Nilüfer’de;
İmara aykırı yapılan yüzlerce binalardaki yasa dışı fazlalıklar malum.
Bu nedenle de;
Müteahhit-belediyeci-yapı denetim bürosu arasındaki çirkin ilişkiler ile ortaya çıkan ve değerleri milyarlarca liraya vardığı belirtilen fazlalık yapılar, yaklaşık 2 yıldır sadece inşaat sektöründe değil Bursa’nın da halen gündeminde.
Keza;
Nilüfer Belediyesi’nin yeni yönetiminden yapı kullanma izni alabilmesi mümkün olamayan bu yüzlerce hormonlu yapıların durumu hala bir kriz olarak duruyor.

Hatta ve hatta bu çözümü şimdilik mümkün olmayan büyük inşaat yolsuzluğu krizi nedeniyle başta Nilüfer ilçesinde olmak üzere inşaat sektörü bile uzun zamandır adeta durağan halde.
İşte;
Geçmiş yönetimden bu belediye yönetimine kalan bu kötü mirasın sonuçları, aylardır halının altına süpürüle süpürüle öyle bir şişmişti ki, sonunda geçtiğimiz ekim ayında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü imar yolsuzluğuna bağlı rüşvet operasyonuyla peşi sıra gözaltılar ve ardından da tutuklamalar meydana gelmişti.
Bu yönde ilginç bir gelişme oldu.
Geçen yılın sonlarında Bursa’dan bir vatandaş, CİMER’e başvurarak, sayıları yüzlerce olan bu kaçak yapılara onay veren ve suç işleyen yapı denetim bürolarının durumunu sorgulamış ve kaç tanesinin işlem gördüğünü, yetkilerinin elinden alınıp alınmadığını sorgulamıştı.
CİMER’e giden;
Bu önemli soruya geçtiğimiz ekim ayında gelen cevabın ise fazlasıyla şaşırtıcı olduğu ortaya çıktı.
Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hayrettin Eldemir imzasıyla gönderilen cevapta, yapı denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilen firmalara yaptırımlar uygulandığı belirtildi.
Ancak;
Ne hikmetse, bu yapı denetim bürolarına idari müeyyide uygulanmasına ait bilgilerin kamuoyu ile paylaşılamayacağı da ifade edildi.
Ne var ki;
Kurumun Bursa müdürlüğünün bu gereksiz ketum tutumuna rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nden Bursa ile ilgili çok çarpıcı bir açıklama yapıldı.
708 sayılı Yapı Denetimi hakkındaki kanun kapsamında sorumluluğu bulunan yapılarda tespit edilen ihlaller nedeniyle, Bursa’daki çok sayıda denetim görevlisine idari yaptırım uygulandığı duyuruldu.
Yine;
Yapılan duyuruda, bakanlık incelemelerinde Bursa genelinde faaliyet gösteren bu firmalarda denetim görevini yerine getiren inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi ve mimarın, yükümlülüklerini yerine getirmediği belirlendi.
Kararlar resmi gazetede de yayımlandı.
Bu kararlara göre;
Çınarca Yapı Denetim, Kule Yapı Denetim, Dinamik Yapı Denetim, Umut Yapı Denetim, Yeşilay Yapı Denetim, Yeni Bursa Yapı Denetim, Metropol Yapı Denetim, EC Yapı Denetim ve İzlem Yapı Denetim firmalarının sorumluluğundaki tüm yapıların incelendiği ve bu yapılarda imzası olan teknik insanlara yaptırım uygulandığı açıklandı.
Yanı sıra;
Duyuruda, 4708 sayılı kanunun 8. Maddesi kapsamında haklarında işlem yapılan kişilerin 3 yıl süre ile herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik görev alamayacağı ve de bu süre zarfında bu tip firmalarda ortaklık yapmalarının da yasaklandığı belirtildi.

Görebildiğimiz kadarıyla;
Bakanlığın Bursa İl Müdürlüğü’nün nedense gizlediği ancak bakanlığın kamuoyuna açıklanmasında bir sakınca görmediği Bursa’daki bu yapı denetim firmaları ile sorumlulukları oldukları belirtilen teknik isimler ise şöyle sıralandı:
Bursa Kule Yapı Denetim ile mühendis sorumluları Savaş Demirci, Fatma Gümüş, Hasan Azar, Akın Yeşilöz, Şenol Keskin, Hüseyin Erdost, Bedri Yanbol, Hüseyin Elban ve mimar Özlem Aloy ve Meliha Öz.
Bursa İzlem Yapı Denetim ile denetim sorumlusu mimar Türkan Gülkokar.
EC Yapı Denetim ve sorumluları mimar Çağla Henden ile mühendis Ramazan Uğurluova.
Bursa Metropol Yapı Denetim ve sorumlusu mimar Bedrettin Ayhan.
Yeni Bursa Yapı Denetim, Yeşilay Yapı Denetim ve İzlem Yapı Denetim ve sorumlusu mimar Necdet Savran.
Bursa Umut Yapı Denetim ve Bursa Dinamik Yapı Denetim sorumlusu mimar Haydar Bıyıklı.
Çınarca Yapı Denetim ve sorumlusu mimar Tülya Hatiboğlu.
Tabi;
Söz konusu bu firmaların ve teknik sorumlularının imza yetkisinde olan onlarca binanın YİBF (Yapıya İlişkin Bilgi Formu) numaraları da yayınlandı ki, bu yapıların nerede olduğunu ve hangi müteahhitlerin yüklenici olduğunu bilemiyoruz.

Ama şu da bir gerçek ki;
Bu kararlar bir yana, bugün Nilüfer’de yaşanan ve tutuklamalara kadar varan hormonlu binalar skandalının, müteahhit-belediyeci-yapı denetim bürosu arasındaki çirkin ilişkilerden kaynaklandığı aşikar.