Aslında…

CHP Genel Merkezi’nin aldığı karar beklenmedik, sürpriz bir karar değildi.
Nitekim;

Butlan kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu yönetimiyle birlikte, bazı il örgütlerinde değişim bekleniyordu ki, Bursa da bu süreçte sık sık telaffuz ediliyordu.

Kaldı ki;
Butlan kararının Bursa’daki en büyük savunucusu olan Milletvekili Orhan Sarıbal’ın, Kılıçdaroğlu’nun MYK’sında görev almasının ardından, deyim yerindeyse Bursa’nın eli kulağındaydı.

Malum.

Beklendiği gibi de oldu.

Çarşamba akşamüzeri Nihat Yeşiltaş başkanlığındaki Bursa İl Başkanlığı’nın görevden alınma kararı ve yerine de eski il başkanlarından avukat Turgut Özkan’ın atandığı haberi bu nedenle büyük bir sürpriz değildi.

Çarşamba akşamı;
Yeni başkan Özkan’ı arayıp görüşme talebimizi ilettik.

Ertesi gün de ayağının tozuyla kozamedya’ya ziyarete geldi ve kendisine yönelteceğimiz sorular için teybin düğmesine bastık.

Screenshot 4-1063

Yaklaşık;

1.5 saatlik görüşmemizde en başta CHP’liler olmak üzere kafalarda soru işaretlerine yol açan o soru ve konuları sorduk.

Buyurun, keyifle okuyun.

SORU:

Partiniz CHP’nin başına bu mutlak butlan sorunu niye ve nasıl geldi?

CEVAP:

Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel’in genel başkanlık için yarıştığı son genel kurultaya ilişkin, Hatay’ın Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Lütfü Savaş’ın, genel kurulun mevzuata aykırı yapıldığını belirttiği iddiasıyla başladı her şey.

Ardından hukuki gelişmeler yaşandı ve bildiğiniz üzere verilen mahkeme kararları genel kurul ve sonrakileri geçersiz sayılarak Sayın Kılıçdaroğlu yönetiminin aslında devam ettiği ve görevde olması gerektiğine karar verildi. Aslında mutlak butlan denilen hukuki olay budur.

SORU:

Bugünün mevcut siyasi koşulları içinde CHP’nin yükselişi açıkça görülüyor ve yapılacak seçimde ciddi bir iktidar alternatifi olarak görünüyordu. Bu gidişi Sayın Kılıçdaroğlu neden engelledi ve verilen görevi kabul etti?

CEVAP:

Biraz önce söylediğim o son olağan genel kuruldan sonra yaşanan ve kamuoyunun yakından takip ettiği özellikle belediyelerde görülen yolsuzluk iddiaları ve beraberindeki görevden almalarla ilgili olarak partimizin kamuoyunda yıprandığını düşünerek görev aldığını sanıyorum.

Partimizin kamuoyunda şaibeli şekilde anılmasının önüne geçip, arınma döneminin ardından da görevini layıkıyla devredeceğini düşünüyorum.

SORU:

Peki, sadece CHP’lilerin değil, kamuoyunun da yüksek baskısına rağmen neden bir an önce kurultay kararı almıyor?

CEVAP:

O biraz önce söylediğim ve her şeyin başlangıcı olan 38. olağan kurultay hukuken tamamlanmadığı için yeni bir kurultay kararı alınamıyor. Yani o süreç tamamlanmadığı için yenisinin kararı alınamıyor hukuken.

SORU:

Partinizde kurultay yapılabilmesi için delegeler karar vermiyor mu, çok fazla da imza toplandı ama niye kabul edilmedi?

CEVAP:

İşte söylediğim gibi o 38. Olağan genel kurul hukuken tamamlanmadığı için bu toplanan imzaların da bir etkisi olmuyor. Açıkçası kamuoyu nezdinde de bu tip girişimler nedeniyle partimiz zarar görüyor. Bu sürecin tamamlanması gerekiyor bu nedenle.

