğince resmi ziyaret, balo veya diplomatik davetlerde erkek devlet adamları eşinin değil, misafir ülkenin devlet adamının eşinin koluna girerdi.
Bu protokol kuralı o dönem dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Osmanlı döneminde de uygulanırdı. Karşılıklı güven ve saygının bir tezahürü kabul edilirdi bu durum.

Whatsapp Image 2026 07 15 At 14.33.04