Karar en başından beri çok yanlıştı.

Nitekim, bu hatalı atamanın hayli yanlış olduğunu daha önce de paylaşmıştık.

Öyle ki;

AK Partili Alinur Aktaş döneminde yapılan benzer hatalı atamadan sonra Büyükşehir Belediyesi’nin Genel Sekreterliği gibi en önemli görevine bir ithal ismin daha atanmasını o zaman da eleştirmiştik.

Hatırlanacaktır;

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde bugüne değin görev yapan Genel Sekreterlerin tamamı Bursalıydı.

Ancak bu uygulama;
Alinur Aktaş döneminde bozulmuş ve belediyenin bu en önemli koltuğuna Kaş’ta Kaymakam olan Ulaş Akhan oturtulmuştu.

Akhan da;
Bursa’ya geldiğinden beri bir türlü Bursalı olamamış, ne kentin dinamikleriyle ne de vatandaşlarla bir türlü bütünleşememişti.

Hatta bir ara Akhan’ın, Bursa’ya kayyum olarak getirildiği bile konuşulmuştu.

Ve;
Koltuğun gücünü kullanarak sert bir yönetim tarzında bulunmuştu Ulaş Akhan.

Beşeri ilişkileri fazlasıyla kötüydü.

Nedense yüzü de hiç gülmüyordu ki, açılışlarda, törenlerde bu durum fazlasıyla dikkat çekiyor, siyaseten de doğru bulunmuyordu.

Hatırlıyoruz da;

Büyükşehir Belediyesi’nde pek çok başkanla çalışan eski Genel Sekreter olan ve halen Sönmez Holding’de teknik danışman olarak görev yapan Hüseyin Konçak’la bile –kendisini tanıtmasına rağmen- telefonda kavga etmişti.

Sonra araya Başkan Aktaş girmişti de, geri adım atmak zorunda kalmıştı Akhan.

Yine hatırlıyoruz da;

Bu kentin önemli isimlerinden meşhur kebapçı Yavuz İskenderoğlu’na takmış ve yıllardır yakın çevre yolunda bulunan tabelalarını bile bir sabaha karşı kökünden kestirmişti.

Tipik bürokrat yapısı nedeniyle de Bursalılar’la bir türlü yakın ilişkiye girememiş, Aktaş’ın seçim kaybetmesinde bile davranışlarının etken olduğu konuşulmuştu.

Screenshot 3-1124

İşte…

AK Parti döneminde böylesine yaşanan bir kötü tecrübe varken, 31 Mart seçiminden sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ikinci bir kötü atama yapılmıştı.

Ancak;
Bu atamada Başkan Mustafa Bozbey’in bir dahli yoktu.

CHP Genel Merkezi, Adana’dan bürokrat Ergül Halisçelik’i atattırmıştı Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği koltuğuna.

Screenshot 1-1752

İthal bürokrat Halisçelik’in, kendisinden önceki ithal Akhan’dan bir farkı vardı, yüzü gülüyordu en azından, kimseyle kavga etmiyordu.

Bu görev 2 yıl dolmadan sona erdi.

Açıkçası;
Ne Başkan Bozbey alışabilmişti Halisçelik’e, ne de Halisçelik, Bozbey’e.

O da tıpkı Ulaş Akhan gibi Bursa’yı tanımıyordu, Bursalılar’ın alışkanlıklarını bilmiyordu, ihtiyaçlarını anlayamıyordu, ailesi de Adana’daydı ki geçici bir görev gibi duruyordu Bursa’daki koltuğu.

Kentin geçmişi ise zaten hiç yoktu Halisçelik’te de.

Kendisiyle hiç tanışmadık, tanıştırılmadık.

Bazı kurumlara, yanlış yönlendirmelerle, eksik ve hatalı ziyaretlerde bulunmasına rağmen, kendisini tanıtamadı, belediyenin üst bürokratlarıyla da koordineli çalışamadı.

Hatta;

Kendisine yakın gördüğü bazı isimler üzerinden belediyede egemenlik sağlamak için bazı şirket yöneticilerini değiştirmeye yönelik hamleler içine de girdiği ancak bu hamlelerin Başkan Bozbey’den geri döndüğünü de duymuştuk.

Ki;

Bu isimlerden biri de BURULAŞ’ın gayet başarılı yöneticisi Fahrettin Beşli’ydi.

Sonunda;

Halisçelik ile yollar ayrıldı.

Bir süredir, bu yol ayrımı kafasında olan Başkan Mustafa Bozbey bu kararı “fikir ayrılıkları” olarak duyurdu.

Kulağımıza bir süredir geliyordu.

Belediye demek sadece finansal yönetim demek değildi, liderle yani Bozbey’le, kentin geleceği için aynı telaffuzda olmak, aynı dili konuşmak, bu kentin dinamikleriyle ortak hareket etmek gerekiyordu.

Bunun için de uzun yıllar Bursa’da yaşıyor olmak gerekiyordu.

Nitekim;

Bu ayrılık kararını önceden CHP Genel Merkezi de biliyordu.

Nitekim;
Başkan Bozbey, böylesine önemli bir koltukta ve de görevde, Bursa’nın ihtiyaçlarını, Bursalılar’ın taleplerini bilen bir sağ kol olmasını istiyordu.

Doğru da buydu zaten.

Bu ayrılık kararı;

Adana basınında ise farklı bir yer buldu.

Güya;

Başkan Bozbey’in sol görüşlü bürokrat Halisçelik’i istemeyerek, “AK Parti’ye geçişini hızlandıracağı” ifade edildi.

Tabi ki fazlasıyla yanlış bir yorumdu bu.

Nitekim;

Önceki gün Ankara’da CHP Lideri Özgür Özel’le görüşerek samimi görüntüler veren Başkan Bozbey, daha önce defalarca söylediği AK Parti’ye geçmeyeceğine dair sözlerini, bu görüntülerle de bir kez daha pekiştirmiş oldu ki, Adanalı meslektaşlarımızın da bu yorumları boşa çıkmış oldu.

Screenshot 2-1349

CHP Genel Merkezi’nin bilgisi ve onayı doğrultusunda, eski Genel Sekreter artık CHP’li bir başka Büyükşehir Belediyesi olan Tekirdağ’da görev yapacak.

Bursa’ya da yeni bir Genel Sekreter atanacak.

Kulağımıza gelen isimler var elbette ancak yanlış anlaşılmalara yol açmamak ve bir yol kazasına meydan vermemek için kaleme almamakla birlikte, Başkan Bozbey’in de “Bursa gerçeklerini ve ihtiyaçlarını bilen, ithal olmayan, yük sırtlayan bir isimle” çalışmak için kararını verdiğini ve bu ismin de Ankara’ya iletildiğini biliyoruz.

Eminiz ki;

Bu yeni atama, Başkan Mustafa Bozbey’i ve haliyle Büyükşehir Belediyesi bürokrasisini fazlasıyla rahatlatacak.