Deyim yerindeyse;
Tüm dünya nefesini tutmuş, ABD’nin, Venezuela lideri Maduro’ya yaptığı askeri operasyonu takip ediyor.

Ülke kaynaklarını halkı için kullanan sosyalist lider Hugo Chavez sonrasında iktidara gelen Maduro’nın sonu, başta Venezuela halkı olmak üzere insanları da ikiye böldü.

Ülkede;
Son Cumhurbaşkanlığı seçimi 2024 Temmuz’unda olmuştu.

Pek çok ülkeden gözlemcinin de izlediği bu seçimler TBMM’nin de yakın takibindeydi.

Nitekim;

Türk milletvekillerinden oluşturulan bir heyet de, başkent Karakas’a gitmiş ve seçimleri gözlemlemişti.
İşte;
O TBMM heyetinde CHP’yi temsil eden parlamenter de, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’dı.

Yaşananların ardından Sarıbal’la görüştük.

Erzincan’a gitmek üzere İstanbul’da havaalanındaydı.

Önce şu yorumu yaptı:

“Venezuela, Amerikan emperyalizminin kıskacında olan ama diğer yandan da yoksullukla boğuşan ve ambargolardan dolayı nefes alınamayan kriz dolu bir ülke”

Screenshot 4-883

Devamında da;

Oraya gittiğimizde olağanüstü bir koruma ordusuyla karşılandık, sonra da otele yerleştirildik.

Seçim Merkezi’ne geçmeden sokakları gözlemledik.

Müthiş ötesi bir yoksulluk var, halk sokaklarda yaşıyor, alışveriş denen bir olay yok çünkü marketlerde satılabilen bir ürün yok.

Tamamen bir gıda dengesizliği hakim. Böyle bir ülkedeki seçimler elbette ki dünyanın gözünün çevrilmesine yol açmıştı” dedi.

Gözlemlerini şöyle sürdürdü:

“Eski sosyalist lider Hugo Chavez döneminde uygulanan aylık bağlama, konut yardımı ve gıda yardımına herkes erişebilirken, ülke kaynaklarının halktan uzaklaştırıldığını gördük.

Nitekim artık o insanlar bile isyan ediyordu şimdiki düzene.

Halk sokaklarda isyan halindeydi ve akın akın seçim sandıklarına gidiyorlardı”

CHP Bursa Milletvekili Sarıbal’dan şunu da öğrendik.

O son seçim;

Elektronik oylama ile yapılmış ve her sandığa bin seçmen yazılmış.

Elektronik cihazdan alınan belgeler de sonra sandıklara atılmış.

Screenshot 1-1717

Diğer gözlemcilerle birlikte Sarıbal’ın da ilk intibahı, seçimi muhalefetin alacağı, yani Maduro’nın kaybedeceği yönündeymiş.

Keza;

İnsanlar adeta sandıklara akın etmişler oy kullanmak için.

Screenshot 2-1328

Söylediği şu da ilginçti:

“Ne var ki, aralarında bizim Türk heyetinin de olduğu gözlemci parlamenterleri sayım merkezlerine götürmekten vazgeçtiler.

Çünkü şunu gördük, oranın Yüksek Seçim Kurulu, Genelkurmayı yani askerleri sürekli olarak sayım sırasında muhalefetin aleyhine açıklama yapıyordu sık sık.

Screenshot 5-719

Ortada bir tek adam rejimi vardı.

Sadece yürütmeyi değil, yargıyı da teslim almış bir lider vardı.

Oy sayımı sonrasında sokaklarda öyle bir çatışmalar başladı ki, müthiş güvenlik önlemleri altında bizleri hemen otelimize götürdüler ve otelden çıkamaz hale geldik, tüm sokaklar karıştı, sonuçlara isyanlar başladı”

Sarıbal’ın anlattığına göre o seçimin sonucu yüzde 51.8’lik oyla Maduro’nın üçüncü kez Cumhurbaşkanlığını kazandığı yönündeydi ki, ülke geneline yayılan protestoların artması üzerine bir süre sonra biraz da mecburen Venezuela’dan ayrılmak durumunda kalmışlar.

Screenshot 3-1108

Sarıbal’a göre;
Ülkedeki aşırı yoksulluk ve beraberindeki isyanlar, ülkeye uygulanan yoğun ambargolara bağlanmamalı.

“Çünkü” dedi “Ülke, başta petrol olmak üzere yeraltı madenleri açısından o kadar zengin ki, bu kaynaklar Chavez döneminde ülke halkına fazlasıyla yansıtılmış”

Yaşanan;
Amerikan askeri operasyonunu da değerlendirdi Sarıbal.

“Bu durum” dedi “Zorbanın, zorba ile mücadelesi”

Devamında da;

“Bu yaşanan, gücün şımarıklığı” dedi ve yapılan müdahaleyi doğru bulmadığını da özellikle söylemek istediğini anlattı.

Yapılanın bir insanlık suçu olduğunu söyledi ve Maduro’yu kastederek, “Bu lider, bir zorba da olsa, bir başka ülkenin müdahalesi fazlasıyla yanlıştır” dedi.

Venezuela’da;

2024 Temmuz’unda yapılan son Cumhurbaşkanlığı seçiminin, kendi gözlemine göre, Maduro’nun kazanmasının mümkün olmadığını ancak oranın Yüksek Seçim Kurulu’nca Maduro’nun kazandığının açıklandığını özellikle hatırlatan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a göre, son operasyona halkın isyan etmemesi ve tepki göstermemesinin de sebebi bu.

Venezuela halkının Maduro rejiminden rahatsız olduğunu pek çok ülke gözlemcisiyle birlikte açıkça gözlemlediklerini anlatan Sarıbal, sonra sözü yine askeri operasyona getirdi ve “Her ne gerekçe olursa olsun, yapılan yanlıştır” dedi.

Zaten şu anda yaşanan durum da tam böyle.

İnsanlar ikiye bölünmüş durumda.
Bir grup insan, Venezuela halkının bir “diktatörden kurtulduğunu” düşünüyor, diğer grup da Venezuela’nın liderine başka ülke tarafından yapılan askeri müdahalenin yanlışlığını.

Öyle görünüyor ki, bugünkü bu tartışmaların cevabını, zaman verecek.

Screenshot 6-596