Süreç giderek ilginç bir hal alıyor.

Daha önce;

Terörist başı Öcalan, “kurucu önder” ilan edildi.

Ardından;

Serbest kalabilmesinin yolu olan “umut hakkı” istenildi.

Açıklamalarıyla;
Başta şehit aileleri olmak üzere çoğu kişiyi şaşırtan MHP Lideri Bahçeli son olarak da ömür boyu müebbet hapis cezasına hükümlü Öcalan için bir statü istedi.

Screenshot 2-1400

Bu çıkışlar siyasette yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi.

Başta İYİ Parti olmak üzere siyasi parti liderlerinden MHP’ye yönelik tepkiler giderek artarken DEM kanadından da tartışmalı istekler gelmeye başladı.

Bu yönde;

Eşbaşkan Bakırhan’ın vatandaşlık tanımının değişmesini istemesi hayli tehlikeli bulunuyor.

Nitekim;
Bakırhan’ın işaret ettiği Anayasa’nın 66. Maddesinde “Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesi yer alıyor.

Yanı sıra;

DEM, anadilde eğitimi de şart koşuyor.

Oysa;

İşaret edilen Anayasa’nın 42. Maddesinde ise “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.

Türkçeden başka hiçbir dil eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” ifadesi yer alıyor.

Görüldüğü kadarıyla bu şartlar altında ortaya serilen ip taraflarca karşılıklı çekiliyor.

Yaşanan sürecin nereye evrileceği ise tam bir muamma.

Bu tartışmalar sürerken bugün konuğumuz olan Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan’ın da ilginç tespitleri ve uyarıları oldu.

Screenshot 1-1818

Önce;

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ülkesiyle, milletiyle bölünmez bir bütündür, dili de Türkçedir” dedi.
Ardından da;

Bu ilkeler anayasanın değiştirilmez maddeleri arasındadır” uyarısı yaptı.

Ve şunları söyledi:

“Hiç kimse ana dilini sosyal hayatında kullanmasıyla, öğrenmesiyle, onu yaşatmasıyla ilgili bir engel koyamaz.

Ancak ana dil onurdur, kamusal alanda da ortak dil tektir ve Türkçedir.

Türkçe de ulus devlet ve üniter yapımızın taşıdır.

Unutulmalı ki çok dilli, çok hukuklu ve çok kimlikli bir yapı, ulus devletini yok eder.

Resmi dil tartışmaya açılamaz”

ADD Başkanı Akdoğan’ın dikkat çektikleri ve uyarıları bunlardı.

Görünen o ki;

“Terörsüz Türkiye” çalışması kapsamında büyük tartışmalar ve kutuplaşmalar da ister istemez beraberinde geliyor ve de gelecek.

Açıklamalar;

Geçen yıl 27 Şubat’ta PKK’ya “silahı bırak, kendini feshet” çağrısı yapan terörist başı Öcalan’ın bu çağrının yıldönümünde yarın yeni bir mesaj vereceği yönünde.

MHP’nin yeni bir statüye kavuşturulmasını istediği Öcalan’ın, DEM yönetimince “ana aktör ve baş müzakereci” statüsüne geçirilmek istenmesiyle başlayan bu hayli tartışmalı yeni süreci de hep birlikte göreceğiz.