SORU:

Bu soruyu tırnak içinde soruyorum. Sayın Kılıçdaroğlu’nun partinin başına mahkeme kararıyla gelmesiyle kendisine “Saray’ın aparatı” deniliyor. Siz de duyuyorsunuzdur mutlaka.

CEVAP:

CHP’de hiçbir partilinin, ama Genel Başkan düzeyinde ama üye düzeyinde Saray’ın aparatı olamaz. Ben böyle düşünmüyorum. Kaldı ki buna dair rasyonel bir hiçbir eylem de yok söylem de, gerekçe de.

Screenshot 2-1585

SORU:

Öyle veya oturmuş bir düzen vardı butlan öncesine dair CHP örgütlerinde. Sizce Genel Merkez kararlarıyla aralarında Bursa’nın da bulunduğu çok sayıda il örgütünün görevden alınmasına gerek var mıydı?

CEVAP:

Bu örgütlerin görevden alınmasına yönelik bana göre iki temel sebep var. Biri, mutlak butlana sebep olan yargılama sürecine dahil olan İl Başkanları göz önünde bulunduruldu ki, Bursa da bu şekilde oldu. İkincisi kriter de bana göre, Genel Merkez’e, parti tüzüğüne ve disiplinine aykırı bir şekilde söylenen “hain” benzeri ithamlar nedeniyle parti disiplinine aykırı davrananlar oldu.

SORU:

Bursa örgütü de bu nedenle mi görevden alındı?

CEVAP:

Parti Sözcümüzün görevden alma açıklamalarını herkes dinledi. O açıklamalarda Bursa İl’in de bu kriterlere uygun olduğu yönündeydi.

SORU:

Siz nasıl İl Başkanı olarak atandınız, böyle bir talebiniz mi vardı, nasıl gerçekleşti süreç?

CEVAP:

Benim hiçbir talebim, hiçbir görüşmem olmadı. Ama düşünceme göre atanmamla ilgili iki kriter göz önünde bulunduruldu.

Birincisi, butlanla iptal edilen o Genel Kurul öncesinde il yönetiminde olmam mutlaka dikkate alınmıştır.

İkincisi de, Bursa’da çok sayıda kesimden görüşler alındığını biliyorum, bu noktada partiyi toparlayacak ve iktidara taşıyabilecek biri olarak ismimim öne çıktığını düşünüyorum.

SORU:

Bursa’ya İl Başkanı olarak atandığınızı size kim bildirdi?

CEVAP:

Beni hiç kimse aramadı. Adımı pek çok partilimiz gibi televizyondan öğrendim. Biraz önce söylediğim gibi benim bu yönde hiçbir girişimim olmadığı için, beklediğim bir telefon da olamazdı zaten.

SORU:

Peki, İl Başkanı artık sizsiniz. Ne zaman gideceksiniz il binasına, ne zaman oturacaksınız makamınıza?

CEVAP:

Ankara’da Genel Merkez önündeki görüntüler malumunuz. Orada yaşananlar ülke kamuoyunda partimize zarar verecek şekildeydi, ben böyle gözlemledim.

Bu nedenle benzerinin Bursa’da da yaşanmaması için diyalog yollarını açık tutarak, birlik ve beraberlik içinde bir devir teslim yapacağımıza inanıyorum.

SORU:

Görevden alınan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, kendisine gelen kararı yırttı ve görevinin başında olduğunu söyledi.

CEVAP:

Dediğim gibi diyalog yollarını açık tutarak bu sorunu aşacağımızı düşünüyorum, kimsenin bu yönde partimize zarar verici davranışlarda bulunacağını da sanmıyorum.

SORU:

Bu bahsettiğiniz uzlaşma sağlanamazsa, parti binasına girişiniz, polis eşliğine kadar gider mi, ne dersiniz?

CEVAP:

Ben böyle bir şey olacağını sanmıyorum, partimize kolluk kuvvetleriyle girme gibi bir niyetim ve düşüncem yok. Bizler hepimiz CHP’liyiz, uzlaşarak bu sorunu hallederiz.

