Bursa;
Dünyanın en büyük imparatorluklarından Osmanlı’nın başkentiydi.
İznik de;
Doğu Roma İmparatorluğu’nda Bizans’ın başkentliğini yaptı yıllarca.
Bu iki kentin en büyük ortak noktası da tarih.
Hele ki İznik.
Dünyada az rastlanan ve bütünüyle açık hava müzesi olan tarihi ve antik bir şehir İznik.

İlçedeki;
Ilıpınar kazılarından elde edilen ve bugün de İznik Müzesi’nde sergilenen buluntulara göre kentin tam 7200 yıllık bir görkemli geçmişi var.
Güzel iklimi;
Bolluk, bereket ve tarih dolu toprakları nedeniyle dönemin baş şehri olan İznik, dönemin ünlü kentlerinden Bergama ve Efes’i bile hem dini hem de idari yönden bünyesinde barındırıyordu.
Hele ki;
Tam 1700 yıl önce tüm Hristiyan alemini temsil eden bir meclisin, kilise içinde ve dini kitapta uzlaşma sağlama çabasıyla ilk kez İznik’te toplanması, dini bir başlangıç olarak kabul ediliyor.
Ne var ki;
Böylesine derin bir dini ve tarihi geçmişi olan İznik ve beraberindeki Bursa, turizmden hiç pay alamıyor.
Açıkçası;
Böylesine iki önemli kent, yıllardır hiç pazarlanmamış, bu zenginlikleri dışarıya açılmamış.
Tanıtımda, ilgili bakanlıklar da eksik kalmış, yerel yönetimler de.
Tabi ki;
Bu durumun en büyük sebebi de, kurumların başındaki üst yönetimler olmuş.
Bugün bir kez daha gördük.
Papa 14. Leo’nun İznik ziyaretinde bir uçak dolusu gazetecinin yanı sıra, dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen din adamları ve hatta dindar Katolikler vardı.

Dahası;
Röportajlardan izlediğimiz kadarıyla Türkiye’ye ilk kez geliyorlardı, sırf inandıkları dinin kutsal kitabının yazıldığı yeri görebilmek için.
Şu bir gerçek.
Binlerce yıllık geçmişi olan İznik’in bu güne kadar ki en güçlü tanıtımı bugün Papa 14. Leo tarafından yapıldı.

Hem de başta Hristiyan dünyası olmak üzere, tüm dünyaya.
Muhtemelen;
Bugün neredeyse tüm kanallarda gün boyu yapılan yayınlar nedeniyle, İznik’in bu dini özelliği de ülkemizde yüksek ihtimalle yeni öğrenildi.
Elimizde;
Saymakla bitmeyen tarihsel değerlerin kıymetini hem yeterince bilmiyoruz, hem de tanıtamıyoruz ve bunun turizm gelirlerinden faydalanamıyoruz.
Oysa;
Yıllar önce bir tesadüf eseri bulunan ve bugün Papa’nın, konsilin ilk toplandığı yer olarak görülen bazilika bile başlı başına bir büyük değer.
Sadece;
Bu bazilika bile yurt dışında bir yerde olsaydı, emin olun orası her gün dolup taşar, bölge ve bölge insanı, turizm gelirlerinden sınıf atlardı.
İşte;
Çoğu zaman Türkiye’de bilimin ve dünya gerçeklerinin arasına siyaset mekanizması karışıyor.
Bir hatırlatma yapalım.
Bundan 5 yıl önce;
2020 yılındaki bir Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında CHP Grubu Sözcüsü mimar Osman Ayradilli söz istemişti.
Aslen İznikli olan Ayradilli;
2011 yılında dönemin kudretli ismi Bülent Arınç’ın talimatlarıyla camiye çevrilen İznik Ayasofya Cami’nin müzeye çevrilmesini ve turizme kazandırılmasını önermişti.
Ne var ki;
Başta Başkan Alinur Aktaş olmak üzere AK Parti ve MHP Grubu’ndan büyük tepkiler gelmiş, konu bütünlüğü kaybolmuş ve iş başka yerlere çekilmişti.
Günümüzde ise;
Yeni gelişmelerin ışığında bir dönem “papaz ayinleri” olarak adlandırılan ve küçümsenen bu tip etkinlik ve ziyaretlere daha farklı bakılmaya başlandı.
En başta da AK Partililer tarafından!
Bir kere;
Başta Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etmesiyle başlayan Papa’nın Türkiye ziyareti için altyapının gayet iyi oluşturulduğu, korku ve endişelere yer olmadığı görüldü.
Bugün deyim yerindeyse;
Dünyanın gözünün çevrildiği İznik’te de adeta kuş uçurtulmadı.
Binlerce polisin görev yaptığı İznik’in giriş ve çıkışları kapatılırken, havada dronlar dolaştırıldı, göl içinde dalgıçlar güvenlik aramaları yaptı.
Görebildiğimiz kadarıyla;
Çok da iyi bir organizasyon yapıldı ki, İznik’in ve haliyle Türkiye’nin büyük bir reklamı oldu.
Şans eseri;
Bursa’daki kuraklığın da bugünkü ziyarete faydası oldu.

Kuraklık nedeniyle gölün çekilmesiyle, normalde su altında kalan tarihi bazilika bu kez gün yüzündeydi ki, Papa da özel iskeleden bazilikanın önüne kadar gelerek, 1700 yıl önce konsilin ilk toplandığı yer olarak düşünülen Aziz Neofitos Bazilikası’nı gören ilk Papa ve heyeti oldu, bu da televizyonlar aracılığıyla tüm dünyaya gösterildi.
Velhasılı;
Milyonlarca dolar ödense de yapılamayacak bir Türkiye reklamı, bugün Papa’nın ziyaretiyle yapıldı, hem de tüm dünyaya.