Screenshot 1-2039

SORU:

Göreve başladığınız da yeni süreç nasıl işleyecek. Mevcut il yönetimi yok hükmünde malum.

CEVAP:

Evet, bu yönde hemen asil ve yedek olarak il yönetimi ile yine asil ve yedek olarak disiplin kurulu oluşturacağım, ardından da onay için Genel Merkez’e sunacağım.

SORU:

Butlan sonrası kamuoyunda ve partinizde oluşan yoğun tepkiler var. Sizler yeni yönetimleri oluştururken, isim bazında zorlanmayacak mısınız, görev almak istemeyenler mutlaka olur çünkü.

CEVAP:

Samimiyetle söyleyeyim bu yönde beklentimin çok üzerinde bir talep var yönetimlerde görev almak için. (Cep telefonunu gösterip, arayanları ve mesaj atanları gösterdi ki 100’ün üzerindeydi) Bu nedenle kısa sürede yönetimi oluşturup onay alırız.

SORU:

Parti tüzüğüne göre sizin de 45 günlük süre zarfında kongreye gitme zorunluluğunuz var. Nasıl olacak bu süreç?

CEVAP:

İşte hep aynı konu aslında. Bu il kongresini de bu sürede hukuken yapamayız. Olağan Kurultay süreci tamamlanmadığı için bizlerin de Bursa’da 45 gün içinde bir kongre yapmamız mümkün değil.

SORU:

Şunu da sorayım. Şimdi Bursa’da il gitti. Sizinle birlikte ilçe örgütlerinde de bir görevden almalar yaşanacak mı?

CEVAP:

Bu yönde bir tasarrufta bulunacağım daha kesinlik kazanmış değil. Bunun için Genel Merkez’le istişareler yapılacak ve öyle karar verilecek.

Partimizin tüzel kişiliğine zarar vermeyecek şekilde görevine devam etmek isteyen tüm ilçe başkanlarımızla çalışmaya devam edeceğiz.

SORU:

İlçe örgütleri dışında ihraçlar olur mu Bursa’da peki?

CEVAP:

Net söyleyeyim. Partimizin kurumsal kimliğine aykırı hareket eden davranışlarda bulunulmadığı sürece, yapılan eleştiriler partinin yetkili kurullarında olumsuz bakılmaz, demokratik görüş olarak kabul edilir.

Ancak partiyi kamuoyunda tartıştıran, partililerden birini ötekileştiren, düşmanlaştıran ve aşağılayan hakaretvari sözler kullananlar da takdir edersiniz ki kabul edilebilecek bir şey olamaz.

SORU:

Bu eleştirileri görmek için sosyal medyalara bakmak gerekir. Bunları inceleyecek misiniz?

CEVAP:

Cadı avına çıkacak değiliz tabi.

SORU:

Bir Bursa Milletvekili’nin (Orhan Sarıbal), bir başka Bursa Milletvekili’nin (Nurhayat Kayışoğlu) partiden ihraç edilmesine imza atmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

CEVAP:

Bizler partimizin Bursa politikalarından sorumluyuz. Genel Merkezimizin tasarrufları bizlerin değerlendirme alanında değil.

SORU:

Size bazıları ‘Butlan’ın Bursa kapıkulu’ diyor. Ne diyorsunuz bu eleştirilere?

CEVAP:

Ben 22 yıllık partiliyim. Hemen hemen tüm görevlerde bulundum. Bu süreç zarfında yapmış olduklarım, açıklamalarım, duruşum ve davranışlarım, bundan sonra ne yapacağımı da gösteriyor.

Hayatımı iktidarla mücadeleye adamış birisi olarak bundan sonra da değiştirecek değilim.

Herkes görecek ki, partimizin Bursa’da birlik ve beraberlik içinde birinci parti olması elimizden gelen gayreti göstereceğiz.

SORU:

Büyükşehir Meclisi öncesinde partide Grup Toplantısı yapacaksınız meclis üyeleriyle. Bu noktada bir sorun yaşanır mı?

CEVAP:

Hayır olmaz. Daha önce de kendi dönemimden önce seçilen meclis üyelerimizle gayet uyumlu çalıştık. Ben göreve geldiğimde Hüseyin Akkuş’un meclis üyeleri vardı, hiç de bir sorun olmadı, hepimiz CHP’liyiz çünkü.

SORU:

İl Başkanlığına oturabilmek için tahmini bir süre var mı kafanızda?

CEVAP:

Bir an önce çalışabilmek için en kısa zamanda oturmak isterim ama kimseyi de partiye ait değilmiş, partide yeri yokmuş gibi hissettirmek istemem.

Atanmamla ilgili kimseye kızgın ve kırgın değilim.

Biliyorsunuz ben de bu mevcut il yönetimi tarafından disiplin sürecine maruz bırakıldım ama bunu sosyal medyadan duyurup mağduriyet yaratmadım, süreci yetkili kurullar içinde takip ettim.

Bu nedenle ben bütün partililerimi itidale davet ediyorum, parti aidiyetiyle davranmalarını bekliyorum.

SORU:

Genel tabloya göre CHP’den bir kopuş yaşanacak ve ikinci bir parti çıkacak görünüyor, ne dersiniz?

CEVAP:

Kendi adıma şunu söyleyeyim. Partililerimizi demokratik yollarla mücadele etmeye çağırıyorum. Partimiz herkesin baba ocağıdır, herkese yer var, asıl mücadele etmemiz AKP iktidarıdır, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir.

Başta Genel Merkezimiz olmak üzere tüm kademelerde görev alanlarla bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürmemiz gerekiyor.

Biliyorsunuz, geçmişte Mustafa Sarıgül ve Muharrem İnce’nin partiden ayrılıp yeni parti mücadeleleri oldu ama bu kopuşların siyaseten başarılı olmadığı görüldü.

Esas olan, baba ocağında kalıp demokratik temayüller çerçevesinde mücadele etmektir.

SORU:

Olur da Özgür Özel liderliğinde yeni parti için kapsamlı bir kopuş olursa, CHP’nin baraj sorunu olmaz mı?

CEVAP:

Kesinlikle olmaz.

SORU:

Bursa da büyük bir il, büyük bir örgüt. Bursa’da da böyle bir olası kopuşta oy kaybı görülmez mi CHP’de?

CEVAP:

Bence oy kaybı olmaz çünkü parti içindeki bu sancılı sürecin seçmeni etkileyeceğini sanmıyorum. Bir de daha henüz hiçbir şey belli değil, seçimde nasıl hareket edileceği, butlan kararının nasıl sonuçlanacağı.

SORU:

CHP’nin bugünkü ikiye bölünmüş durumu karşısında size göre Sonbahar’da bir baskın seçim ihtimali var mı?

CEVAP:

Olacağını sanmıyorum ama olursa da daha önceki seçim tecrübelerimizden dolayı süratli bir şekilde hazırlanırız, kimsenin de şüphesi olmasın.

SORU:
Son sorum. Mustafa Bozbey ve başına gelenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

CEVAP:

Bildiğiniz gibi ben hukukçuyum. Seçilmiş bir belediye başkanının adli bir soruşturma neticesinde görevden alınması, uzun süredir demokrasiyi kesintiye uğratan bir eylem olarak görülüyor.

Özellikle de CHP’li belediyeler üzerine uygulanan bu işlemi onaylamamız mümkün değildir.

Mustafa Bozbey de dahil olmak üzere adli işlemlerle görevden el çektirilen ve görevleri yaptırılmayan tüm partililerimizin süreçlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.

Net söyleyeyim, iktidarın partimize yönelik bu yanlı politikalarına karşı gerek hukuki, gerekse siyasi mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimden kimsenin şüphesi olmasın.

OKAN TUNA: Görüşme için teşekkür ediyorum.

TURGUT ÖZKAN: Ben de partim adına sizlere teşekkür ediyorum.